SANATTA - PARİS

DİYORLAR Kİ ŞİMDİ PINACOTHEQUE VAR!

Pinacotheque bir amatörün galerisi gibi tasarlanmış. Resimleri bir ekole ya da döneme göre yerleştirilmemiş. Sadece zemin kattaki Esterhazy koleksiyonu, o da ailenin son üyesi öyle istediği için..

İki ayrı binadan oluşan Pinacotheque'te Hugo Pratt retrospektifi gerçekten çok iyi yerleştirilmişti. Önce gezdiği onca yerin Pratt'teki etkisini anlatan ve çizimine yerleşen mekansal temaları, sonra karakterlerine yansıyan askerler, yerliler ve kadın temalarını birarada tutarak yerleştirmişler. 
 


Gelelim Hugo Pratt'a: Asker bir babanın çocuğu olan Hugo Pratt, çocukluğunu Afrika'nın boş arazilerine, kum tepelerine ve gölgelerine bakarak geçirir. Ailesinin tüm fertleri dünyanın her yerinden gelmiş gibidirler ve hayatının büyük kısmında gezgindir.
 
1969'da başlayan ve 1992'de biten Scorpions du Desert serisinde bu hafızayı sıkça kullanır. Onun için çöl, arayışına en uygun fonu oluşturur. Bir dönem Venedik'te yaşamış olan Pratt, su'yu da çöl kadar sever. Arjantin'de olduğu dönem Jungle Man'i çizer. Jungle Ann ise hikayesini kendi yazdığı ilk işi olur.  Çöl ve okyanus Corto Maltese'in egzotik maceralarında ana temadır. 1967'de bugün artık bir kült olan Ballade de la mer Salee'de Corto Maltese ile tanıştırır bizi ve onu bir seriye dönüştürür.


BLOGGER

Eril Şerbetci
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET