DÜKKANDA - MADRİD

MADRİD, HOŞGELDİK!

Madrid’e adımınızı attığınız andan itibaren Avrupa’nın hiçbir yerinde göremeyeceğiniz uyarıcı bir ışıkla karşılanmaya hazır olun. Kimi zaman Grand Via’daki gökdelenleriyle küçük bir Manhattan’ı, kimi zaman Malasana semtiyle Londra’nın Soho’sunu, gettolarına girdikçe de Yunan sokaklarını andırıyor bize. Çektiğim ilk fotoğraf karesine ait Madrid'in en işlek caddesi La Calle de Alcalà'yı arkama alıp yürüyorum. Fotoğraf karesine sığdıramadığım heybetli binasıyla bence dünyanın en iyi kültür merkezlerinden biri olan Cervantes Kültür Merkezi çıkıyor karşıma. Aşağı doğru indikçe İspanya’nın simgesi haline gelen uzun ve dev Kibele Meydanı gördüğüm en turistik meydan olarak hafızamda yer ediniyor. İlk günün heyecanı ile ne kadar yürüdüğümü inanın bilmiyorum.

 

Madrid iklimi bu dönemde çeşitlilik gösteriyormuş. Latin yarım adasının havası, Muson yağmurları gibi dehşet verici bir sağanakla bize hoşgeldiniz mesajını veriyor. Yemek ve dinlenme için iyi bir vakit olarak değerlendirdiğimiz yağmur iklimi yerine önümüzdeki günlerde bize eşlik edecek güneş tekrar çıkıyor. Ben bir şehri sevmeye önce insanlarından başlıyorum. İnanılmaz ama Madrid turistik bir şehir olmasına rağmen İngilizce bilen insanların sayısı bir elin beş parmağını geçmiyor. Ama insanlar çok pozitif ve sosyal oldukları işin size İspanyolca cevap vermelerine rağmen gayet açıklayıcı bir şekilde tarif verebiliyorlar. Yapılan bir araştırmaya göre İspanyolca’nın önümüzdeki 20 yıl içinde İngilizce’nin yerini alacağını biliyor muydunuz? Akşam güzel tapaslar eşliğinde şehrin neredeyse yarısını yürüyerek eve geri dönüyoruz. Yarını düşünerek uyumak güzel şey...

Madrid, alışverişi sevenler için ideal bir şehir. Grand Via üzerinde yer alan dünya markaları mass alışveriş için ideal görünürken daha lokal ve keşfedilmeye hazır dükkanlar Madrid'in Soho’su sayılabilecek Masalana bölgesinde bulunuyor. Dünyada yükselen erkek modası Madrid'de de oldukça popüler. Alışveriş yapılacak butiklerin çoğu Calle de Barquillo caddesi üzerinde toplanmış. Onu kesen Calle de San Lucas caddesi ve Calle de Santo Tome bu özel butiklere ulaşmak için bilmeniz gereken önemli adresler.

 

İşte favori butiklerim:

 

Ogaza (Barquillo 45): İspanyol kökenli eski bir marka olan Ogaza, mağaza içinde harika bir berber dükkanıyla hizmet veriyor. Tasarımlar ise gayet işlevsel bir trende sahip. Bence denemeye değer.

 

Barquillo (Barquillo 42): İspanyol markası adını üzerinde bulunduğu caddeden alıyor. Mono butik özenle seçilmiş harika parçalarla dolu.

 

Estacion Victoria (Santo Tome 4): Sanırım keşfedince mutluluktan en çok saçmaladığım butik burası. Vitrini ayrı mağazanın içi ayrı içindeki ürünler ayrı güzel. Eski bir kütüphaneden mağazaya dönüşen mağazanın işletmecisi bir Fransız. Tasarım ürünlerden ziyade daha çok ismi duyulmamış cool markalar bulabilirsiniz.

 

Armin Hildebrandt (Fernando 5 no 2): Dışarıdan mutlaka ilginizi çekecek bu butikte, ev eşyasından harika aksesuarlara kadar bir çok değerli parça burada.

 

Suenos Polares (Reyeros 10): Bu civarın minik ziyaretçileri için tasarlanmış harika bir butik. Kız ve erkek çocuklar için en cool kıyafetleri burada bulabilirsiniz.

 

Algıda seçicilik değil, gerçekten kadın mağazalarının azlığı çok dikkat çekici. İspanyol devi İnditex mağazalarını en küçük sokaklarda bile bulmak mümkün. Madrid'de vintage trendi tüm hızıyla devam ediyor. Calle Valerde caddesi ise vintage butiklerin toplandığı cadde. Bu caddenin 2 favorisi Biba Vintage ve Magpie. İçeride çok eski parçaların yanı sıra vintage olarak tasarlanmış yeni parçalarda bulmak mümkün.

 

BLOGGER

Ufuk Onur Tapan
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET