Küçükken camımı yaz-kış aralık bırakırdım. Peter Pan geldiğinde rahatça içeri girebilsin, beni alıp uçarak Neverland’e götürsün diye. Büyüdüm, onlarca Peter Pan ile tanıştım ama hâlâ Neverland’i aramaktayım. O yüzden gezmeyi çok severim, her yeni şehirde ara sokaklarda kaybolmayı, her sabaha yeni bir film izler gibi uyanmayı, kulaklığımdaki müziği soundtrack sayıp bazen başrol oyuncusu bazen figüran olmayı, duvarları, detayları, bisikletleri, Vespa’ları, çiçekleri, masalları, tuvalette dergi okumayı… severim. Bir de röportaj yapar ve her cumartesi Habertürk Cumartesi’de “Bu Hafta Ne Yapsak” diye sorarım. Şimdi sinemaya gittim, dönücem.