SOKAKTA - BERLİN

BERLİN, EKİM 2014

Merhaba. Berlin’e bu artık bilmiyorum kaçıncı seyahatim sırasında bir şeyi, ybir kez daha ve tekrar keşfettim. Şehri seviyorum. Ayak bastığın anda sendeki özgürlük duygusunu tetikliyor. Sokakta kimse diğerine ne garip insan diye bakmıyor, cıkcıklamıyor, hemen hemen yüzden doksanı Türk olan taksi şöförlerinin bir tanesi bile söylenmiyor. Demek ki sorun Türklük’te değil. Türkiye sınırlarının içerisinde.

Prenzlauer Berg çocuklarını ve babalarını, Mitte’nin kahvecilerini, Torstasse üzerindeki dükkanları, Neukölln’ün ikinci el mağazalarını, köprülerini uzun uzun anlatacağım ama bu yazıya, Bu aralar en popüler yedi mekanla giriş yapmak istiyorum. Taze taze. Yepyeni.

 

SONSUZA KADAR KAHVALTI

Neuköln’ün insanlardan uzak, ağaçlara yakın caddelerinden birinde yeni açılmış bulunan Cabslam California Breakfast Slam seni birden Berlin’den alıp Williamsburg’a taşıyor. Nedeni sadece David Lynch filmlerini andıran atmosferi, acı sosun binbir hali, Huevos rancheros ismiyle bilinen Meksika yumurtaları, eşsiz bloody marry’si değil. Havasında, gelen insanında, müziğinde biraz New York havası var. Ama yediklerin! Ooooooof. Çok o’lu hiç ö’süz. Berlinliler arasında gitmeyen kalmamış, önünde 45 dakika sıra beklenmiş mekan.

Melbourne Cantine Cabslam kadar sofistike, şahsına münhasır olmayabilir ama bu kahvaltılarının pek güzel olduğu gerçeğini değiştirmiyor. Sahipleri Avustralyalı, yumurtaları Benedict, Florentine, Royal tarzında. Havanın güzel olduğu bir güne denk gelmişsen değmiyorlar keyfine. En güzel yanıysa, hadi kalkın ya da bir şey daha ısmarlayın demeden ortalıkta keyifle gülümseyen garsonlarının olması.

 

PAZARA GELDİK

Son yıllarda popülerleşen Kreuzberg’in orta yerindeki Markthalle Neun’de Perşembe akşamları bildiğin parti ortamı kuruluyor. Tek farkı Brezilya usulü taco, Mogg and Meltzer yapımı rozbifli sandviçler, Thai yemekleri, Lychee aromalı biraların satılması ve bunları en sevdiğim kaldırıma çöktüm modeli yeme kafası. O kadar kalabalık oluyor ki Salı pazarı yanında halt etmiş.

Benim söylememe gerek yok ama artık Mauer Park out, Neuköln Maybachufer’de iki haftada bir pazar günleri kurulan pazar in in in. Yani herkes oraya ya birşeyler almaya (bakınız plak, giysi, porselen, takı) ya da müzik dinlemeye, hiç olmadı sosis, döner yiyip bira içmeye gidiyor.

 

AVM MODASI

Herkes gider pazara, Berlinliler gider alışveriş merkezine ama elbise bakmaya değil. Çok katlı otoparkın en tepesinde, güneşin batışını enfes bir manzara eşliğinde izlemek için Klunkerkranich’e. Saat altından önce gidersen bedava, sonrasında 3 Euro giriş ücreti alıyorlar. Müzik. Tamam. Pizzalar. Enfes. Muhabbet. Sonsuz. Bu aralar gece nerede başlıyor diye soranlara…

 

HAMBURGER FENOMENİ!

Dünyanın her yerinde 2013’ten beri bir yandan vejeteryen mutfaklar, diğer taraftan hamburgerciler aldı başını gidiyor, sayısız dükkan açıyor. Bir karış yüksekliğinde burgerler yapan ve Stockholm sendromu gibi sana kötü davransa bile geri döndüğün mekanlar listesinde bir numarada Berlin Burger International var. Bu küçücük dükkan ve ondan fazla olmayan tahta masaları her dakika dolu. Orada yedin, tamam, ama hala hızını alamadıysan Tommi’s BurgerSchillerDistrict Mot etleri tavaya atmış, sosları hazırlamış olarak seni bekler.

 

Berlin? Bitmedi tabii.. Sırada kahveler, ondan sonra da Meksika, Viyetnam, Kore, Tayland mutfaklarında başı çeken, bir numaraya oturmuş dükkanlar var.

 

Çok Gezenler Kulübü'nün Berlin sayfasında Ece vintage’cıları ve gece hayatını , Bahar yeni açılan müzeleri yazacak. Başka öğrenmek istediğiniz konu varsa sorun… Anlatalım, bilmiyorsak keşfe çıkalım.

 

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET