SOKAKTA - SARAYBOSNA

BAŞÇARŞI

Ya da onların dilince yazılışı ile Bascarşija. Saraybosna’nın çarşı girişinde bulunan sembolik çeşmesi Sebil ile başlıyor çarşı gezimiz. Çevresindeki meydan Güvercinli olarak da anılıyor.  Sokaklarına girince kendinizi farklı bir Avrupa ülkesinde değil de sanki İstanbul’da bir mahallede ya da Bursa’da hatta bakırcılar sokağına girince de Gaziantep’in meşhur bakırcılarında geziyormuş gibi hissediyoruz. Her sokakta farklı bir meslek grubuna ait dükkanların toplanması ile Osmanlı zamanlarına geri dönüyoruz sanki.  Tamamen bizden, tamamen biz gibi. Osmanlı izlerini yoğun bir şekilde taşıyan bu çarşı şehrin en popüler alanı. Herkes burada toplanıyor. Belki bir kahve veya nargile içmek için ya da ara sokaklara gizlenmiş, Dveri, To Be Or Not To Be, Pod Lipom gibi restoranlarda enfes lezzetleri tatmak amaçları.

 

Gün içinde o kadar çok farklı sokağa girdik çıktık ki Başçarşı içinde bazı sokaklardan birkaç kez geçtik, her seferinde başka bir şeyi keşfettik, hayranı olduk. Zaman zaman Saraybosna’nın meşhur caddesi Ferhadiye’ye bağlandık, biraz dolaşıp, mıknatısın bizi çekmesi gibi Başçarşı’ya geri döndük. Kalabalığın dinamizmi ya da 16. Yüzyıldan bu yana kullanımda olması, enerjisi ile farklı bir çekim gücüne sahip. Her ne kadar Bosna savaşı sırasında en önemli hedeflerden biri olsa da sağ salim savaştan çıkmış durumda.

 

Başçarşı’nın etrafı Osmanlı eserleri donatılmış; han, imaret, Bezistan, medrese ve Gazi Hüsrev Bey camisi bulunmakta. Özel bilgi: ilk halka açık umumi tuvalet de burada. 

BLOGGER

İrem Özer
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET