İKİ MÜZE
Van Gogh sanılandan ciddi bir iş. En sevdiğim
Selam, ben Deniz. Arkadaşlarım da bana aynen böyle seslenir. Burada size kendimi tanıtmamın sebebi, ben bir blog yazdım. Böyle ilişkili, erkek türlü, komikli bir blog. Üstte adresi var; kısmetse bakarsınız. Bunun dışında dijital reklam yazarak hayatımı kazanır, haftanın bazı günleri sağda solda stand-up'a çıkar, bazen ağaçlara sarılır ve tek başıma, ıslık çalarak dolaşırım. Hakkımdaki en ilginç gerçek ise, kendimi goygoylatabilmek için maaşlı kedi çalıştırdığımdır.
Van Gogh sanılandan ciddi bir iş. En sevdiğim
Amsterdam’ın sembolü, 3 siyah çarpılı bir tişört. Tütün içenler için meyve
Çok klişe bi başlık attığımın farkındayım ama ilk gidişinizse, olacağı
Sağda, üç atım ötede Sint Nicholaaskerk yani katdehdral çanları, iki
Merkeze yakın otel tutmak: Brüksel zaten küçük bir şehir. Üstelik
Rue de la Montaigne’de başlayan yolculuğumun bi noktasında, insanların sokakta,
Bazen bitkileri insanlardan fazla sevdiğim doğrudur. Hele ki, Art Nouveau
Çocukken evimizde sanat tarihi ansiklopedisi olması ne büyük şansmış. Böylelikle
Uzun lafın kısası, gulaş (aslında dana eti, soğan, kırmızı biberden
Her müzenin sayısız kolleksiyonu, her sarayın bahçeli, odalı birçok bölümü
Viyana'da nerede kalırsanız kalın, merkezden cok uzaklaşmış olamayacaksınız. Şehir bir