GEZİNTİDE - Transilvanya

Drakula'nın doğum yeri: Transilvanya

Cadılar Bayramı ruhuna uygun bir sonbahar destinasyonu arıyorsanız hiç düşünmeden Transilvanya’yı önerebilirim. Peki neresi bu Transilvanya derseniz, Romanya’nın kuzeybatı bölgesi kendisi. Osmanlılar'ın Kazıklı Voyvoda adıyla, batının Drakula efsanesiyle tanıdığı Transilvanya, Ortaçağ mimarisi, şatoları, bakir doğasıyla insanda zaman yolculuğu yapmış hissi uyandırıyor.
 
Havalanından kiraladığımız arabımızla başlıyoruz keşfe.. Ve sırasıyla şunlar çıkıyor karşımıza...
 
1. Başlangıç noktamız Sinaia... Burası kış döneminde popüler kayak merkezlerinin bulunduğu kayalık bir bölge. Bizim durak noktamız olmasının nedeni ise Peleş Kalesi. Burası elektrik sisteminin olduğu ilk kale olma özelliğini taşıyor. Eğer içeride fotoğraf çekmek istiyorsanız girişte ayrı para vermek gibi de ilginç bir biletleme seçeneği var.
 
2. Drakula’nın kalesi olarak ünlenen ise Bran Kalesi... Dağlar arasında olan bu kalede Drakula olarak bilinen Eflak hükümdarı Kazıklı Voyvoda sadece bir gece kalmış aslında. Ama kitaptaki tanıma en uygun olan kale olduğu için ünlenmiş. Cadılar bayramında konsepte uygun bir ruha sahip olan kalede çeşitli etkinlikle düzenleniyormuş ve kasaba festival yerine
dönüyormuş.
 
3. Braşov, bölgenin en büyük şehirlerinden... Arnavut kaldırımları, gotik mimarisi ile ortaçağ dönemini yaşatan sevimli bir yer burası. İçinde 4000 borulu kilise orgunun bulunduğu, yangında kararmış olan Black Church , Holywood vari kocaman Braşov yazısının olduğu manzara terası gelmişken görülmesi gerekenlerden.
 
4. Visari, UNESCO korumasında, köy hayatının devam ettiği bir Sakson köyü... Yolu biraz sapa ve bozuk. Bu nedenle vakit durumunuza göre atlayabilirsiniz. Prens Charles’ın da evi bulunuyor bu köyde ve kendisi yokken konaklama amaçlı kullanılabiliniyor.
 
5. Sighișoara da UNESCO korumasında olan yerlerden... Burada bulunan Vlad Tepeş’in evi restoran olarak kullanılıyor şimdilerde ve Kazıklı Volvada’nın asıl evinin burası olduğu söyleniyor. 1280 ‘de yapılan saat kulesi meydanda bulunuyor.
 
6. Turda, tuz madeni ile ünlü... 120 metre yerin altındaki bu maden adeta bir film stüdyosu. Hem de amfi tiyatrosu, atlı karıncası, masa tenisi, basketbol, mini golf sahaları ve bowling salonu olan devasa bir alana sahip.
 
7. Sibiu, tamamıyla Alman mimarisi tarzında olan rtaçağ şehri... 2007’de Avrupa Kültür Başkenti seçilmiş. Merdivenli sokaklarından ve 1859 ‘da yapılan demir köprüden şehrin güzel manzaralarını çekebilirsiniz. Efsaneye göre bu köprüde yalan söylerseniz köprü çökermiş.
 
8. Transfagarasan , Top Gear tarafından dünyanın en iyi yolu seçilmiş... ve birçok esaslı araba markası burada test dürüşü yapıyormuş. Virajlı yolları ve manzarası ile yaşamanız gereken bir sürüş deneyimi sunuyor, tabii sürüşünüze güveniyorsanız. Kötü bir havada çıkılacak yol değil. Zaten Ekim-Mayıs arasında kapalı. Zirvesindeki (2034 metredeki) buzul gölü Balea iniş öncesi mola vermek için iyi bir durak.
 
9. Yeme-İçme, mevzuları bize çok benziyor... Üstelik oldukça da hesaplı bir ülke. Bizdeki et güvece benzeyen Gulaş ,ekmek içinde servis edilen fasülye çorbası, papanaşi isimli kızarmış hamurlu
reçelli tatlısı ve isli füme peynirini denemenizi tavsiye ederim.
 
Fantastik bir kültüre, muhteşem bir doğaya, eşşiz bir kültürel yapıya sahip olan Transilvanya’ya gitmeden önce buranın efsaneleri hakkında bilgi edinmek ve tarihsel bilgilere sahip olmak bu coğrafyayı başka bir gözle gezmenizi sağlayacaktır. Kaç gün gidelim derseniz Transfagarasan için tüm gününüzü ayırmanız gerekiyor , diğer bölgeleri gezmek de 3 gününüzü alacaktır. Yolların hız yapmaya çok müsait olmadığını da hesabınıza katarak en az 4 günlük bir gezi planı ayarlamanız da fayda var.

BLOGGER

Sanem Coşkun
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET