YEMEKTE - CENEVRE

BENİ YUKARI ÇEK

Uzak diyarlarda iyi yabancı mutfak bulmanın tek sırrı var: çalışan halkı yerli olacak. Sushi yiyorsan ruloları Japon şef saracak, döner sandviç canın çekerse bıçağı bir Türk tutacak, patatesleri kütürt kıvamında kızartmaya meyl ettiysen başında kesin Fransız duracak.

 

Biz de bu gece için İtalyan restoranındadört peynirli pizza, patlıcanlı penne yemeğe karar verdiğimizde aynı basit prensibi uyguladık. Garsonundan, bulaşıkçısına, barmeninden şefine bütün halkı İtalyan, hatta tercihen akraba olsun dileğiyle yola çıkarak Da Paolo’da sonlandık.

 

Dekorasyon klasik bir Toscana mekanında olacağı üzere abartısız, tahta, kırmızı beyaz ayarında. Mantarlısından, mozzarellasına bütün pizzalar taş fırından çıkma. Gnocchi super, penne arrabiata efsane, tiramisu orgasm eder. Sonunda dijestif olarak ne içelim diyince Türk olduğumuzu anlayan garson rakı var da dedi. O da bizim yerli. Biz grappa istedik. Buzluktan çıkma bardakta geldi. Çıkışta iki kilometre yürüyüp yediklerimizi eritme turuna çıksak da tek gerçek var: ihya olduk biz.

 

Birinci not: Da Paolo’da meşklenmeye karar verdiysen, bekleme süresi 45 dakikayı bulabiliyor, devlet kralı de geliyorum dese rezervasyon almıyor. Prensip meselesi.

 

İkinci not: Tiramisu beni yukarı çek demek. Bir tatlı için düşünülmüş daha güzel bir isim ben bilmiyorum.

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET