GEZİNTİDE - MARSİLYA

MARSİLYA'DA GEZERİKEN

 

Marsilya’da... diye başlayan ve içinde Vieux Port, Notre Dame de la Garde, Chateaud’if, Canebiere, Panier gibi turistik isimlerin geçtiği cümlelere zaten aşinasın, biliyorum. Onları unutma, aklının bir köşesinde tut…Ama onların yanına çok işine yarayacak şu bilgileri de ekle ki Marsilya seyahatin unutulmaz olsun..
 

Ulaşım

Akşam erken paydos etmesine rağmen gün içinde çok iş gören 2 hatlı metrosu, gıcır gıcır tramvayları ve bol seçenekli otobüslerine bir de kiralık bisikletler eklenince ulaşım problemi yok gibi. Tek bilet yerine makinelerden günlük ve 3 günlük pass-card almak daha ekonomik. Havaalanı ve merkezdeki St.Charles istasyonu arasında 8 Euro’ya özel otobüs servisi var gece yarısına kadar. Daha geç saatler içinse güvenilir yolcularla taksi paylaşmak en ekonomik yöntem..

 

 

Opera Marseille

Sezonu yakaladıysan küçük ama şık opera binasındaki temsiller için biletleri Espaceculture (42, La Canebiere)’den edinebilir ya da benim gibi daha gitmeden internet üzerinden satın alabilirsin. Opera ve bale ilgi alanında değilse birçok konser ve gösteri için de biletleri yine Espaceculture’den bulabilirsin.

 

 

Jardin du Pharo

Şehre tepeden bakacak, sokaklarını arşınlayacak, limanda yürüyeceksin ama bu parktan şehre bakmazsan aslında ne kadar etkileyici bir yerde olduğunu asla bilemeyeceksin. Onun için La Canebiere’ in köşesinden 83 no.lu otobüse binip Pharo durağında inerek buraya gelmeyi, şehre buradan bakıp aşık olmayı, manzaraya karşı bir kahve içmeyi ve Marsilya mavisinin fotoğrafını çekmeyi yapılacaklar listene eklemeyi unutma.

 

 

Vallon des Auffes

A) Küçük, saklı bir liman B) Şaşırtıcı bir sürpriz C) Anadolu Kavağı’nın Marsilya şubesi D) Hepsi. Yine 83 no.lu otobüsle, bu kez Vallon des Auffes durağında inerek ulaşabileceğin bu küçük liman kendini hemen göstermeyecek sana... Otobüsten inince ilk önce Lost dizisindeki dev ayak heykelini hatırlatan Port de l’Orient’i görüp etkileneceksin; sonra denizin ortasındaki İf adasını bambaşka bir açıdan görüp fotoğraflarını çekmek isteyeceksin…Ve o dar merdivenli yolun sonunda sürprizi keşfedeceksin…

 

 

Musee Grobet Labadie

Longchamp Sarayı’ndaki sanat koleksiyonu uzunca bir süre kapalı olacağına göre müze hakkını burada kullanabilirsin. Sarayın hemen karşısındaki bu müze evde en dikkat çekici şey, evin duvarlarına yayılan ve ev sahibesinin nasıl bir fantazi dünyası olduğuna dair düşüncelere sevkeder nitelikteki erotik içerikli minyatür tablolar… Müzeyi 3 Euro karşılığında dolaştıktan sonra tramvaya binip merkeze dönmeden önce köşedeki kafede saraya karşı 1.50 EUR’a bir kahve içmeyi de ihmal etme..

(140, Boulevard Longchamp)

 

 

Cours Julien

Kendisi en sevdiğim semt olur.. Merkezden metro ile ulaşacağın Cours Julien senin de en sevdiğin olabilir. Eğer bohem-burjuva ortamlarda kendini rahat hissediyor, küçük keşiflerle mutlu oluyor, şehrin yerlisi gibi takılabildiğin semtlerde huzur buluyorsan ve müzelerin yanısıra sokaklara taşan sanatın da müptelasıysan evet, burayı sen de sevebilirsin.. Yan yana sıralanmış küçük barlar, sedece belirli servis saatlerinde açılan restoranlar, vitrinlerde bambaşkayı arayanlara hitap eden keyifli dükkanlar ve kuytu köşelere daldıkça daha da güzelleşen duvar sanatları…İkinci el kitapçılar, plak dükkanları, sanat galerileri, dönemsel sergiler düzenleyen Palais des Arts ve Marsilya’nın Babylon’u Espace Julien’e de adres olan semtte hayat biraz geç başlıyor, unutma…

BLOGGER

Aydan Kumpas
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET