YEMEKTE - BERLİN

BERLİN'DE KAHVENİN HASI

Schönhauser Allee'de gezerken yüksek tavanlı, minimalist tasarımlı bir cafe görüp içeri dalıyorum. Kasaya doğru yönelince menü yerine bir bildiriyle karşılaşıyorum. İlgimi çekiyor, okumaya başlıyorum. Ben okurken Ralf geliyor. "Kahve mi istersin yoksa burada ne yapmaya çalıştığımızı bilmek mi?" diye soruyor. İkincisi diyorum. Ralf The Barn'ın sahibi. Başlıyor anlatmaya: Almanya'da 'gerçek' kahve kültürünün ortadan kalktığından, organik kahveleri kendine has yetiştirme teknikleri olan ve her sene sınırlı miktarda hasat alan bir çiftlikten aldıklarından ve yakında kendi kahvelerini yetiştireceklerinden, gerçek kahvenin şekersiz içilmesi gerektiğinden bu yüzden burada şeker servis etmediklerinden, sütle hazırlanan kahvelerin hangi sıcaklıkta nasıl hazırlanması gerektiğinden bahsediyor.

 
Tezgah üzerinde enteresan kahve hazırlama gereçleri var. Ralf veya The Barn çalışanlardan biri sipariş ettiğiniz kahvenizi bir şov gibi hazırlarken size önemli noktaları seve seve anlatıyorlar. Dilerseniz bu alet edevatı satın alıp evinizde de 'özenle' kahve hazırlayabiliyorsunuz. Suyun sıcaklığından demlenme süresine kadar o kadar titizlikle çalışıyorlar ki, kahve değil bir sanat eseri içiyor gibi hissediyorsunuz. Camın önündeki masalarda 'no laptop' yazıyor. Burası normal bir cafe değil. Kahve içmek bir ritüel. Biraz oturup farklı kahvelerin hazırlanışını izliyorum. Herkese tek tek sabırla felsefelerini anlatıyor Ralf. Keyif yapmaya değil, kahveye meraklysanız, gerçek kahve tadını özlediyseniz gidin. 
 
 
Schönhauser Allee 8, Berlin

BLOGGER

Elif Tanverdi
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET