GEZİNTİDE - MARSİLYA

48 SAATTE MARSİLYA!

CUMA

 

15:00: Otele yerleşme! Şehrin merkezinde uygun fiyata kalmak, bir sürü arkadaş edinmek, hatta onları daha sonra kendi ülkelerinde ziyaret etme hayalleri kurmak istersen Vertigo Hostel sırt çantalı gezginlerin buluşma adresi. Bir diğer önerim de Hello Marseille. Eşyaları yatağına bırakıp acilen ortamı terk ediyorsun. Hedef gün batmadan çok şey görmek!

 

15.30: Vieux Port’ta ayna pozu... Marsilya’ya adım attığın gibi kendini dışarı atıyorsun. Zaman kısıtlı, gezilecek yerler ise çok. İlk durak  Vieux Port! Marsilyalılar’ın buluşma noktası olan tavandaki devasa ayna burada! Birkaç fotoğraf çekip dünyayı tepetaklak gördükten sonra yola devam!

 

16.00: Basilique Notre Dame’dan şehre baktın... Vieux Port’dan 60 numaralı otobüse binip Marsilya’nın en tepesine çıkıyorsun. Eeee sokaklarında kaybolacağın şehri kuşbakışı incelemek önemli. Marsilya’nın en tepesinde bulunan bu bazilika Marsilya’da nereye gidersen git seni yukarıdan takip ediyor.

 

17.00: Cours Julien’in duvar resimleri harika! Yine 60 numaralı otobüsle Vieux Port’a dönüp, bu sefer metroya biniyorsun. Notre- dame du Mont durağında inince Cours Julien maceramız başlıyor! Cours Julien Marsilya’daki graffitilerin kalbi! Gökkuşağı yollarını anımsatan sokaklar adeta Açıkhava müzesi. Plakçılar, kitapçılar, organik ürünler satan dükkanlar, konsept mağazalar, antikacılar  arasında benim favorilerim Le Jardin Montgrand, Oogie, Entrepot ve Complex! Oogie bazı akşamlar Dj performansları sayesinde dans pistine de dönüşüyor.

 

19.45: Güneş Cours Lieutaud’dan batıyor. Özellikle bu saati seçmemin bir sebebi var! Cours Lieutaud sokağındaki merdivenlere oturup güneşin batışını Marsilyalılarla birlikte seyretmek.

 

20.15: Le Café Vian'da güvece doymak: Güneş battı! Sıra akşam yemeğinde,  Le Café Vian’a gidiyoruz. Burası Provence bölgesine özel yemekler yapan pek sevimli bir restoran. Özellikle Cassoulet olarak bilinen bizdeki güvece benzeyen spesiyallerini denemelisin. (12 Rue Vian)

 

23.00: Baby Club’da dans dans dans: Cours Julien’in gündüzü ne kadar ilginç ise akşamı da bir o kadar şaşırtıcı.  Marsilya’nın gece hayatının merkezi de burası. Millet genellikle sokaklarda, kapı önlerinde muhabbette. Ama sen lokallerle eğlenmek için Baby Club’a uğramayı unutma!

 

CUMARTESİ

 

9.00: Kruvasan & kahve: Yorucu ama bir o kadar eğlenci günün ardından La Boulangerie Aixoise’da (45 Rue Francis Davso)  tipik bir Fransız kahvaltısı için buluşuyoruz. Tuzlu isteyenler croissant, tatlı sevenler pain au chocolat (çikolatalı ekmek) ve yanında noisette (macchiato’nun Fransız versiyonu) sipariş ediyor!

 

10.00: Herşeyin başladığı yer: Le Panier... Marsilya’nın önünde çamaşır asılı pencereleri, dar sokaklarıyla en eski mahallesi. M.S 6. yüzyılda ilk olarak Korsikalılar'ın ve İtalyanlar'ın göç ettiği bu mahalle şimdi pek çok etnik kültürü içinde barındırıyor. İkinci Dünya Savaşı sırasından Naziler, Fransız hükümetiyle birleşerek bölgeden 30000 kişiyi tahliye ediyor. Ardından 1500 evi ateşe veriyor. Mahallenin sokakları içinde yürürken tarihini anlatacak yaşı geçkin insanlar görürsen onlarla konuşmayı dene. Çok hüzünlü bir zamanın tanıkları olmuşlar.

 

12.00 : La Terrasse du Panier'de öğle yemeği.... Karınlar acıkmış olmalı! Le Panier’deki La Terrasse du Panier (10 Rue des Pistoles) ‘in harika yemekleri ve  o kocaman ağacın altındaki tatlı kırmızı sandalyeleri seni bekliyor. Ne yesem diye soracak olursan deniz mahsüllü penne, ızgara kalamar ve adını bilmediğin sayısız deniz ürününden birini deneyebilirsin.

 

14:00: MuCem’de Akdeniz kültürünü tanımak... Akdeniz için her şey Marsilya'da başlamış. Marsilya Akdeniz'in kalbi. MuCem de Akdeniz’in tüm güzelliklerini dokümante eden en önemli müze. Bu sebeple müze gezmeyi çek sevenlerden olmasan bile mutlaka uğramalısın.

 

16.30: Calanques’ta denizle buluşmaya! İki metronun hattının birleştiği Castaellane durağına ulaşıyorsun. Burada 21 numaralı otobüs seni bekliyor. Yolculuk 1 saat sürüyor. Otobüsten iner inmez Calanques’ın o meşhur koylarına geldik sanma! Daha ortalama 45 dakikalık bir yürüyüş yolu var.  Ama ne yürüyüş. Yemyeşil ağaçlar sonunda kendini mavinin binbir tonuna atıyorsun! Özellikle Sormiou ve Morgiou koyları benim favorim!

 

21.00 : Seç beğen akşam yemeği al!  O güzelim mavilerden şehre geri döndün! O halde şehrin kültürel zenginliğini daha da yakından tanımak için akşam yemeğini Tunus restoranında yemelisin! La Goulette (1 Rue Pavillon ) ya da aşırı iyi pizza canın çekti, tamam ona da çare La Cantinetta

 

23.00: L'Unic’te kokteyl saati… Bugün çok yürüdün çok yer keşfettin, güzel bir içkiyi hak ettin! L’Unic’ye gidip Mojito Fraise kokteylini denemeye ne dersin? (11, Cours Jean Ballard)

 

PAZAR

 

11.00: Longchamp Sarayı: Son gün! Ama şehirde gezilecek daha çok yer var! Canabiere metro istasyonunda indikten sonar Longchamp bulvarında (Boulevard Longchamp) yürüyorsun, sonunda görkemli Lonchamp Sarayı seni karşılıyor. Longchamp Sarayı ziyaret etmişken, arkadasındak bahçeyi de gezmeyi unutma. Parkta güzel bir pazar yürüyüşü sonunda yemeğe kaçacaksın!

 

12.00: Bugün pazar brunch'a gelin çocuklar! Şimdi sana seç beğen al usulü iki adres vereceğim. Ne de olsa bugün son günün. 1. Café Populaire'da caponata (patlıcan, soğan, çam fıstığıyla yapılan bir tür Sicilya usulü yemek) mı istersin, Le Café des Epices'de tartelette mi?

 

15.00: Cassis! Marsilya’dan sadece 30 dakikalık bu balıkçı kasabasına gitmek için Castallena metro durağında MO8 numaralı otobüse binmen yeterli (2€).  Cassis’in masmavi denizinde yüzmeyi, rengarenk sokaklarını keşfetmeyi unutma, Cassis dondumasını tatmadan da dönme!

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BLOGGER

Barkın Özdemir
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET