GEZİNTİDE - BOLOGNA

A'DAN Z'YE BOLONYA REHBERİ

ASİNELLİ: Bu kuleye kişi başı 3 euro verilerek, 97 metreyi 498 basamakta çıkarak ulaşıyorsun. Nefesi oldukça zorlayan iniş çıkışları var. Fotoğraflardan tanıdığın Bolonya’yı tepeden görmek için nefis bir nokta. Yalnız bir inanışa göre buraya üniversiteden mezun olmadan önce çıkmamak gerekiyor, yoksa diplomayı alamıyorsun.

 

BOLONEZ SOS: Bir üniversite şehri olmasıyla bilinen Bolonya, eğitimdeki başarısı kadar mutfağıyla da ünlü. Emilia Romagna bölgesinin en önemli şehri Bolonya’nın "Ragù alla Bolognese" ini tatmak için anne eli değmiş meşhur adres: Trattoria Anna Maria.

 

CENNET: Eve dönerken peynirleri, şarküteri ürünlerini, çeşit çeşit sosları ve baharatları da yanında getirmek istemez misin? O halde kendini cennette hissedeceğin Mercato di Mezzo pazarına uğramanı öneririm.

 

ÇEŞİT ÇEŞİT YİYECEK: Lokal ürünler tatmak, lokal üreticilerle tanışmak için Piazza Maggiore’nin doğusuna açılan sokaklarda Quadrilatero pazarına uğramalısın. Özellikle taze makarnaları denemek gerek. 

 

DONDURMA MÜZESİ: Dünyanın ilk dondurma müzesi Carpigiani dondurma fabrikasının içinde. Dondurmanın tarihçesi, geçmişten günümüze dondurma makineleri, üretim teknikleri, dondurma hakkında bilmek istediğin herşey bu şirin ve tatlı müzede. Müzeye gitmeye vakit yok dersen de La Sorbetteria Castiglione (via Castiglione 44)’de İtalyan usulü gelato’nun tadına bakabilirsin.

 

EMİLİA – ROMAGNA:  İtalya'nın 1948 Anayasası ile kısmi bölgesel özerklik verilmiş yirmi bölgesinden birisindesin. Başkenti Bologna, İtalya'da hayat kalitesi bakımından yapılan sıralamada yüksek sıralarda.

 

FIRINLAR: Via Caprarie, Bologna’nın en ünlü şarküterilerinin olduğu, fırınlarının bulunduğu, adeta bizim balık pazarlarını andıran sokağı. Bologna’nın en özel fırını Salumeria Simoni ve 1880’den kalma fırın Atti Panificio burada.

 

GAMBERİNİ: Bologna’nın bu en eski pastanesi enfes tatlılarıyla ünlü. Biscotti, cannoli, pandoro, zeppole gibi klasikleri denemelisin.

 

HOSTEL HALİ: Bologna tam bir öğrenci şehri olduğu için kalacak yer aradığında pek çok hostel karşına çıkacak. Ostello Bello bunlardan birisi ve bizim favorimiz. Komün alanlarında hep bir faaliyet, neşe, müzik, yaratıcı fikirler var.

 

İTALYAN MUTFAĞI: Hepimiz pizza, makarna, tiramisu dendiği anda kendimizden geçiyoruz. Dünyanın bu en sevilen mutfaklarından birinde olduğuna göre birkaç öneriyi de atlamamak istedik. İş çıkışında içeceğin yanında açık büfe servis yapılan aperativo saatlerinde: Bella Vita Bologna’ya (Via Clavature, 2uğruyorsun. Tamburini, soğuk mezeleriyle nam salmış bir diğer öneri. Akşam yemeği için bizim de tercihimiz, harika bolonez soslu makarnalarıyla Incrocio Montegrappa (Via Monte Grappa, 7/d). Bunun haricinde yerlisinden aldığımız bilgilere göre Trattoria Battibecco ,Trattoria Di Via Serra, Ristorante Donatello mutlaka ziyaret edilmeli.

 

JOKER: Akşam, Bolonya’da tüm dükkanlar kapandıktan sonra Secret Bakery’de buluşuyoruz (Strada Maggiore sokağından aşağı yürü, Corte Isolani'yi geç, Via Borgonuovo'ya dön ve kokuları takip et). Burası aslında her gün Bolonya’ya nefis kurabiyeler, pastahane ürünleri üreten bir fırın ama üniversite öğrencilerinin de Bolonya’da müzik durduğu anda buluşma noktası.

 

KIZIL ŞEHİR: Kulelerin, kiliselerin, hükümet binalarının tuğla ağırlıklı mimarisinden, kırmızı sıvalarından ve kiremit damlarından, kızıl panjurlarından kaynaklanan bu kızıllık, şehrin ayrıca ‘Bologna La Rossa – Kızıl Bologna’ olarak ünlenmesine sebep olmuş. Şehir ayrıca lâkabındaki "kızıl"a da gönderme yapılabilecek düzeyde solcu bir şehir olmasıyla biliniyor.

 

LAZANYA: Bolonya’ya gelip de lazanya yemeden gitmiyorsun elbette: Carracci Ristorante (Via Manzoni, 2), Ristorante Garganelli bizim adresler.

 

MEYDAN (PİAZZA) Piazza Maggiore sabahın erken saatlerinde yollara düşen, okula, işe yetişmeye çalışanlar; öğle vakti geldiğinde yemek ve kahve için buluşanlar; akşamüzeri yaşlıların toplanıp vaaz verdiği, çocukların güvercinler ile oynadığı; geceleri ise üniversitelilerin San Petrino kilisesinin merdivenlerinde oturduğu, şehrin en ünlü, en renkli, dikdörtgen planlı meydanı. Bolognalılar’ın  ‘Piazza’ olarak adlandırdıkları ve 13. yüzyıldan kalma olduğunu bildiğimiz meydanda Palazzo D’Accursio (Belediye Binası), San Petronio Bazilikası ve Palazzo dei Notai (bazilikanın yanındaki bina), Neptün Çeşmesi, Bolonya Katedrali (meydandan sağa girilince), Sala Borsa Kütüphanesi, Palazzo del Podesta (ses geçiren duvarlı bina) ve Palazzo Re Enzo bulunuyor.

 

NEPTUN ÇEŞMESİ: Maggiore Meydanı’nda yer alan deniz tanrısı Neptün Çeşmesi Papa'nın gücünü simgelemek için yapılmış. Temel fikir şu: Neptün nasıl denizlere hakim ise Papa da Hristiyanlar’a hakim.

 

ONO ARTE CONTEMPORANEA: Galeri, modern sanatçıların buluşma noktası, fotoğraf evi. Biraz ilham almak istediğinde uğraman gereken adres Ono.

 

ÖĞLEN AÇIKTIN : Aman unutmayalım restoranlar öğlen yemekleri için saat 11.30 da açılıp 14.30 da kapanıyor. Sonra siesta var. 14:30’dan sonra canın bir şeyler yemek isterse Piazza Maggiore’deki lezzetli atıştırmalıklarıyla ünlü Rosa Rosae (Via Clavature, 18) bir seçenek olabilir.

 

PİELLA: Duvardaki küçücük bir pencere bu. Çoğu zaman, dikkatli bakmazsan kaçırıyorsun. Bolonya’da binalar arasında kalmış akarsuya bakan harika bir manzarası var. Küçük Venedik olarak da biliniyor.

 

REVAKLAR ŞEHRİ: Bologna tipik bir revak şehri. Neredeyse eski şehirdeki tüm binaların önünde, sırtı bağlı bulunduğu binaya dayalı, ön cephesi açık, üstü örtülü, sütunlar ve payelerle taşınan revak geçitler var. 60 kilometreye yayılan bu üstü kapalı kaldırım geçitler, yürüyenler için yağmur ve karda doğal şemsiye görevi görüyor. Yazın da gölge ve esinti yaratıyor.

 

SAN PETRONİA BAZİLİKASI: Dünyanın en büyük 15. kilisesi ve en büyük beşinci katedrali ünvanına sahip. İçerisindeki 12 tane şapel ile dünyanın en büyük güneş saatini bulunduran bazilika, Bologna’nın önemli tarihi ve mimari noktalarından. Girdiğin anda karşına Jacopo della Quercia’nın yarı kabartma eserleri çıkıyor. İç kısımdaki Cappella dei Re Magi’de, Dante’nin İlahi Komedya’sından freskler var.

 

ŞİŞMAN ŞEHİR Bologna’da yemek adeta kutsal bir görev. Her sokakta her biri özgün ve karakteristik şarküteri, enoteca, kafe, osteria, ristorante, patisseria’ya rastlıyorsun. Hem lezzeti hem de yemek deneyimini ciddiye alan Bolognalılar’ın her biri adeta gurme edası ile öğle ve akşam yemeklerini yiyor. İşte bu nedenle şehrin bir başka lakabı ise ‘Bologna La Grassa – Şişman Bolonya’.

 

TİYATRO: Dünyanın en eski üniversitesinin bir bölümünü oluşturan Archignasio Kütüphanesi’nin içinde bulunan Anatomi (Theatro Anatomica) tiyatrosu 1637 yılında tamamen ahşaptan tasarlanmış enfes bir yapı. Eski çağlarda anatomi dersi burada işlenirmiş.

 

UĞRAMAK ŞART: Camera a Sud. Burası gündüz bilgisayarını kapıp gelenin çalıştığı, akşamüstü apero için buluşulan, geceleri de mahallelinin birbirine randevu verdiği nefis bir kahÜNİVERSİTE: Bologna Üniversite’si kuruluşunun 1088 olması sebebiyle dünyanın en eski üniversitesi olarak kabul ediliyor. İtalya’nın en köklü ve eğitimi en sıkı üniversitesi olması ile nam salmış. Sıralarından Dante, Tasso, Re Enzo gibi isimlerin geçmiş İlk kuruluş amacı hukuk fakültesi olsa da şu an ‘önce sanat’ diyerek yaratıcılığı ön plana çıkarıyor.

 

ÜNİVERSİTE: Bologna Üniversite’si kuruluşunun 1088 olması sebebiyle dünyanın en eski üniversitesi olarak kabul ediliyor. İtalya’nın en köklü ve eğitimi en sıkı üniversitesi olması ile nam salmış. Sıralarından Dante, Tasso, Re Enzo gibi isimlerin geçmiş İlk kuruluş amacı hukuk fakültesi olsa da şu an ‘önce sanat’ diyerek yaratıcılığı ön plana çıkarıyor.

 

VIA D’AZEGLIO: Bu sokak ismini notların arasına almalı, Piazza dei Celestini ile kesiştiği noktada başını yukarı kaldırmalısın. Ünlü cazcı Lucio Della’yı temsilen yapılmış kuşlara saksafon çalan bir heykel var.

 

YUKARIDAN BOLONYA: Asinelli Kulesi dışında Bolonya’yı tepeden görebileceğin gizli iki nokta daha var: Biri Hotel Touring’in terası. Bir kahve molasını da burada vermeni öneririz. Diğeri de San Michele (Bosco). Bir yanında yemyeşil bir orman, diğer tarafında Kızıl şehrin silueti var.

 

ZENZERO: Öğrenci, vegan, vejeteryen işi. Burası bir tür kantin gibi. Her gün başka yemekler çıkıyor. Bolonyalılar pizza, lazanya, makarna yemekten sıkıldığında mutlaka uğruyor.

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET