SOKAKTA - AMSTERDAM

Haarlemmerstraat'IN HİKAYESİ

Bazen şehirleri mahalle usulü geziyorum. Adı, duygusu ya da internette okuduğum çok kahvenin, bol sanatın ve sanatçının, akşamları renkli insanların olduğu bir bölge yazısı hoşuma gidebiliyor , hadi diyorum, şuraya bir göz atalım. Bazen o bilgiler çok eskide kalmış, mekanlar çoktan turistler tarafından keşfedilmiş, gizli saklı halini kaybetmiş duruyor; bazen de saatini yanlış seçmiş, erken varmış oluyorum. Beklemem gerekiyor.

 

Bu yüzden Amsterdam'da mutlaka Haarlemmerstraat' da yürüyün, seveceksiniz önerilerini deftere not ettiğimde, tren garının dibinde olması nedeniyle treddütler içindeydim. Ama, araştırmacı-meraklı ruhum sağolsun giriş yaptım. Sonu, beklediğimden güzel geldi. İşte size, eğer dükkanlarında vakit geçirmezseniz (ki bu namümkün) yirmi dakikada yürüyebileceğiniz güzel bir caddenin hikayesi.

 

Bistrot Neuf: Jordaan yerlilerinin pek sevdiği bu Fransız bistrosuna gitmek isterseniz, yer ayırtmanız gerekiyor. Menüsünde kuşkonmaz, çılbır yumurta, maydanoz, keçi peyniriyle gelen salatanın yanında Riesling şarap; dana buğulamaya eşlik etmek için de Cote Challonnaise içmeniz öneriliyor. 

 

Dampkring: Kendisi aslında bir Coffeshop olsa da, ortamı görmek için on dakika oturdum. Amsterdam'da içtiğim en güzel naneli çay (sıcak suya bol taze nane dalı koyma usulünde yapılmış) ve otururken kulağıma iyi gelen müzik burada.

 

Caulils: Sandviç, evlere servis, şarküteri, ufak yemekler, gurme ekmekler yapan Caulil’s; isterseniz deniz ürünleriyle dolu tabaklar, salatalar, peynir-salam tahtaları için kişi başına 24,50 Euro’dan grup siparişleri de alıyor. Olur da bir ev tutmuşsanız, bir öğün buradan beslenmek lazım.

 

Teabar: Yüz çeşit çay, tonlarca çaydanlık, ondan daha da fazla süzgeç. Çay delileri için cennet.

 

Typique: Arkasındaki makinalarda baskı yapan, yaptığı kartları tanesi 3 Euro’dan satan bir adamla tanıştım. Bana son 30 yıldır aynı dükkanda, bu işi yaptığını söyledi. Eskiden kitap basarmış, şimdi dijital teknoloji sağolsun, o da bitti dedi.

 

Stout: Sabah kahvaltısında omlet sevene,öğle açlığında sandviç adına, akşam vakti trendy, hip restoran arayana, durak Stout. Şarap listeleri de Amsterdamlılar arasında çok seçenekli olarak biliniyor.

 

Bitmedi. Elbise dükkanları, ayakkabıcılar, bol bol graffiti, ellerinde pazar torbalarını çekiştiren insanlar, Amsterdam'a gelenleri taşıyan tren rayları, sessizlik var bu sokaklarda. Bitirip de aynı yoldan dönmeyeyim diyerek bir arka soğağa geçerseniz, her gün pazardan topladığı ürünlerle akşam yemeğini hazırlayan Bloesem çıkacak karşınıza. Ben yiyemedim, siz yiyip de anlatın.

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET