seyahatiydi Roma. " /> seyahatiydi Roma. " />
YEMEKTE - ROMA

BİR ROMA YERLİSİNİN İTİRAFLARI

Çok Gezenler Kulübü'nün en kalabalık seyahatiydi Roma. Vespalar kiralayıp sokakların tozunu dumana katanlar mı istersiniz, otobüslerin sırrını çözmeye çalışanlar mı, yoksa günde 18 kilometre yürümeyi kafaya koymuş, etraflarında gördükleri sokaklara hayranlıkla bakanlar mı? Döndük, videolarını yaptık, canımız ne zaman güzel bir pizza çekmiş olsa, ya da akşamüstü kokteyl saatinde dünyanın en güzel şarküteri ve peynir seçeneklerini arasak Roma'yı anımsadık.

 

Belki bizden şimdilik geçti (Çünkü en sevdiğimiz yerlere ikinci çıkartmaları yapmadan önce, keşfedilecek daha çok şehir var) ama senin şansın var. Bahar yaklaşırken dünyanın en güzel makarnalarını ucuza yediğin bu şehre gitme kararı almışsan, işte sana, bir Roma yerlisinden aldığımız itiraflar…

 

 

Önce otel bulmak lazım…

 

Coliseum'a çok yakın yatak & kahvaltı imkanını uygun fiyatlarla sunan B&B Santi Quattro al Colosseo; barok kiliselerin olduğu via Giulia sokağının 93 numarasında bulunan, Piazza Navona ve Campo de Fiori'ye beş dakika uzaklıktaki Relais Giulia; veya butik oteller kuşağında karşımıza çıkacak, Vatikan taraflarında yaşamak isteyecekler için düşünülmüş Le Stanze di Federica. Bunlardan birinde hem Roma havasını dibine kadar soluyarak, hem de cüzdanından fazla para eksiltmeden kalabilirsin.

 

 

Yemek vakti!

 

Büfesini öğle saatlerinde açan Angelina a Trevi, özellikle trendsetter olmayı seven, gündüzleri bankalarda geceleri köprüaltı barlarında dolaşan beyaz yakalıların tercihi.

 

Ellerindeki rehberleri iyi okumayı bilen turistlerin, öğrencilerin ve üç kuşak Romalılar'ın uğrak yeri olan La Birreria Peroni, akşam saatlerinde biralarını höpürdetmek için buluşanları, öğle zamanındaysa anne elinden çıkma yemek arayanları bekler.

 

1936'dan beri açık Trattoria e Pizzeria dal Pollarolo'da taş fırından çıkma, roka, mozzarella ve prosciuttolu pizzalar, deniz ürünlü makarnalar ve tabii ki sözlük anlamı beni yukarı çek olan tiramisu var.

 

Kahvesinden peynircisine, fırınından şarapçısına çeşitli mekanları bulunan Gusto, stil sahibi, modern bir bistro. 

 

1935'ten beri sadece öğle yemekleri için açık plan Enoteca Corsi, tipik Roma yemekleri servis ediyor. Bunlara örnek olarak patatesle doldurulmuş gnocchi, pasta e ceci olarak bilinen makarnalı nohut çorbası; domates, sarımsak ve kerevizle tatlandırılmış işkembe yemeği olan trippa verilebilir.

 

Biraz daha küçük ölçekli lokal yerler seviyorsan: Girarrosto Toscano tam bu tarz. Kavunlu parma salamıyla başlayacak menü, minestrone çorbasıyla, ardından midyeli makarnayla devam ediyor ve ev yapımı pana cottayla sonlanıyor.

 

Bir diğer, yerlilerin sevgilisi olan La Scaletta Degli Artisti'de bruschetta, şarküteri ve peynir tabaklarıyla yemeğe oturuyor, patates ve sebzelerle birlikte gelen balıklar, domates sosuyla pişen incik yemeği osso bucco eşliğinde masadan uğurlanıyorsun.

 

Gerçek bir napoli pizzası (yani malzemesi bol, peyniri üzerinde erimiş, kenarları kıtır kıtır odun fırınından incecik çıkmış) tatmak istersen de iki adres var önünde 1.Ciro  2. La Fraschetta

 

Yemeğin sonunda kontuarda ya da gelen geçene bakacağın bir masada espressonu şerefe yapmak gerekiyor. Bunun için de  Alla Tazza d’oro ve al Bar Sant’Eustachio olarak iki tavsiye geliyor.

 

Önünde kaç gün var bilmiyoruz ama, gerekirse günde dört öğün yiyerek bu programı sonuna kadar uygulamanı dileyerek yazımızı sonlandırıyoruz.

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET