SOKAKTA - BEYRUT

ÇATIŞMASI ESKİYE DAYANIR BU ŞEHRİN.

Taş devri zamanında 2 ayrı ada parçası iken, Beyrut nehrinin deltası kum ve çamurla dolar, adalar birleşir, bu topraklarda işte; Beyrut gelişir. Bir ayrılıktan sonra birleşerek oluşur şehir. Kaderini yazmış gibidir.
 Oldukça kıvrımlı bir şehir Beyrut. Kimi hayalleri renklendiren bir Orient’in tüm kıvrımları sanki şehrin köşelerini almış. Nerdeyse hiçbir köşe bina sert hatlarla bitmemiş. Her sokağın köşesi bir kıvrımla dönüyor. Ayrılıklar yumuşuyor.

 Fikirler köşeli de olsa, çok din-çok kültür-çok tarih diyor asıl diyeceğini her sokağın dönüşünde: Ne kadar kıvrılırsan o kadar uyum ve ahenk yaratabilirsin. Zıtlıkların, ikiliklerin üstesinden birleşerek gelebilirsin.



 

Öyle ki şehrin kalıntıları, bir zaman bu kıvrımların bir uyumu yaşattığını gösteriyor, şimdi bir kayıp cennet yeniden yaratılmaya çalışılıyor.

Fikirlerin yan yana var olma savaşının verildiği toprak, bayrağına erz ağacı yerleştirecek kadar zengin yeşil alan, Akdeniz güneşini selamlayan sarı mimari. Fiziksel tarihine uygun; ayrılıp ayrılıp birleşiyor doğu ve batı, Beyrut'un göbeğinde... 



 

Beyrutlular'ın misafirperverliği ve samimiliği ne Araplar kadar yakın ne Avrupalılar kadar uzak. Ne çekingen, ne saldırgan... Mesafesi kusursuzca yerinde...

Adımlarınız köşebaşlarını kapmış askerlerin gözetiminde, sertler ama agresif değiller. Bu, ama ne yazık ki, asker oldukları gerçeğini değiştirmiyor ve siz de pasaportunuzu her daim yanınızda taşımak, uyarılara uymak zorunda kalıyorsunuz.

Şehirde artık pek konuşmak istemedikleri iç savaş kimseye tahribatı unutturmuyor; ama gece olup da gök karanlığa şehir ışıklara boğulduğunda sanki her şeye sünger çekiliyor da, insanlar dışarı çıkıyor. Yaşam karanlıkta başlıyor.

Gündüz sokaklar tenha, havadan diye düşünüyor insan.

 

Bir de baharda görmeli buraları... ama yine de sanki ne oluyorsa gece oluyor bu şehirde. Gündüz sokaklar da size kalıyor...

---

7 defa su altında kalan şehir son parlak dönemini 60larda, ona Doğu’nun Paris’i dedirtecek bir zenginlikte yaşadı. Kaç savaş görmüş saymak zor, şimdi Doğu’nun Paris’ini değil, 21.yy için Beyrut’u kendi bildiğince yeniden yaratıyor Lübnanlılar.

Üstünden kimler geldi, kimler geçti. Her seferinde küllerinden yeniden doğan zümrüdüanka kuşu gibi bir şehir Beyrut.

BLOGGER

Eril Şerbetci
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET