SOKAKTA - AKDENİZ

AKYAKA'DAN KAŞ'A KEŞFEBAŞLA

Gökova’nın meşhur yemyeşil yolundayız şimdi. Güneş arada bir ağaçların arasından gülümsüyor. Biz de ona selam veriyoruz kahkahalarla. Radyoda Yüzyüzeyken Konuşuruz – Vicdanın Rahat çalıyor. Akyaka’ya son on dakika diyorum. Zaten biraz sonra kazların ve ördeklerin sesleri, Azmak’ın esintileri içerisinde kasabaya giriyoruz. Bende bir yıl geçmiş de yazlık arkadaşlarımla buluşacakmışım gibi eskiden gelen bir heyecan, ilk defa gelenlerde yeninin sebep olduğu merak. Arabadan inip sokaklara atıyoruz kendimizi.

 

Kamp yolundayız… Akyaka’nın sahil kalabalıklarını geride bırakıp kamping alanına, çam ağaçlarının arasına daldın mı, tamamsın. Artık kendini Albay Koyu’ndan ya d bungalovların önü olarak bilinen kızıl kayalardan denize bırakabilir, doğal kaynak sularına karışan tuzlu deniz içinde saatler geçirebilirsin.

 

Olta’da akşam yemeği… Akşam yemeği’ni Olta’da yiyecek, varsa kesinlikle taze yengeçlerinin tadına bakacaksın ama ondan önce Azmak kenarında yürümeli, ayağını 11 derecelik suya sokmalı ve şanslıysan pembeden mora geçen bulutlara bakıp ne kadar fantastik bir dünyada yaşadığımızı düşünmelisin.

 

Gece? Riders no: 22! Mahalle gibi burası. Kimseye akşam ne yapalım diye sormana gerek yok, çünkü herkes zaten no:22’de buluşuyor. Canlı müzik geceyarısına kadar devam ediyor. Sonra zaten Akyaka’da hayat duruyor çünkü sabah kite’a çıkacağız.

 

Azmak’ta kendine gelmek… Akyaka’nın yerlisi denize değil Azmak’a girer. Bunu bil. Kendini suyun bir kenarından atar, ötesinden denize çıkar. Ama eğer Azmak’ın biraz daha az bilinen, sörf plajlarına açılan bir kolunda gezinmek istersen buz gibi Dimes ile Akçapınar Tostçu’sunda kahvaltını yaptıktan sonra köpünün orda bekleyen kaptanlardan birine rica edebilirsin.

 

Kite’a zaman ayır… Çünkü Akyaka bunu öğrenebileceğin, rüzgarda bir sağa bir sola kayabileceğin Türkiye’deki en özel yerlerden birisi. Dört gününü full ayırıp buradaki okullardan birine yazılabilir, sonra da haftasonları sağdan sola kayanlar arasına katılabilirsin.

 

Nerede kalsan? Akçapınar Köyü içindeki Uçurtma Otel bizim önerimiz. Hem şehrin kalabalıklarından uzak hem de bahçesinde kitabınla saatler geçirebileceğin kadar güzel. Üstelik canın sıkıldığında seni kite plajlarına atacak da bir teknesi var!

 

Patara’nın kumsalı! Akyaka’dan sonra yolumuz Kaş’a kadar 3 saat. Arada Likya Yolu’nun en önemli duraklarından biri olan Patara Antik Kenti’nde mola veriyoruz. Sadece sonsuz kumdan kumsalında yürümek için değil, bir zamanlar Likya’nın meclisinin kurulduğu bu şehri görmek için. Popüler kültürde Noel Baba olarak tanınan Saint Nicholas’ın Pataralı olarak kabul edilmesi haricinde Likya’nın en önemli limanlarından biri olarak biliniyor Patara. Günümüzde caretta caretta’ların sahile yumurtalarını bırakması sebebiyle koruma ve denetim altında.

 

Likya Yolu duraklarımız! Fethiye’den başlayıp Antalya’ya kadar uzanan, dünyanın en iyi 10 uzun yürüyüş rotasından biri olarak gösterilen 509 km’lik Likya Yolu’nu yürümeye karar vermişsen Kate Clow’un kitabını edinmen, enerji toplamak için de yanında Dimes taşıman şart. Yok çeşitli noktalarında duraklamak niyetindeysen, biz senin için en özel yerlerini keşfettik ve 7 öneriyle geliyoruz!

  •     Belköyü’nden Gavurağılı inişi manzarası.
  •     Bir zamanlar Likya’ya başkentlik yapmış Ksantos kentinin kaya mezarları, lahit mezarları ve Likya kültürüne özgü dikme mezar anıtları.
  •     Üçağız’dan tekneyle açılan Kekova Körfezi ve batık şehir.
  •     Akdeniz’in en uç noktası, Karaöz’den 1.5 saatlik bir tırmanışla ulaşılan Gelidonya Feneri.
  •     Adrasan’dan tekneyle varacağın, suyun pantone’sine hayran kalacağın Suluada
  •     M.Ö. 100'de Lykia birliğinin önde gelen ve üç oy hakkına sahip altı şehrinden birisi Olympos
  •     Tabii gazların yandığı Çıralı'daki Demirci tanrı Hephaistos kültü için inşa edilen açık hava sunakları.

 

Kaş’te #keşfebaşla rehberimizi için buraya tıklayabilirsin

 

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET