Şu dünyadaki ömrümüz sınırlı, oysa insan beyninin hafıza kartı sınırsız büyüklüğe sahip. Demek ki hayat, hepimize uçsuz bucaksız bir depolama alanı sunuyor! Bu sebepten tek gayem; görebileceğim kadar fazla yer görmek, güneşi farklı kültürlerin pencerelerinde batırıp, yeni tanıştığım bir şehrin yağmurunda ıslanmak... İşte her sabah güne bu motivasyonla uyanıp mutlu oluyorum.

Kurumsal hayatın rutininden kaçabilecek fırsatlar yaratıp, enerjimi fulleyecek yeni rotalar arıyorum. Cv’min hobiler kısmındaki “seyahat etmek” aktivitesini çaktırmadan “yaşam biçimi” seviyesine taşımaya çalışıyorum. Biliyorum ki seyahat ettikçe ruhumun sarıları, mavileri yeni tonlara ayrılıyor. Gezdikçe zenginleşiyorum sanki ve yürüdükçe çoğalıyorum.

Çoğunuzun antipatik bulduğu ikizler burcunun has bir örneğiyim, kararsız, enerjik ve bir o kadar da dengesiz. Ha bir de; bir şeyi sevdiyse bıktırana kadar seven, yedim mi tıka basa yiyen, gezdim mi çok gezenlerdenim!