GEZİNTİDE - VİYANA

KAYMAYA KAYMAYA KAYMAYA GELDİK!

Siz kardan adama havuçtan burun yapanlardan mısınız, eve kartopu getirip annesinin ensesinden içeri atanlardan mı, yoksa kar yağsa da okul tatil olsa diye bekleyenlerden mi? Her halükarda kar mevsimi geldi. Bu ayın yazısı, o şiirsel beyazlığı sevenler için. Kayağınızı, kızağınızı, snowboard’unuzu toplayın. Şimdi dağlara gitme vaktidir!

 

İTALYA VE AVUSTURYA ÖNERİLERİ ELİF'TEN

 

İtalyan usulü Val Gardena

 

Val Gardena (Almanca: Gröden İtalya'nın kuzeyinde, Dolomitler’de bir vadi. Milano’dan trenle Bergamo Havaalanı’na gelerek buradan kalkan otobüslerle 3.5 saatte dağa ulaşmak mümkün. İtalya dediğime bakma, Güney Tirol'de yer alan bu bölge, 2. Dünya Savaşı'na kadar Avusturya topraklarına aitmiş. Bu nedenle neredeyse bütün tabelalar Almanca. Yani Val Gardena değil de Gröden tabelası görürseniz şaşırmayın. 

 

Val Gardena’nın en büyük özelliği inanılmaz manzaraları. 83 lift ve toplam 175 kilometrelik pistte geçerli skipass’ın (kayak kartı) haftalık ücreti yaklaşık 250 Euro. Öyle çok lift ve pist var ki haritasız kaymak mümkün değil. Bu liftlerin çoğu birbirlerine bağlanıyor ve çok uzun. Ara vermek istediğinizde, 10.5 kilometrelik pistin ortasında yer alan Cafe Val d’Anna’nın terasında dinlenebilirsiniz.

 

Birbirine bağlanan bu pistler sayesinde dağın etrafını gezdiğiniz rotaya ‘Sellaronda’ deniyor. Her liftten en fazla bir kere çıkıp, dağın etrafını turlayarak inanılmaz manzaralar eşliğinde kayabilirsiniz. Sellaronda’nın ortasında Emilio Comici adlı balıkçıyı tavsiye ederim. Sellaronda rotasının üzerinde Marmolada adlı bir de buzul yer alıyor. Dolomitler’in yaz kış karlı olan bu en yüksek tepesine çıktığınızda, eğer hava da açıksa, Venedik’i görmek mümkünmüş.

 

Konaklama için en hesaplısı otel yerine evde kalmak. Ama kayaktan sırtı ve beli ağrıyanlar için güzel termal banyoların olduğu oteller de var; özellikle de Ortisei bölgesinde. Epey rahatlatıcı olabilir. Otelde kalmak için gitmeseniz de, Mar Dolomit’de yemek yiyip ardından Siglo’da eğlenebilirsiniz. Bu bölgede mutlaka balkabağı çorbası ve lazanya yemeli, üzerine limoncello shot’la espresso içerek İtalya macerasını sona erdirmelisiniz.

 

Avusturya’da St. Anton

St. Anton, Avusturya'nın en dağlık bölgesi olan Tirol Alpleri’nde; Arlberg Dağı’nda yer alan bir köy. Kayak sonrası partileri ve birbirinden iyi pistleriyle ünlü bu köye gitmek için İstanbul'dan Münih'e uçmak, oradan da trene ya da taksiye binmek gerekiyor. Avusturya’da kayağa gitmek çok lüks bir aktiviteymiş gibi gözükse de, eğer erken ve doğru planlarsanız Türkiye'deki herhangi bir kayak merkezinden çok daha uygun fiyata tatil yapmanız mümkün.

 

Arlberg Dağı’ndaki Lech, Zürs, St. Anton gibi farklı bölgelerin hepsinde geçerli toplam 280 kilometre pist, bolkar ve snowpark gibi tesisleri kapsayan 180 kilometrelik skipass'ın haftalık ücreti 260 Euro. Konaklama için en mantıklı seçenek ev ama ev ararken elinizi çabuk tutmanız lazım. 2-3 sene sonrası için bile dolu apart oteller var.

 

24 - 26 Ocak tarihlerini not alın. Çünkü kayakseverler bu tarihlerde Avusturya- Kitzbühel’de bayır aşağı yarışlarını izlemek için buluşuyor. Siz ister yarış bitiminde The Londoner Pub’da kazananları selamlayın, ister önümüzdeki yıl aday listesine adınızı yazdırın. Ama mutlaka bu olaya tanık olun.

 

 

Elif’in yapılacaklar listesi!

 

1. Kızakla Nassereinbahn’a çıkın… Virajlardan oluşan bu pist oldukça uzun, aşağı inmek 15-20 dakika sürebiliyor. Sanırım hayatımda yaptığım en eğlenceli aktivitelerden biri. Kızak pistinin sonunda ateşin etrafında oturup, biraz önce döndüğünüz viraja uçarak girenleri izlemek de çok keyifli.

 

2. Mooserwirt’te partilere katılın… Hava kararınca Mooserwirt çok enteresan oluyor. İsterseniz içerde, isterseniz dışarıda karlar altında tepinin ne olursa olsun bir şekilde St. Anton’un bu ünlü kayak sonrası partilerine katılın. Öyle topuklu ayakkabı ve abiye giysiyle gelinecek bir kulüp değil burası. Kot pantolonla bile uzaylı gibi görünürsünüz. Ne kadar sportif o kadar iyi.

 

3. Yerel lezzetleri tadın… Üzeri pudra şekerli az pişmiş hamur parçaları ve yanında reçelle yenilen geleneksel Avusturya tatlısı Kaiserschmarrn. İçine şehriye yerine krep parçaları konarak yapılan çorba Knödelsuppe. Çeşitli baharatlar ve meyvelerle hazırlanan Alman ve Avusturyalıların ünlü sıcak şarabı Glühwein, mutlaka denemeniz gereken bir lezzet. Pistlerin ortasında yer alan Ulmer Hütte’de (www.ulmerhuette.at) güneşe doğru yerleştirilmiş ahşap masa ve banklarda ızgara sosis ve bira keyfini atlamayın. Pizzeria Pomodoro ve Bodega Tapas’ta (Dorfstraße 40) bir akşam yemeği de atlamamanız gereken lezzetlerden.

 

4. Ekipmanı takviye edin… Dorfstrasse’de Avusturya’ya özgü hediyelik eşyaların yanı sıra indirimli kayak ve snowboard ekipmanı satan mağazalara göz atabilirsiniz.

 

5. Komşu köyleri ziyaret edin… Zürs’ün inanılmaz manzarasının tadını çıkarmak için Seekopf Bergrestaurant’ta (Ski Zürs AG) bir öğle yemeği yemenizi öneririm. Lech, St. Anton ve Zürs’e göre daha zengin bir bölge, hatta dünya sosyetesinin kayak yaptığı merkez olarak biliniyor. Lech’de kaydıktan sonra Haus Sonnenberg'un  önündeki masalarda; açık havada da yemek yiyebilirsiniz. Buradaki Bergbahn Lech-Oberlech Lifti, dünyanın ilk liftlerinden olabilir. Çok eski, çok nostaljik. 

 

6. Rendl bölgesinde kayın... Rendl’in aşırı uzun olmayan pistleri snowboard için de çok uygun. Çok güzel manzaralı Rendl Panorama Bergrestaurant’a da uğrayabilirsiniz.

 

 

FRANSA- İSVİÇRE TARAFLARI

 

Kışı kayarak geçiren ahbaplara sorduğumuzda “Chamonix, Fransa’nın en iyisi” diyorlar. 16 kilometre uzunluğundaki vadide; Mont Blanc’nın eteklerinde kaymak büyük zevk. Kalmak için Vagabond’da bir yatak kiralayıp sizin gibi kar aşıklarıyla tanışabilir, geceleri Chambre Neuf’te yerel grupları dinleyebilirsiniz.

 

İsviçre – Verbier, kaymayı hobi olarak yapan, daha çok sosyalleşmeyi sevenlerin merkezi. Eğer seyahat için bütçeniz varsa The Lodge’da, daha ekonomik bir seçenek için Hotel Farinet’de oda ayırtmanız lazım. Sosis-bira ikilisi için mekân Cabane Mont-Fort olacak.

 

İsviçre – Mürren, yabancılar ve turistler tarafından henüz keşfedilmemiş bir rota. 22-25 Ocak arasında yapılan Inferno yarışlarına  bu yıl katılım bitti. Ancak dilerseniz, seneye başvurunu yapabilirsiniz. Hotel Eiger size yataklık, Hotel Jungfrau’nun içindeki Gondel ise, barlık yapacak.

 

İsviçre – Beckenried, Alpler’le çevrili bölgedeki bir diğer önemli kayak merkezi. 40 kilometrelik pistte, 14 liftle hizmet veren Beckenried, Zürih’e bir saat uzaklıkta. 2 bin 220 metrelik dağdan kaymanın zevkini tadacağınız Flumserberg ise bir diğer önemli merkez. Başlangıç ve ileri seviyede pist imkanları bulunan Engelberg ise özellikle snowboard yapanlar için ideal.

 

BEYRUT VE BATUM'U DA LİSTEYE ALIN!

 

Avrupa yerine kendinizi doğunun limanlarına atmak isterseniz Beyrut’taki Mzaar Dağları’na da kaçabilirsiniz. 18 liftle, tam teşekküllü olarak kurulmuş Mzaar, yeni başlayanlar için de ideal pistler sunuyor.

 

Hazır vize yokken Batum’a uçmak, oradan da 74 kilometre uzağındaki Gomarduli’ye gitmek de bir başka seçenek. Snowboard’cılar deniz seviyesinden yaklaşık 1500 metre yukarıda olan Kharis Satsoli Tepesi’nden aşağı kaymanın harika olduğunu söylüyor.

 

 

SARAYBOSNA'DAN İKİ ÖNERİ

 

Jahorina ve Bjelasnica: 1984 Kış Olimpiyatları’nın yapıldığı Jahorina ve Bjelasnica, Saraybosna’ya 20-25 dakika mesafede bulunuyor. Uygun fiyatlarıyla dikkat çeken bu iki tesis, Bosna’daki savaş ve sonrasında ülkenin yaşadığı ekonomik darboğaz nedeniyle ihmal edilmiş, ancak son yıllarda yeniden eski günlerine dönmeye çalışıyor. Dağda sosyal hayat olmaması nedeniyle, şehirde kalmak iyi bir alternatif olabilir. Yüksek kalite pistleri, misafirperverliği ve güzel yemekleriyle Jahorina ve Bjelasnica ekonomik bir seçenek.

 

 

TÜRKİYE'DEKİ PİSTLERİ KERİMCAN'A SORDUK

 

Uludağ: En eski, en popüler: Evliya Çelebi’nin Seyahatnamesi’nde adı Keşişler Dağı olarak geçen Uludağ, Türkiye’nin en popüler kayak merkezi. Bursa’nın merkezine yaklaşık 45-50 dakika mesafedeki milli parkın içinde yer alan Uludağ, özellikle hafta sonları İstanbul’a yakınlığı nedeniyle oldukça yoğun olabiliyor. İki bölgeden oluşan Uludağ Kayak Merkezi’nde, 1. bölgede daha kolay pistler, 2. bölgede zor ve dik pistler var. Son yıllarda ortak skipass uygulamasına geçtiler, böylece biri hariç tek biletle tüm liftleri kullanabiliyorsunuz.

 

Snowkite yapmak isteyenler Erciyes’e: Kayseri şehir merkezine 20-30 dakikalık mesafede bulunan Erciyes Kayak Merkezi, son iki senedir uygulanan geliştirme planıyla muazzam bir değişim göstermiş durumda. Açılan yeni pistler, kullanılan modern lift sistemiyle hem kapasitesi hem de pist kalitesi yükselen Erciyes, aynı zamanda Türkiye’de snowkite (board ve dev uçurtmaların kullanıldığı bir kış sporu) yapılabilen ilk ve belki de tek yer. Şimdilik Hisarcık, Tekir Kapı ve Hacılar isimli üç bölgeden oluşan Erciyes’te Develi bölgesinin de açılması planlanıyor. Tekir Kapı, tüm malzeme kiralayan dükkânların bulunduğu bölge. Diğer bölgelere kayarak kolayca geçmek mümkün. Hisarcık ve Hacılar ise orta ve zor seviye pistleriyle dikkat çekiyor. Lift ücretlerinin diğer merkezlerden çok daha makul olduğu Erciyes’e şehir merkezinden belediye otobüsü veya Develi minibüsleriyle ulaşabilirsiniz.

 

Sarıkamış’ın eşsiz kristal karı: Kars’a 55 kilometre uzaklıktaki Sarıkamış, Türkiye’de karın en bol olduğu merkezlerden. Tesislerin içinde bulunduğu orman nedeniyle çiğ tehlikesinin olmadığı Sarıkamış’ta kış sporlarıyla uğraşanların baş belalarından biri olan ‘ani bastıran sis’ pek görülmüyor. Sarıkamış Kayak Merkezi’nin en önemli özelliği ise bölgeye yağan kristal kar. Dünyada sadece İsviçre ve Sarıkamış’ta görülen kristal kar, yağdığı gibi kalıp sulanmamasıyla kış sporları yapmak için en uygun kar tipi olarak nitelendiriliyor.

 

Kartalkaya, İstabul'a yakınKartalkaya Golden Key otele girişinizi yapıyorsunuz. Sonrası cennet. Yedide uyanıp güneşin doğuşunu izlemek, tüm gün pistlerde kayak ya da snowboard yapmak, beşteki kapanış sonrasında SPA'da ya da dışarıya kurulmuş jakuzide güne veda etmek, kütüphanede arkadaşlara randevu vermek gerek. Burası alıştığımız standartların çok ötesinde, kayak yapmayanı karda yürüten, risotto ve taş fırında yapılmış pizzalarıyla mutlu eden otel.

 

 

İLGİNÇ KIŞ SPORLARI MI DEDİNİZ?

 

“Kayak, snowboard, snowkite ustasıyım, 2014’te yeni bir şeyler denemek istiyorum” diyorsanız işte size birkaç Zihnisinir fikir.

 

Karda polo: Bildiğiniz atların üzerinde sopalarla oynanan polo oyununun kar versiyonu kendisi.

 

Speed Flying: Önce kayakları ve paraşütü takıyorsunuz. Ardından sizi dağın tepesine helikopterle bırakıyorlar. Belirli bir süre uçtuktan sonra, dağa konuyor, önünüze ağaç, kaya filan çıktığında paraşütün yardımıyla uçarak atlayabiliyorsunuz. Bilgisayar oyunu gibi ama gerçek. Bu tehlikeli sporu Fransa - Mont Blanc’da yapanlar var.

 

Buzul tırmanışı: Profesyonel dağcıların son uğraşlarından biri de buzul tırmanışı. Mantık aynı, toprak yerine buzlara takıyorsunuz kancayı.

 

Skijoring: Eski zamanlarda köpek, at ya da motorlu bir araca  tutunarak karda hızlı hareket ederlermiş. Şimdi bu eğlenceli bir spor, hatta yarışma.

 

Buz yelkeni: Yok artık demeyin, bu da var. Yelkenliye kayakları takıyor, rüzgara kendinizi bırakıyorsunUZ. Amaç elbette kayalara çarpmamak.

 

Snowscooting: Bu da bisikletin kayak hali. Bisiklete biner gibi kullanılıyor ama pedalların yerinde kayaklar var.

 

SOÇI KIŞ OLİMPİYATLARI YAKLAŞTI

7 - 23 Şubat arasında Soçi’de Kış Olimpiyatları yapılacak! Artistik buz pateni, kayakla atlama ve snowboard duayenlerini yarışlarda izlemek için Trabzon’dan Soçi’ye kalkan direk uçuşlarda yerinizi şimdiden ayırtın!

 

 

 

BLOGGER

Elif Tanverdi
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET