İPUCU - BRÜKSEL

BRÜKSEL'DE YAPMA!

Merkeze yakın otel tutmak: Brüksel zaten küçük bir şehir. Üstelik Grand Place civarı biraz bizim Sultanahmet’i andırıyor. İş bu sebeple oteliniz illaki merkezde olmasa da olur.

 

Manneken Pis’i görmek: Brüksel’in simgesi olan “işeyen çocuk heykeli”, bir sokağın köşesinde, 15 cm’lik, sanatsal anlamda çok da değeri olmayan bir abide. Yolunuz düşerse görebilirsiniz, yahut bizim gibi fark etmeden önünden bile geçebilirsiniz, lakin gezi programına koymanıza çok da gerek yok.

 
Grand Palace’ta waffle keyfi: Muhitte üzerinde 1 Euro yazan waffle'cılar göreceksiniz, görmezden gelin. Hem satılan waffle tatsız, hem de üzerine ekstra krema veya meyva koydurttuğunuzda zaten 3 - 4 Euro’ya geliyor. Üç dilim muz, 1,3 Euro gibi. 
 
Paranızı otel odasında bırakmak: Şimdiye kadar gittiğim hiç bir otelde kasa kullanmış değilim. Fakat odada bıraktığım çantamdan 50 Euro aşırıldığını anladığımda, Brüksel’de hiç bir otelin bu konuda sorumluluk kabul etmediğini, “iş bu sebeple” odalara kasa konduğunu öğrendim. 
 
Uzakdoğu marketlerini es geçmek: Özellikle Rue Antoine’ın etrafındaki mahallede, bolca bulunan uzakdoğu marketleri, aklınıza gelmeyecek, çünkü hiç tanımadığınız malzemelerle dolu. Üstelik fiyat-performans endeksleri ile Brükselliler'in de yoğun olarak tercih ettiği mekanlar. Balıklı kuruyemişten, panda desenli çay kutusuna kadar pek ilginç şeyler bulmak mümkün. 

BLOGGER

Deniz Özturhan
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET