DÜKKANDA - STOCKHOLM

AMBALAJI BİLE GÜZEL KAHVECİ

Üzerinden tasarım ve entellektüelite akan sessiz Stockholm sokaklarında, süzülürcesine devam eden bir ritmin ortasındayım. Adaptasyon sürecini hızlandırmak için bir litre kahve içmem gerektiğini anlamam için pek vaktim yok. Ani karar verip hızlı hareketler ile ilk kahve dükkanını bulmalıyım... Kahve dediğin sadece Ekvator Kuşağı'nda üretilir ama her yerde içilir, dolayısıyla her yer kapsamı içirisine giren Stockholm'de de kahve içilecek bir yer bulmak çok zor olmasa gerek.

 

Buradaki gündüz düşleri kendisini karanlığa da bırakmadığı için (mütamadiyen aydınlık, gece 12 hala aydınlık gibi) sürekli bir 'kahve için güzel zaman' iç söylemi ile ritme kendimi kaptırıyorum. İsveç'lilerin belli bir kahve kültürü üzerine sosyalleştikleri en genel alan Wayne's Coffee 'ler. Buraların Starbucks'ı, Nero'su. Yalnız kahve yanında sundukları atıştırmalık kurabiyeler, tatlılar, sandviçler porsiyon olarak biraz abartı. Fiyatları da az biraz doğru orantılı. Standart kahvenin 20 SEK ( yaklaşık 5.25 TL) olduğu düşünülürse, bu pahalı kuzey şehrinde, sadece kahve içerek hayatımı devam ettirebileceğimi planlayarak yerleşme hayalleri kurmadım dersem yalan olur. Bir hamburger menünün 50 TL olabileceğini gördüğümde ise hayatın İsveçli arkadaşlara güzel olduğuna karar verdim. Wayne's Coffee'nin bir de kendine göre örf ve adetleri mevcutmuş. Deneyimleme şansım olmadı ama iki üç yerden duyduğum derleme bilgiler üzerine diyebilirim ki, kahvenizi alıp bir masaya tek başına oturduğunuzda sadece oturma eylemi içerisinde değil aynı zamanda bir sosyal mesaj vericisi halini alıyorsunuz. Nasıl mı? Şöyle ki, bu tek başına oturma eylemi etrafa 'yalnızım, seninle tanışabilir sohbet edebiliriz' kıvamında sinyaller gönderiyor. Tabi ben şehrin yerlisi olmadığım için hatta ülkenin, hatta kuzeyin... malesef dekoderim bu sinyalleri es geçiyor. Ama yolunuz düşerse, Wayne's Coffee'ye oturduğunuz zaman sinyal seviyenizi Wayne's 'in ritmine ayarlama şansınız olabilir.

 

Benim asıl ilgimi çeken mevzu ise farklı bir konsept. Hazırsan kahvenin dibi olan bir mekandan bahsedeceğim. İsveçli kahve üreticisi Johan&Nyström'ün konsept dükkanından. Södermalm 'a oldukça yakın Swedenborgsgatan caddesi 7 numaradaki bu dükkana giderken yine sessiz ve bir o kadar Soho kokan caddeden ilerliyorsunuz. Kahve makinalarını pazar günü kapayan J&N farklı bir deneyim sunmak için süzgeçleri, deney tüplerini, damıtma tesislerini emrinize sunuyor. Kahveniz baristalar tarafından itina ile yavaş yavaş hazırlanırken siz de az sonra damağınızda hissedeceğiniz lezzeti görme seviyesine ulaşıyorsunuz. Bir kahve sever olarak daha keyifli ne olabilir? Özellikle ödüllü Kenya ve Colombia harmanlarını önerebilirim. Ne yazık ki Stockholm'de (hatta İsveç'de) tek dükkanları mevcut. Kendileri aslında İsveç'in büyük kahve tedarikçilerinden. Yani buraya yolunuz düşmese de herhangi bir cafede J&N kahvesi ile karşılaşabilirsiniz. Sadece kahve çekirdeklerini, kavurmak ve harmanlamakla kalmayan bu marka aynı zamanda bunları öyle ambalajlar içerisine yerleştiriyor ki, paketi aldık da açmaya kıyamazsak n'olacak sorusuyla dükkandan çıkıyorsunuz... Korkmayın, 3 paket kahve çekirdeği aldım bu dükkandan, İstanbul'a dönünce hepsini açtım, kısa bir sürede tüketip paketlerini sakladım. Belki çerçeveletip duvara da asalabilirim, özellikle Yard Dog kahve ambalajı bunun için ideal. Dünyanın en pahalı kahvesi olarak Wikipedia'da yerini alan, kahve çekirdeği yutmuş Luwak hayvancığının dışkısının işlenmesi ile üretilen, Kopi Luwak kahvesini burada bulmak mümkün. Tabi fiyatları da bu zahmetli işin ücretini karşılayacak cinsten, 200 gramı 999 SEK.


Stockholm ara sokaklarını keşfe çıktığınızda ufak tefek kahve dükkalarına rastlamanız da mümkün. Kışın sokakların -25 dereceye sabitlendiği düşünülürse, kahve tüketiminin de kafe sayısının da ne kadar olabileceğini öngörmek çok zor olmuyor. Sanki kışın hayat Antalyalı arkadaşlara güzel.

BLOGGER

Onur Yüksel
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET