SOKAKTA - BELGRAD

BELGRAD MAHALLE HAYATI

Bir şehri sevmemişsen, sana uygun, burada yaşarım ben dediğin mahallesini bulamamışsındır. Ben buna inanırım. Aşık olmanı, benim Berlin ve New York'la olan ilişkimdeki gibi tası tarağı satıp da buraya taşınırım duygusunu damarlarında hissetmeni beklemiyorum elbette ama en manasız bulduğun şehrin bile (mesela Zürih) mutlaka gidilecek bir barı (El Lokal), gezilecek sokakları, kanalına bakılacak bir parkı vardır.

 

Belgrad'a giriş derslerine bu sebeple mahallelerinden başlamak, karşına çıkacaklar konusunda sana kısaca bilgi vermek istedim. Otelini, restoranını, hayat tarzını buna göre seçmene yardımcı olur umarım...

 

Merkez: Belgrad'ın İstiklal Caddesi Knez Mihajlova ve etrafı kısaca merkez olarak biliniyor. Her merkezde olduğu gibi bunda da insan seli, gereksiz dükkanlar ve sayısız kahve var. Yine de bunların arasında sokak satıcılarından kendine uygun birşeyler bulabilir, bir iskemleye çöküp geleni geçeni izleyebilir, sanatçıların teatral kostümlerinin yanında poz verebilirsin. 

 

Kalemegdan: Sana bir tepeden baktım aziz Belgrad demek isteyenlerin uğrak yeri olan bu alan kocaman bir parktan oluşuyor. İçerisinde hayvanat bahçesi de var, satranç oynayan 70'ini aşmış amcalar da, sevgilisinin elinden tutup gelen de, köpeğini gezdiren de. 

 

Beton Hala: Kalemegdan'ın hemen altında olan bu bölgeye Karaköy'ün minimal versiyonu diyebiliriz. Kanal kenarındaki çeşitli barlar ve club'lar yüzünden 18:00'den sonra canlanıyor. Cantina de Frida özellikle tapas menüsü, canlı müzikleri ve akşamüstü vuran güneşiyle Belgrad halkının ilgisini çekiyor. 2. Communale İtalyan mutfağı her gün etle beslenen bir memlekete alternatif teşgil ediyor. 3. Krug geceyarısından sonra dans arayanların daimi mekanı.

 

Novi Beograd: Komünist rejimden kalma tek tip ve büyük binalar, Ataköy usulü yerleşim yeri. Önünden geçerken fotoğraf çekmek dışında bir atraksiyon gerek yok, netekim buranın yerlisi de bize misafirliğe gelmiyorsanız, hiç uğramayın diye öğüt verdi. 

 

Danube kanal boyu: Zemun bölgesinin bittiği yerden başlayıp, Modern Sanat Müzesi'ni takiben Brankov köprüsüyle sonlanan bu alan boyunca nehir üzerine kurulmuş teknelerde barlar/club'lar; bir de çocuklar için minimal lunaparklar var. Artık faaliyet göstermeyen Yugoslavya Oteli içindeki Casino'yu hayatta bırakmışlar. Usce taraflarında takılıyorsan kaykaylarıyla marifetlerini gösteren gençleri de kaçırmazsın.

 

Ada Ciganlija: Belgrad merkeze arabayla yedi dakika uzaklıkta olan bu bölge, Çeşme’nin beach club’larını almış, Cunda’nın sükünetine katmış. Ada Ciganlija’da günlüğü 500 Dinar’dan (12 TL) bisiklet kiralamak, golf sahaları arasında dolaşmak, havanın güzel olduğu zamanlarda voleybol ya da basketbol, Sava nehrinde yüzme, bronzlaşma, kano yarışları yapmak mümkün. Biz sabah saatinden gittiğimiz için çok insan yoktu, bir bilene danışınca akşamüstüne geleceksiniz, kalabalıklar ve partiler o sırada başlıyor dediler. Önemli not: kendisi bir ada olduğu için iki ayrı kıyısında da pek çok kahve, restoran, eğlence alanı mevcut. Dolayısıyla kirala bisikletini, özgürce dolaş derim.

 

Skandarlija: Cihangir, Asmalı Mescit, Ortaköy'ün hepsini bir arada düşünebiliriz. Skadarska Caddesi Balık Pazarı gibi pek çok müzikli yemekli restoranın kapsama alanı. İçlerinden Tri Sesira ya da Tito'nun favorisi 2 Jelena'da yemek yemeli. Sonra da halk arasında Slikon Valley olarak bilinen sokağa gidip Soho ve Insomnia'da bir rakiji içmeli. Biz tesadüfen The Passangers isminde bir canlı müzik barı keşfettik. Teması havaalanı, uçak olunca elbette pek sevdik.

 

Zemun: Eskiden Osmanlı hakimiyetinde olan, başka bir şehir olarak yer alan Zemun; Ćukovac, Kalvarija ve Gardoš yokuşlarından, denize kadar uzanıyor… Burada dar sokaklar ve deniz kenarında çekirdeğini çitleyen yerli halk, meydanlarda kurulan pazarlar bir de eşi benzeri olmayan balık lokantası Saran var. Gidip kapısında kırk beş dakika beklemek de gerekse, orada dur, deniz kenarında bir bira iç, Büyükada huzurunu yakala ve adın çağrılıp yer bulundu denince ilk iş midye ısmarla!

 

Vakti olanlar için 3 ek öneri 

1. Eğer karnaval, edebiyat, tiyatro, caz seversen Sırbistan'ın ikinci büyük şehri olan Novi Sad'ın yıllık takvimine bakmalısın. Aynı zamanda Avrupa'nın iyi müzik festivallerinden biri olan EXİT'de burada yapılmakta.

 

2. Geleneksel Sırp müzikleri ve hakiki Sırp halkını tanımak, savaş zamanından hikayeler dinlemek için Kafana Pavle Korcagin'de bir akşam yemeğine oturmalısın.

 

3. Kendine gurme, yemekten anlar, trendleri takip eder, ilginç mekan keşfetmeyi bilir gibi sıfatlar koymuşsan Lorenzo & Kakalamba'da yer ayırtmalsın.. Müdavimleri arasında Gotan Project bulunuyor.

 

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET