1970 yılına doğdum. 1971 yılında annem radyoyu açtı ve beni yanına bıraktı. 1972 yılında ilk kaydımı yaptım. Radyonun yanına bırakılan bebek olarak ilerde eğleniriz diye sesimi kaydetmişler. Fonda Led Zeppelin’den “Black Dog” çalarken “Gaguuu” diyorum bu kayıtta. Bu “ama sololar çok uzun” demek. İlk eleştirim.

Ergen olduğumda gitar çalmaya başladım. Üniversitede müzisyen olamayacağımı fark ettim. Bütün güzel şarkılar yazılmış, bütün iyi gruplar çoktan kurulmuştu. 
 
Müzik dünyasından intikam almak için eleştirmen oldum. 
 
Sevmediğim müzikleri yerin dibine batırıp sevdiklerimi yüceltmediğim zamanlarda gezmeyi seviyorum. 
 
Özellikle uçak biletleri ucuzlayıp yurtdışı harcı da dert olmaktan çıkınca pek çok insan gibi kafama göre takılmaya başladım. Hafta sonları Bodrum yerine yurtdışındaki şehirlere gitmeyi keşfettim.
 
Ama gittiği şehirlerde kısıtlı sürede oradan oraya koşup kendini perişan eden ekolden değilim. Ben mahalleye inanırım. Üç - dört gün boyunca koşuşturmaktansa zamanımı mahallede geçiririm. Bakkal çakkalla muhabbet ederim. Gazete dergi okurum. Mahalle kahvesinde takılırım. İnsanlarla muhabbet ederim.
 
Gittiğim ülkenin para birimi önemli değildir. Çapraz kur falan hiç anlamam. Mahallede kahve kaç lira, mahalle barında bira ne kadar ona bakarım. Her ülkede en iyi fikri o verir. Bana özel pahalılık birimlerini paylaşacağım zaten. Sizinle de. Şimdi önümüzde bir sürü şehir var gezecek. Benim manifestom bu. Muhtelif mahallelerde neler oluyor bildireceğim. Takipte kalınız.