ÇGK KİMDİR

Çok Gezenler Kulübü, masa başı işini bırakıp; dünyayı tanımadan, seyahat etmeden, bir bilgisayar önünde rutin düzende iş yaparak devam eden hayatı değiştirmek gerek dediğim gün kafamda kurulmuştu. Sergi gezemez, kitap okuyamaz, Nouvelle Vague konserinin son şarkısına bile yetişemez bir haldeyken gelişim için değişim şart dedim. Gerçekleşmesi için Pegasus gibi yeni ve genç bir ekibin projeye inanıp, destek vermesini beklemek, sonra da kendim gibi seyahati iş edinmiş iyi yazan, iyi fotoğraf çeken, iyi sorular soran insanları bulmam gerekti.


Ben gittiğim şehirlerde turist değil, bir yerli gibi yaşamak isterim. Fransız'ın gününü, Alman’ın sanat anlayışını, Danimarkalı’nın sabah kahvaltısında ne yediğini, İtayan'ın siestasının nedenini öğrenmezsem eksik hissederim. Dini farklılıkların; yaşam alanına, başkasının fikrine saygının; kendi bulunduğumuz sınırlı ortamları (ki buna aile, mahalle, şehir, ülke gözüyle kademe kademe bakabilirsin) terketmemiz, diğerinin hayatını yaşamaya, anlamaya, hatta benimsemeye başlamamızla mümkün olabileceğine inanıyorum. Çok Gezenler Kulübü aslında işimiz yok, paramız çok, sponsor da bulduz tatile gideriz projesi değil. Avrupa’da on beş yaşında çocuklar diğer ülkeleri tanımak için sırt çantalarıyla yola çıkıyorsa, bizde neden olmasın, buna belki bir katkımız olur fikrinin ön ayağı. Onların en büyük avantajı dil bilmeleri. Türkiye’de bu durumun engel olduğunu düşünen; nasıl gideceğiz, bilmiyoruz, dilini de anlamayız cümleleriyle kendine boşuna eziyet eden çok insanla karşılaştım.. Bütün ihtiyaç kalk gidelim diyen bi arkadaş. Belki Türkçe içerik ve bilinenin dışında bir rehber, insanlarda hem tanımadıkları hem de tanıdıkları şehirlere gitme isteğini artıtır.



Kısaca Çok Gezenler Kulübü kimdir…

2011 Mayıs ayında ilk seyahatimizi Berlin’e yaptık. Son 4 yılda 34 şehirde 60 blogger, gazeteci, fotoğrafçı, video sanatçısı ile dolaştık.

Türkiye’de daha önce benzeri olmayan bir projeye imza attık: Bir şehri yerlisi gibi gezip “urban” hayatını; restoran, kahve, sanat alanı, sokaklarını keşfetmek ve video, fotoğraf, yazı ile bunları sitemize taşımak bizim işimiz.

Bunu yaparken şehrin yerlileri, trendsetter’ları ile tanışma imkanı da buluyor, onların önerilerine de yer veriyoruz.

Günde 20-25 kilometre arasında yol yürüdüğümüz, kalan zamanı da bisiklet üzerinde geçirdiğimiz doğrudur. Yürümeden keşif yapılmayacağına inananlardanız.

2015’te rotayı biraz daha deneysel yöne çevirdik. Glamping’de kalıyor, yayla hayatının keyfini çıkarıyor, kano, SUP, tekneyle denizleri aşıyor, şelaleleri görmek için 2 saat yol yürüyor, paraşütle uçaktan atlayacağımız zamanı bekliyoruz. Çünkü bu dünyada deneyeceğimiz çok şey var daha!

Bir şehri gezdik, işimiz bitti diye düşünmeyiz. Çok Gezenler Kulübü o şehri yerlilerinden takip etmeye, gidenlere son adetlerini sormaya, festivallerini, popüler mahallelerini, önemli sergileri takip etmeye devam eder. Bu anlamda hep yenilenen bir bilgi akışına da sahibiz.

Amacımız insanları tatilden çok seyahate kanalize edebilmek. Daha iyi bir dünyanın mümkün olması için aradaki dil, din,ırk bariyerlerinden kurtulmanın gerekliliğini biliyoruz. Bu yüzden gittiğimiz bütün şehirlerden çok arkadaş edinir, vakti gelince onları İstanbul’a davet ederiz. Bizim arkadaşlıklarımız bitmez.

Cezare Pavese‘nin dediği gibi “Eğer uzağa gitmek istiyorsanız hafif seyahat edin! Tüm kıskançlıkları, korkuları, bencilliğinizi, imrenmeleri geride bırakarak”

ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET