SOKAKTA - HAMBURG

HAMBURG MAHALLELERİ

ALTONA: Eskiden Türkler’in mahallesi olarak bilinen, Fatih Akın’ın yaşadığı ve filmlerini çektiği bu bölgeye gitmek için Altona durağında indikten sonra Ottensen yönüne, haritadan daha kolay bulmak istersen Friedensallee, Behringstrassee arasındaki sokaklara yönelmen ve kaybolmaya ayarlanman gerekiyor. Kaybolmaktan kastım: yönünü unut. Dükkanlar, meydanlar, restoranlar arasında yürümene bak. Burada İstiklal Caddesi’ni andıran, araba geçişine yasak dar yollar ve ilgini çekecek pek çok vitrin var.

 

 

ST. PAULİ: St. Pauli durağında indiğin anda karşına direk takımın stadyumu çıkacak. Eğer olur da maçına denk gelirsen mutlaka git çünkü hayatında başka hiçbir yerde karşına çıkmayacak bir deneyimin merkezindesin. St. Pauli taraftarı politik ve aktivist olmasıyla biliniyor. Her türlü azınlığın yanında duruyorlar. Mülteciler buraya kabul edilir pankartlarını , siyah-kahverengi formalarını görmüş biri olarak söyleyebilirim ki St. Pauli’liyim. Devre arasında Depeche Mode çalması, bir zamanlar Avrupa’nın ilk homoseksüel başkanına sahip kulüp olması, stadyumu aydınlatmak için rüzgar enerjisiyle faydalanan santralleri kullanmaları, vejeteryenler için kurdukları özel mutfaklar, çocukların aileleriyle girebileceği sigara içilmeyen tribünler de St. Pauli’liyim demene sebep değilse, tavsiyem Budapester ve Holsten caddeleri arasında kalan sokaklarda yürümen, duvar resimlerine, sloganlara hayranlıkla bakman.

 

JUNGFERNSTEIG: Yeni binalar, Gucci, Prada, Mango, Apple gibi sadece girmek ya da alışveriş yapmak isteyeceğiniz dükkanlar, takım elbiseleriyle bisiklete binen ya da Alster Gölü çevresindeki kaldırımlarda öğle yemeğini yiyen insanlar hep bu bölgede takılıyor. Neuer Wall ve Alter Wall arasındaki köprülerde bir tur atmak, enfes manzara fotoğrafları yakalamak gerek.

 

STERNSCHANZE: Sternschanze veya Gertigstrasse durağında indiğinde karşına çıkacak bu bölge şehrin en yeni gelişmiş, canlı sokaklarının olduğu yer. Burada çok pahalı ayakkabıcıları, camları kırık olarak sık sık göreceksin çünkü henüz kentsel dönüşümünü tamamlamış değil. Ama bu seni korkutmasın. Vandalizmden çok kapitalist sisteme karşı bir tür başkaldırı. Yine en iyi sokak yemekçileri, lokaller, sabaha kadar açık barlar da bu bölgede.

 

HAFEN CİTY: Limanda eski yıllarda depo olarak kullanılmış pek çok yapı yenileniyor ve Hamburg’da modern, yaşamaya hazır, üniversitesi, dükkanları, müzeleri, otelleri olan yepyeni bir bölge yaratılıyor. Hafen City’deki minyatür müzesini Bahar, 25 Hours Otel’in restoranını Hazal kendi yazılarında anlatıyor olacak ama biz gökyüzünün renklerini görmek, denizin rüzgarını hissetmek için Hafen City’e gitmelisin diyerek listemize aldık.

 

SPEİCHERSTADT: Dünyada ahşap kazıklar üzerinde kurulmuş en eski ambar bölgesi olarak bilinen Speicherstadt 1883-1927 yılları arasında yapılmış. Yapılma amacı ise vergiden muaf bir alan yaratmak. Neo-gotik tarza kırmızı tuğlalar kullanılarak inşa edilen bu kompleks şimdi Alman Gümrük Müzesi, Afgan Müzesi gibi pek çok kültür-sanat meskenine de ev sahipliği yapıyor.

 

Merkeze uzak, görülmeye değer yerler…

 

1. Harvestehude ve Rotherbaum’daki art nouveau tipi binaları için Eimsbüttel

2. Şehrin yakın bir tarihte popüler olacak mahallesini keşfetmek isterseniz Wilhelmsburg

3. Son zamanlarda homoseksüellerin taşındığı, bir iki yıl içerisinde yeni açılacak dükkanlar, gastro-pub’lar ve restoranlarda zenginleşecek sokaklarda kaybolmak istersen St. Georg

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET