SOKAKTA - Şangay

Hayaller Şehri: Şangay

Şangay, uzakdoğunun New York’u, hayaller şehri, uyumayan şehir, ışıklar şehri…Şangay’ın tanımı herkes için farklı ama kesin birşey varsa o da bu şehir hafızalara kazınıyor... Hem Çin’in kalbi hem de Çin’den bir o kadar uzak. Hong Kong gibi kimliğini kaybetmiş bir şehir değil. İsterseniz eski Çin evlerinin olduğu mahallelerde Şangay ve Çin kültürünü sonuna kadar yaşarsınız ama bir adım ötede de rengarenk ışıklandırılmış gökdelenleri ile bambaşka bir dünyaya adım atarsınız, zamanda yolculuk gibi…hem yerellerle arkadaşsınız hem de 290bin yabancının yaşadığı bu şehirde dünyanın her yerinden gelen arkadaşlarınız var. Bu yüzden sürekli öğrenme modundasınız, bu da sizi canlı tutuyor.

Peki ben nasıl geldim ve herşeyden önce neden burayı tercih ettim? Uzakların ve farklılıkların yaratıcılığı ve insanın içinde saklı kalmış yetenekleri gün ışığına çıkardığına inanıyorum. Ayrıca klasik konfor alanından dışarı çıkmak istemenin yanı sıra hakkında hiçbir şey bilmediğim bir yerde olmak ve herşeyi yeni baştan sanki yeni doğmuş bir bebek gibi öğrenmekti isteğim. Çin’i kafaya koyup 6 ay sonra Şangay’a doğru yola çıktım. Düşünsene koskoca şehirde bir kişiyi bile tanımıyorsun, dili ve kültürü bilmiyorsun ama yine de adım atıyorsun. Hayat böyle anlarda şekilleniyor.

O günden bugüne 4 yıl geçti ve neler olmadı ki Şangay’da... evsiz kaldım, parasız kaldım, trafik kazası geçirdim ama zorluklardan doğan ilham ile yukarıda bahsettiğim gibi içimdeki girişimciyi keşfedip yurtdışında yabancılar için komşuluk platformumu kurup Asya’nın 4 büyük şehrine de yaydım. Bu sayede Uluslararası Mükemmeliyet Ödülü’ne aday gösterildim ve akabinde TEDx Çin’de konuşma yapan ilk Türk oldum. Komşularla buluşmalarımız sayesinde Şangay’ın 11 bölgesini adım adım gezdim ve sizlere 15 Maddede Şangay’ı tanıtmak isterim!

 

1.Ne zaman gelmeli? Yazın buraya gelmeyin buharlaşırsınız, nem çılgın seviyelerde. Bu sene sıcaklık nemle birlikte 50 derece olarak hissedildi. “Dubai’ye gittim, orası 60 dereceydi” demeyin orası kuru iklim, arada çok fark var. Kapıdan çıktığınız anda saunaya adım atıyorsunuz demek daha doğru olur. Kışın da gelmeyin nemle birlikte soğuk kemiklerinize kadar işler, kat kat lahana gibi dolaşmanın keyfi pek yok, ayrıca kışın hava kirliliği daha yüksek boyutlarda oluyor.vGelinecek en güzel mevsim Sonbahar, o zaman gelemezseniz de İlkbahar, gerçi ilkbahar da genelde yağmurlu geçiyor ama romantik bir görünüme kavuşuyor şehir.   

 

2.Şehir içinde toplu taşıma mı yoksa taksi mi? Şangay, dünyanın en uzun metrosu ünvanını elinde bulunduruyor, gerçi Tokyo ile yarışıyorlar ama Şangay’da her yıl yeni bir hat açılarak yeni duraklar metro sistemine katılıyor. Burda yerin altında adeta başka bir dünya var, alışveriş merkezleri ve çok sayıda farklı sokaklara çıkan sayısız çıkışlar ile yürü yürü bitmiyor. Şehrin bir ucundan diğer ucuna metroyla gidebiliyorsunuz. İki saatini metroda geçiren arkadaşlarım var, kitabını okuyan, örgüsünü ören, makyajını yapan, dizisini seyreden, uyuyan ve pek tabi maillerine işe doğru yoldayken cevap verenler çünkü metronun bir güzelliği de bedava wifi olması. Metro dışında otobüsler de son derece yaygın. Hem normal otobüsler hem de elektrikli otobüsler kullanılmakta. Taksiler diğer büyük şehirlere kıyasla ucuz. Eskiden sokakta el kaldırarak taksi durdurmak kolaydı şimdi ise taksi aplikasyonlarından dolayı herkes telefondan taksi çağırıyor dolayısı ile taksicilerin de en az 2 telefonları oluyor ve yolda taksi durdurmak gittikçe zorlaşıyor. Bir de farklı renkte taksiler var tabi, kırmızı olana binmeyin derim, hem daha kabalar hem de gece saatlerinde fazla fiyat ödemek zorunda kalabilirsiniz.Taksicilerin çoğu İngilizce konuşmuyor, gideceğiniz adresi mutlaka büyük şekilde Çin karakterleri ile yazılı alın, bastırın, yazdırın.Motor taksiler son derece yaygın ama kaskınız olmadan ne yazık ki çok da güvenli değil. Buna ek tuktuklar var, metro çıkışlarında otobüsün ulaşmadığı yerlere sizi 3 tekerle ulaştırırlar. Şehri keşfetmenin en güzel yolu ise bisiklet paylaşım platformlarından birine girip, bisikletinizle şehrin sokaklarında pedallamak.

 

3. En güzel gün doğumu nerden izlenir? Bund’ın kuzeyindeki anıtın önünden ya da yüksek bir apartmanın çatı katından.

 

4. Yemek Alışkanlıkları: Buraya gelecekler “bizim damak tadımıza uygun hiçbir şey yok” diye şikayet etmeye gelmeyin nolur. Zaten farklı kültürleri görmenin amacı da bu. Sabah tavuk ayağı yiyenden noddle hatta böcek yiyene kadar herşeyi görebilirsiniz. Çok yerel mahallelerde hamurlu, bizim pişiye benzer sabah kahvaltıları yapılır ve insanlar sıraya girer, genelde bunları yoldayken yerler, yani alıp götürmelik. Çinlilerin çoğu beyaz peynir yiyemiyor, bünyeleri laktoza alerjik ve alışık olmadıkları için de gariplerine gidiyor. Öğlen yemeklerinde noddle yine önemli yer tutar ama domuz eti nerdeyse herşeyin içinde var, kendisi yoksa yağı kullanılıyor. Domuz eti diğer etlere oranla çok ucuz olduğu için yerel halkın almaya gücü yetiyor. Önünüze noodle çorbalardan gelirse yüksek ihtimal domuz suyuna yapılmıştır. Ben domuz yemiyorum, o yüzden ilk yıl baya zorlanmıştım, ekmeğin içinden bile domuz eti çıkıyordu ama şimdi ayırt edebiliyorum. Helal restoranlar var ve üzerinde yazıyor. Türk restoranları da var ve sayısı gittikçe artıyor ama bazı tatlılar Çinliler'in damak tadına göre yapıldığı için aynı tadı vermiyor. Akşam yemeğini genelde erken yiyen bir millet 5-6’da yemeklerini yiyip bitiriyorlar. Çinliler genelde yuvarlak masa etrafında yemek yerler ve paylaşma kültürü olduğu için de ortaya tonla yemek söylerler. Hepsini bitiremeyip kalkarlar ama amaç aslında gösteriş yapmak. Bu son zamanlarda çok dikkat çekti hem yerli hem yabancı basında ve dernekler bununla ilgili harekete geçip çalışmalarına başladılar. 

 

5. Kahvaltı seçenekleri? Kahvaltı için French Concession denilen Fransız Bölgesi’ndeki cafeleri tavsiye ederim hem menüleri hem de dekorları ile yabancı ve yerli halkın gözdesi.

 

6.Gün Batımını Nerde Geçirmeli? Gün batımını izleyebileceğiniz en iyi yer Bund’da yer alan Hyatt Hotel’in çatı katındaki Vue Bar ya da hemen karşı kıyıda Luijiazui’deki Şişe açacağına benzeyen binadaki Hyatt Hotel’in barıdır.

 

7.Gece hayatı Şangay için ışık şehri dedik, işte ışıkları görebileceğiniz en güzel iki mekan: Bar Rouge ve M1nt. Bunlar Bund bölgesinde ve manzarası ve müziği ile insanı adeta büyülüyen mekanlardır.

 

8.Parklar ve Spor: Şangay’a geldiğiniz zaman mutlaka erken uyanmaya çalışın ve o filmlerde gördüğünüz dövüş sanatlarını yapan Çinlileri aksiyon halinde izleyin. Bunlar genelde yaş olarak 40 üstü Çinlilerdir ve Tai Chi’den Kungfu’ya ve dansa kadar türlü performans sergilerler, bu onların sabah sporu bu arada:) Bunları görebileceğiniz en iyi yerler parklar, Bund ve Doğu Nanjing Caddesi’dir.

 

9.Şangay’ın En Hip Bölgesi: M50, grafitilerle kaplı tam bir sanat bölgesi, sanat bölgesi olmasının bir avantajı da buraya hipsterları çekmesi. Graffitiler her hafta yenileniyor, her bir grafiti bir öncekine cevap olarak bir başka sanatçı tarafından yapılıyor ve bir hafta bekleyip diğer bir sanatçı geliyor ve kendi cevabını duvara bırakıyor. Hip bölgelere bir de French Concession’ı ekledik mi tam olur.

 

10. Şehrin Dokusu: Burası eskiden Fransız sömürgesi olduğundan Fransızlar üşenmemiş taaa Fransa’dan ağaç getirip French Concession dedikleri bölgeyi ağaçlarla donatmışlar. Caddeler karşılıklı ağaçlarla kaplanmış ve Şangay’ın diğer bölgelerine kıyasla bambaşka bir havası var. Sadece ağaçlar değil tabi, o dönemden kalma tarihi Fransız binaları banka ve kamu kurumlarına dönüştürülmüş ve Bund boyunca binalardaki Fransız esintilerini görmeniz mümkün, akşam olup ışıklar gelince daha da güzelleşiyor. Tarihi dokusu olan bir şehire yaşamak son derece keyifli sizi alıp götürüyor. Bu binalara geleneksel Çin evlerini, gökdelenlerini de ekleyin ortaya harika bir doku çıkıyor.

 

11.Topluluklar: Şangay’a geldiğinizde gerek turistik gerekse de yaşamak için olsun oradaki insanlarla iletişim içinde olmanız çok önemli. Şangay’da business networking toplulukları çoğunlukta. Bu anlamda kurucusu olduğum ( sırf kendim kurdum diye demiyorum:) ) Şangay’daki en büyük topluluk http://www.expatneighbors.com. Dünyanın her yerinden buraya okumaya, çalışmaya gelen insanlar komşuları ile tanışıyor. Gelen gezginleri de bize katılıp burda yaşayan komşularımızla iletişime geçerek Şangay’a dair daha güzel tecrübeler yaşıyorlar. www.expatneighbors.com

 

12. Etkinlikler: Şangay’da her gece bir sürü etkinlik var ama en güzeli müzik ve sanat festivalleri bunlar hem sonbahar hem de ilkbaharda yapılmakta. Ayrıca Çinlilerin kendi festivalleri de var, dragon bot, ay keki festivali, çocuklar festivali gibi…Buna ek olarak Şangay yakınlarında yer alan yerleri ziyaret ettiğinizde kaya tırmanışlarından, 4*4 kullanmaya, paraşütle atlamaya, okçuluğa kadar bir sürü aktiviteye katılmak mümkün.

 

13. Nerelere gitmeli? Şangay’da yaşayan yabancılar(turistlerin değil) eskiden Yonkang Lu denilen karşılıklı barların oldugu bir caddede takılıp sosyalleşirlerdi ancak semt sakinleri rahatsız olduğu için cadde kapatıldı ve şimdi yabancılar her tarafı kameralarla izlenen Found 158’deki restoranlarda toplanıyorlar. Bunun dışında, Jing an, Huangpu kesinlikle ziyaret edilmesi gerekren bölgeler.

 

14. Alışveriş: Burda Taobao diye bi e-ticaret sitesi var, herşeyi bulmak mümkün hem ucuz hem de en kısa sürede verdiğiniz adrese getiriyorlar, hatta bu siteden kutu kola söyleyen bile oluyor. Onun dışında sahte pazarlar var, herşeyin sahtesini satıyorlar ve kapısında da güvenlik görevlileri var yani burda bunlar normal kabul ediliyor.

 

15. Moda: Burda herkes her telden çalıyor ama şöyle bir gerçek de var, en yok artık dediğiniz şeyler bir anda akım haline gelebiliyor. İki sene önce tek tel halinde kafaya takılan anten gibi duran çiçek tokalar çıktı ve kısa zamanda erkek kadın demeden herkes takmaya başladı. Kadınlar genelde yazları çok kısa şortlar ya da elbiseler giyerler ama bu son derece normal kimse dönüp bakmaz. Ama dekolte görmek o kadar yaygın değil. Yaz oldu mu Çinli amcalar yollarda t-shirtleri yukarı doğru sıyırıp yürürler, hatta boxerla sokağa çıkan bile var, buna pijamanın da sokak kültüründe önemli bir yeri olduğunu söylemek lazım ama bunlar genelde 40 üstü Çinliler'de gördüğüm bir durum.

 

16. Haftasonu kaçamakları: Çin raylı sistemlerde son derece ileri…hem normal trenleri hem de hızlı trenler ile şehirler birbirine bağlanmış. Haftasonu kaçamağı için Suzhou, Hangzhou gibi yakın şehirler varken Şangay’ın uzak bölgelerindeki su kasabalarına da gitmek mümkün. Aynı zamanda Moganshan ya da Xinchang’ın bambu ormanları ile kaplı doğasında vakit geçirebilirisiniz. Bir seferinde Çin’in en güzel pirinç tarlalarından birini görmek için 10 saatlik yol yapıp 1 gece kalıp ertesi gün aynı şekilde gelmişliğimiz var. Bulunduğum coğrafyadan dolayı komşu ülkelere de uçuşlar son derece makul. Haftasonu için Japonya, Kore, Taiwan, Hong Kong yapıp geliveriyosunuz, harika değil mi.

 

 

 

BLOGGER

Evrim Kanbur
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET