DÜKKANDA - DUBAİ

KURTARILMIŞ HİPSTER BÖLGESİ

Dubai’de eksikliğini çektiğim şeyler listesinde #1 duvarlarda graffiti oldu tabii ki. Al Quoz Industrial area içindeki Al Serkal Avenue ve Gate Village restoranlarına gelenler bakınsınlar diye resimler sergileyen Ayyam’ı saymazsan sanat namına da pek bir şeye rastlamıyorsun. Arada bir Art Dubai açılıp koleksiyonerleri ve Avrupa devlerini şehre getiriyor ancak o da ışık ve su gösterileri gibi kısa süreli bir aktivite.

 

Gelelim diğer eksik kaldı göremedim konusuna #2: Avrupa’nın her yerinde çocukları, köpekleri, ipod’ları, kemikten siyah gözlükleriyle dolaşan, ellerindeki laptop, çizim ya da gitar çantalarında hayatlarının bütün anlamını taşıyan hipster’lar. İster Internet City’e, diler Media City’e bak, kendileri Dubai sınırlarına uğramamış olmakla ünlüler.

 

Ama allem ettim kallem ettim, ben freelance insanların, Radiohead, The Kings of Convenience, The Foals falan dinleyenlerin mekanını bulacağım, o da cennet olmayacak sadece dedim ve Pavillion kapısından içeri daldım.

 

Dışarıdaki havanın Kasım ayında 33 derece olmasını saymazsak, Mitte, Marais, Williamsburg’da olabilirim. İçerisi modern mimarinin son teknikleriyle dekore edilmiş. İnsanlar uzun masaların bir köşesinde, herkesin önünde iMac’leri açık olacak şekilde çalışıyor, sergilenen eserlerde bir halt olmasa da istek ve arzu var.

 

Geniş kanepelerden birine, yanımda İngilizce teknolojideki son gelişmeleri konuşan iki adamla, kütüphanenin arasına oturdum ben de. Karşımda kara tahtaya mekanın krokisi çizilmiş. Tamam. Dubai’de yaşıyor olsam bilgisayarım yanımda nerede günü geçireceğim sorunu da çözüldü. Artık huzurla bir drink almaya kaçabilirim.

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET