SANATTA - BARSELONA

GAUDİ'DEN SONRA

Londra’dan sonra bu kez Barselona’nın çağdaş mimari rehberiyle karşınızdayım! Barselona ve mimarlık kelimeleri yan yana gelince Gaudi kendiliğinden cümleye ekleniyor ama bu yazıda ondan bahsetmiyorum. Gaudi bir başka yazının konusu. Günümüz ve yakın dönem mimarlığından Barselona’nın payına düşen ne olmuş, bakalım: Herzog de Meuron’un üçgen forum binası, Jean Nouvel’in fallik gökdeleni, van der Rohe’nin modernist klasiği ve kentsel dönüşüm bölgesi 22@ dikkat çekiyor.

 

COAC (Katalan Mimarlar Birliği): Gotik mahallede yer alan COAC’ın öne çıkan özelliği üç cephesini kaplayan Picasso’nun elinden çıkma duvar resimleri. Kitabevine ve sergilerine göz atılabilir.

 

Mercat Santa Caterina: Barselona’da şu an faaliyetteki en eski pazar yeri. 1848’de yapılmış. Ancak birkaç yıl önce yenilendi ve katı klasik duruşuna taban tabana zıt dinamik bir çatı örtüsüyle kaplandı. Çatının üzerini eklenen rengârenk mozaik kaplamalar ise Gaudi’yi çağrıştırıyor. İşin ilginç yanı bu kadar emek verilen çatının renkli kiremitlerini sadece kuşların görebilmesi. Ancak yine de girişin üzerine saçak yapan kıvrımlardan çatının bir kısmını görmek mümkün.

 

Torre AgbarBu gökdelenle Londra’daki ünlü Gherkin (bkz. Londra Modern Mimari yazım) arasında ciddi bir benzerlik var. Binaların iki saygın ve popüler mimarın elinden çıkması da işi ilginçleştiriyor. Projelerin başlangıç tarihleri de aynı olduğuna göre şu soru gündeme geliyor: Kim çaldı, Nouvel mi, Foster mı? Cevap bence ikisi de değil, birbirlerinden haberleri olmadan benzer tasarımları ürettiler.

 

Media-Tic ve 22@ bölgesi: Eski sanayi bölgesi olan 22@ şimdi kentsel dönüşüm alanı ilan edilmiş durumda. Birçok büyük ofis yapıları bir arada bulunuyor ve içlerinde çok sayıda iyi diyebileceğimiz proje var. Bunlardan biri de cephesindeki çelik iskelete takılı şişme yastıklarla dikkat çeken Media-Tic binası. Bir medyatek binası olarak kütüphane, çalışma odaları ve kafe gibi birçok işlevi bir arada bulunduruyor.

 

Teatre Nacional CatalunyaGörkemli bir Yunan tapınağı biçimindeki tiyatro binası mimarlıkta postmodernizme örnek teşkil ediyor.

 

Forum ve Torre Diagonal: Forum bölgesine giderseniz 2004’teki forum için İsviçreli mimarlık ofisi Herzog de Meuron tarafından yapılan eşkenar üçgen biçimindeki forum binası ve high-tec görünümüyle Torre Diagonal ofis binasını yan yana görürsünüz.

 

Bir apartman: Japon mimar Toyo ito’nun bu güzel cepheli apartmanı Gaudi’nin Casa Mila’sının hemen karşısında yer alıyor. Dalgalı formlar Gaudi mimarlığına gönderme olsa gerek.

 

Barselona Pavilyonu: Barselona’da düzenlenen 1929 dünya fuarı için Almanya pavilyonu olarak Mies van der Rohe tarafından tasarlandı. Modernist mimarinin en başta gösterilen örneklerinden biri olarak tarihteki yerini aldı. Öyle ki bina fuardaki tüm pavilyonlarla birlikte yıkılmasına rağmen, 1986’da aslı gibi yeniden inşa edildi. Sade ama güçlü ifadesi, kütledeki dolu - boş dengesi, malzemelerin uyumu, su öğesi ve heykel kullanımıyla görülmeye değer bir mimari anıt. Yine Mies tarafından tasarlanan ikonik ‘Barselona sandalyesi’ de içeride duruyor.

 

Arena: Espanya meydanında yer alan oryantalist tarzdaki eski boğa arenası yeniden düzenlenerek alışveriş merkezine dönüştürülmüş. Terasında 360 derece şehir manzarası var.

 

Bunların dışında görülebilecek diğer yapılar: Barceloneta Market, MACBA, Fundacio Joan Miro, Porta Fira olacaktır. Kategorik olarak mimarinin dışında da olsa görülecek çağdaş yapıların arasında bazı heykelleri de saymakta fayda var: Mimar Frank Gehry’nin Barcelona Fish’i, mimarının ismini taşıyan Torre Calatrava, ünlü pop art sanatçısı Roy Lichtenstein’in Barcelona Head heykeli, Barselonalı sürrealist Joan Miro’nun eseri Dona i Ocell ve Barceloneta plajındaki Homenatge a la Barceloneta mutlaka görülmeli. Sokaklarda gezerken karşınıza çıkıverecek ilham verici diğer heykeller de cabası.

 

 

 

 

BLOGGER

Mesut Öztürk
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET