SOKAKTA - IZMIR

A'DAN Z'YE İZMİR

A / ALSANCAK; Bu Alsancak’a inilir mi çıkılır mı orasını tam çözemedik ama İzmir’in sosyo-kültürel hayatının merkezi kendisi. Alsancak’ta pek sevdiğimiz dört mekanı listelemek gerekse elbette bisikletlere, köpeklere, sporculara 24 saat açık Kordon, bir zamanlar konserlerin yapıldığı, yeniden yapılırsa çok memnun olacağımız Alsancak Garı, alışverişe çıkmadan önce kahvaltı için uğramak, acukasından mutlaka tatmak gereken Önce Kahvaltı, klasiklerden asla vazgeçmem diyenler için Reyhan Pastanesi dizilir önümüze.

 

B / BASMANE: Basmane bölgesi, esnaf lokantalarının; tek kişilik dev kadro ile yönetilen meyhanelerin; içinde kırmızı biberin her halinin, salçanın binbir çeşidinin satıldığı Urfa Bakkaliyesi’nin; kelle-paça çorbasının hasının; tulumba tatlısının özünün bulunduğu Tilkilik’ten başlıyor, restore edilse UNİCEF korumasına girer diye düşünmene sebep olacak binalarla devam ediyor…

 

C / COFFEECO: Hani şekercilerde gördüğün kaşıklar vardır ya, torbanın içine dolan. İşte onlardan kuruyemiş kaseleri yaratmışlar. Bizi ilk bununla tavladı Coffeeco. Ortam sakin, gürültüsüz, müzik fonda huzur verecek tınıda. İzmir’de uzun yıllardır muhabbet etmek isteyenlerin buluşma noktası. Şimdilerde duvarlarında genç yeteneklerin işlerini de sergiliyorlar (1381. Sok. 5/C)

 

Ç  / ÇÖP ŞİŞ: İzmir’de en çok balık yenir. Yanlış. İzmirliler günlerini çöp şişleri yufkanın içine dizip, soğan-maydanoz-domates üçlemesini de üzerine örtüp afiyetle yiyerek geçirmeye bayılır. Bu sebeple, tam da bir İzmirli gibi hissetmen için sana iki adres vermek isteriz: Topçu’nun Yeri ve Bilal İnci

 

D / DÜKKAN DÜKKAN GEZMEYE: Tasarıma meraklıysan, ayakların seni Alsancak’taki bu üç dükkana götürsün. İlk ikisi; Alaçatı Hacımemiş Mahallesi’nden tanıdığın Designers of Oz ve Sign in Store. Designer of Oz, moda ve mücevher alanında, İzmirli tasarımcıların ürünlerini bir araya getiren konsept bir marka . Sign In Store da tasarımcı ürünü bileklikler, deri çanta ve aksesuarlar satılıyor. Cırtlak Pupe’nin sahibi Ayça Hayret. 30 yaşına kadar İstanbul’da yaşamış, Mimar Sinan mezunu bir moda tasarımcısı. Dükkanda en bayıldıklarımız; resim tadında elbiseler, yastıklar, isim yastıklar, çok enteresan kübik yüzükler ve kolyeler, eğlenceli tabaklar oldu. 

 

E / EFES ANTİK KENTİ: Efes, Antik dünyanın en önemli merkezlerinden biri.  Selçuk sınırları içinde önemli bir Roma kenti. Celsus Kütüphanesi, Artemis Tapınağı ve Yamaç Evleri ile görmen gereken muhteşem bir antik kent. M.Ö. 1050 yıllarında kurulmaya başlıyor, başından türlü türlü badireler geçiyor ve kalıntıları günümüze kadar ulaşıyor. İzmir’e gelirsen bu bölgeye 1 tam gün ayırmayı unutma!

 

F / FOÇA: Eski ve Yeni olarak iki ayrılmış olan Foça’ların arasında enfes koylar var. Yazın rock festivalleri yapılan, kışın kendi halinde bir sahil kasabasına dönen bu iki mesken kitap yazmaya niyetlenenler için ideal.

 

G / GEVREK: İstanbul’da simit dediğimiz şeye İzmir’de gevrek demiyoruz. Gevrek yapmak için mayalı hamur, kızgın pekmez dolu havuzlarda bir süre pişirildikten sonra üzeri susamlanıp, fırına verilerek yapılır. Simit yapmak için ise hamurun üzerine sulandırılmış soğuk pekmez sürüldükten sonra üzeri susamlanır ve ardından pişirilir. Anlayacağın çaya da su konuluyor çorbaya da ama iki ayrı şey onlar.

 

H / HİSARÖNÜ ŞAMBALİCİSİ: Revaniye benzeyen ama revani olmayan bu tatlı irmikle yapılır, daha az şerbetlidir ve arasına kaymak konularak yenir. Tani tam bir kalori bombası. Ama İzmir’e gelip de Hisarönü Şambalicisi’ne uğramamışsan, sana öyle bir bakışları vardır ki İzmirliler’in…

 

I / ILDIR KÖYÜ: Ildır, İzmir yakınlarında küçük bir balıkçı köyü. Doğal güzellikleri, balığı ve enginarıyla biliniyor. Gün batımının tadına doyum olmuyor Antik kent Erythrai'nin kazıları da Ildır'da sürüyor. Bu kelime köyün etrafını saran kırmızı renkli topraktan geliyor. Kazıların devam ettiği Erythrai antik kenti keşfe açık. Ildır enginarı, balığı ve doğal güzellikleriyle ünlü. 

 

İ / İZMİR GOURMET GUİDE: İzmir Gourmet Guide,Türkiye'nin ilk videolu interaktif yeme-içme-eğlence rehberi. Binlerce mekan bilgisinin ve 83 lezzet dolu videonun QR kodunun yer aldığı bu kitap ile İzmir’in tarihi semtlerinde lezzet yolculuğuna çıkabilirsin. Biz de öyle yaptık ve bu rehbere gönlünü veren yemek yazarı ve gurme Ahmet Güzelyağdöken ile sokak arası lezzetleri keşfettik. Bu geziler artık herkese açık olarak da düzenlenecekmiş ne mutlu. 

 

J / JEOTERMAL ENERJİ: İzmir’in Özellikle Narlıdere Balçova aksından başlayarak, Çeşme’ye kadar uzanan yeni, doğal, çevre dostu enerji sistemi. Bu enerji yaygınlaşırsa bu bölgelerdeki Jeotermal otellerin artması ve bölgenin dünya turizmine açılması bekleniyor.

 

K / KUMRU: Eğer İzmir dolaylarından Kumru yemişsen, kış aylarında abi ne olur kumru yiyelim diye arkadaşları İzmir’e sürükleme çalışmaları yapacağın kesin. İstanbul’da pek çok yerde denenen ama bütün kerameti ekmeğinden gelen bu sandviçin en güzelini Kumrucu Şevki’de bulacaksın.

 

L / LA CIGALE: İzmirliler Fransız Bahçesi olarak anıyor. Alsancak’taki  Tarihi Fransız Konsolosluğu’nun (şimdiki Fransız Kültür Merkezi) nefis gül bahçesindeki restoran özellikle bahar ve yaz gecelerinde doyumsuz. Kış gecelerini ise açık hava şömineleri ve canlı jazz performansları ile ısıtıyorlar. Her daim full (1380. Sk Alsancak)

 

M / MUTLAKA BİSİKLET! Biliyor musun ki İzmir’de yılın neredeyse 300 günü güneşli. Üstüne bir de şehir düz ayak. Hatay semti dışında rampa neredeyse hiç yok. E hal böyle olunca, İzmir’in pek çok noktasına uzun bisiklet parkurları, keyifli yürüyüş yolları yapılmış. İster metropolün akciğerleri vazifesini gören Alsancak’taki 2.0 km uzunluğundaki Kültür Park’ın (İzmirlilerin deyimi ile Fuar) tartan parkurunda koşmaya çık, İster Bostanlı Sahili’nde yürüyüş yap, ister Her Pazar saat 10.30-13.00 arası, Bostanlı’dan Sasalı’ya ücretsiz olarak düzenlenen ¨Tansaşla Bisikletli Pazarlar¨ turuna katıl (üstelik bisikletin yoksa ücretsiz veriyorlar). İzmir sana illaki spor yaptıracak çünkü artık sahil boyunca şehrin 6 farklı noktasına konuşlanmış Bisim’ler (kiralık şehir bisikletleri) de emrine amade.

 

N / NİĞDELİ MUAMMER USTA’NIN SÖĞÜŞÜ: Her İzmirlinin memleketinden uzaktayken aradığı bu lezzet lavas ekmeği içerisine dil,yanak, beyin etlerinin parçalandıktan sonra dizilip üzerine kimyon, pul biber, domates, soğan kıyılmasıyla yapılır. İzmir’in hemen her yerinde bulabileceğiniz Söğüş’ün piri ise Tilkilik’teki Muammer Usta’da. Bir rivayete göre hemen hemen bütün söğüşçüler Niğdeliymiş.

 

O / OTLAR: Turpotu, cibez, radika ve daha nicesi. Sadece kış aylarında çıkar, hafif haşlanır, soğuk sudan geçirilir, üzerinde az sarımsakla, sızma zeytinyağı gezdirilir. Yeme de yanında yat, o mis.

 

Ö/ ÖZBEK KÖYÜ: Özbek Köyü’nde bir Akın’ın Yeri var ki, Türkiye’de en iyi balık mezesi onlardan sorulur diyorlar. Vedat Milor, Bülent Ersoy ve Garo Mafyan’ın onayından geçtiğine göre, tamam. Uçağın kalkmasına 3 saat kala yine birleşiyoruz bir masanın etrafında. Yer elması ve şevketibostanlı yoğurt, radika, rezene, turp otu tabağını; peynirli kalamar, balık dolması, sardalya, tereyağlı çimçim, kidonya gibi denizden babam dışında çıkan her şey takip ediyor. Uçağın kalkmasına 2 saat kala, mecburiyetten ayrılıyoruz masadan.Pazar akşamüstü boş olur gafletine düşüp sakın rezervasyonsuz gitmeyin. Tüm masalar ful çekiyor.

 

P / PAZAR YERİ SIĞACIK: Bir pazar sabahı, tüm turistlerin ve İzmirliler’in peşinden Sığacık Pazarı’na varıyor yollar. Tepsiler içinde börekler, dolmalar, baklavanın envai çeşidi, turunçtan portakala, limondan cevize her türlü reçel, saç üstünde gözleme, ne ararsan var ve kime sorarsan 5 TL. Birkaç tezgaha yanaşıyoruz. Enginar dolmasını tatmadan olmaz diyor Emine Teyze. Bir başkasında zar gibi lahana, kalem gibi dolma sarmış gel buraya besliyeyim seni biraz diyor Ayşe. Muhabbet ede ede, mercimekli köftelerden başlayıp enginarları torbaya doldura doldura devam ediyorum yola (akşam yemeğini de çıkardık arada).

 

R / RAHATLA AT ÇİFTLİĞİ: Binicilik ve keyif konseptini bir arada sunan, yeşillikler arasında kurulmuş, şehre çok yakın ama şehir hayatından uzak, kahvaltı veya yemek için tercih edilebilecek, aynı zamanda binicilik keyfi ve eğitimi imkanı sağlayan bir mekan Rahatla Çiftliği. İzmir-Urla otoban çıkışından sonraki Dörtyol Mevkiinden, Opet-Shell benzin istasyonları arasındaki giriş tabelasını takip ederek ulaşıyorsun.

 

S/ SARA PARDO: İzmir’i en iyi anlatan rehberlerden biri olan, atom karınca Sara Pardo. Bize Kemeraltı’nı gezdirirken ilk cümlesi şu oldu: Gerçek Kemeraltı’nı keşfetmek istiyorsanız, dükkanlara değil, yukarılara bakarak yürüyün.¨ Gerçekten de cumbalı balkonları, taş kitabeleri, tuğraları, nişleri, freskleri ile Kemeraltı’nın üst katlarında bir tarih yatıyor. Bu tarihi yakın zamanda yeniden ortaya çıkarmak için İzmirliler tarafından kurulan TARKEM, ¨Tarihi Kemeraltı’nın Yeniden Keşfi¨ sloganı ile çalışmalara başlamış bile.

 

Ş / ŞEFLER! İzmir’den dünya standartlarında pek çok şef çıkmış. Henüz isimlerini duymadıysan, senin ayıbın diyor, sonra da hemen yazıyoruz: Osman Sezener (Pizza Venedik) Kemal Demirasal (Alancha) Yılmaz Öztürk (L’Escargot) Murat Yıldız (Mövenpick İzmir)

 

T/ TİRE KÖFTESİ: Geleneksel olarak Meşe ve Erguvan ağacı yanan ızgaralarda pişirilen köftelerin üzerine doğranmış domateslerden yapılmış sos konarak servis ediliyor.

 

U / URLA: Urla İzmirliler’in sığınağı olmuş çoktan. Çintar ya da bağlardan üzüm toplamaya, haftasonu pazara, dünyanın bir ucuna gidememişlerse Botanik Bahçeleri’nde dünyanın bambaşka uçlarından gelen bitkileri tanımaya gidiyorlar. Sanat Sokağı'nda Cordon Blue diplomalı İrmik Hanım Patisserie, sadece rezervasyonla açılan Fırın Vourla, muhteşem pastalar yaratan Keçi Cafe gibi pek çok mekan var. Ayrıca bazı haftasonları sokağı kaplayan antika pazarları kurup, Urla’da festival ruhu yaratmaktalar. Malgaca Pazarı içindeki Beğendik Abi’de güveç yemeyi unutma.

 

Ü / ÜSTTEN KUŞ BAKIŞI: Güzel İzmir manzarasına yukarıdan bakmak istersen seni Tarihi Asansör’e alalım . 1907 yılında Musevi işadamı Nesim Levi Bayraklıoğlu tarafından yaptırılan asansör, birinden diğerine 155 basamakla ulaşılan iki semt arasında hızlı ve kolay ulaşım sağlama amacıyla yaptırılmış

 

V / VAPUR KEYFİ: Konak’tan Karşıyaka’ya, oradan Pasaport’ta, doyamadıysan Alsancak’a püfür püfür gider gelirsin. Martılara gevrek atar, tavşan kanı çayını içer, yanında hiç tanımadığın bir İzmirli’ye aniden hayatını anlatırken bulursun kendini. Burası İzmir, şaşırma.

 

Y / YEŞİLOBA ÇORBACISI: Gözümüzle gördük. İzmirliler sabah kahvaltısında bile çorba içiyor. Sen de tam bir İzmirli olmak için Mezarlıkbaşı'ndaki Yeşiloba Çorbacısı’ndan göreve başlayabilirsin.

 

Z / ZARİF’İN YAPRAK CİĞERİ: Zarif Özgörenler’in 1948’de Halit Ziya’da açtığı Ciğerci Zarif, yeğenler Tugay ve Tuncay Özgörenler tarafından son 15 yıldır Şehit Fethibey Caddesi’nde hizmet veriyor. Pazar günleri hariç her gün 11.30-15.30 saatleri arasında açık. Mekan 20 kişi kapasiteli ve günde ortalama 300 kişiyi ağırlıyor. Sadece yaprak ciğer yapılıyor. İsteğe göre pilav üstünde servis ediliyor. Dilersen ciğerin yanında piyaz, pilav ya da cacık da alabilirsin ki, nefis! Mekanın en büyük özelliği, hayatında hiç ciğer yememiş ve yemem diyenleri bile ikna etmesi. 

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET