GEZİNTİDE - MİLANO

MİLANO YAKINLARINDA: COMO, CENOVA, PORTOFİNO

Kristof Kolomb’un doğum yeri Cenova... Milano’ya geldik, gezilip görülebilecek bir çok yeri tamamladık, başka gidebileceğimiz yerler neresi diyenlere güzel haberlerimiz var: Milano Centrale İstasyonu'ndan 1 buçuk saatlik, aktarmasız yolculuk ile İtalya’nın kuzeyinde yer alan, Kristof Kolomb’un doğum yeri ve aynı zamanda bir liman şehri olan Cenova’ya varmak mümkün. Cenova’ya vardıktan sonra vaktin dar ise zorlu bir karar seni bekliyor: Cenova’yı gezmek, tatmak, dolaşmak veya şarkılara konu olmuş Portofino ve Cinque Terre’ye doğru yola çıkmak.  Cenova, genel havası itibari ile İtalya’nın diğer liman şehri olan Napoli’ye benziyor. Cenova Piazza Principe İstasyonu'ndan çıktıktan sonra kısa bir yürüyüş sonrası antik limana ulaşıyorsun. Antik limanın olduğu yerde Kristof Kolomb’un Gemisi turistler tarafından en çok ilgi çeken noktalardan. Geminin hemen yan tarafında özellikle çocuklarıyla seyahat eden aileler için tavsiye ettiğimiz, Avrupa’nın en büyük akvaryumlarından biri olan Acquario di Genova var. Bu arada eklemeyi unutmayalım: Cenova Limanı, Marsilya Limanı'ndan sonra Akdeniz’in ikinci, İtalya’nın ise en büyük limanı. Limandan sonra şehrin tarihi merkezinde keyifli bir yürüyüş yaparak, Cenova’yı kuş bakışı görmek için Pre semtine doğru tırmanabilirsin. Yokuşlar seni yorsa da, bu şehre bir de tepeden bakmak başka güzel!

 

Şarkılarda adı geçen: Portofino... Cenova’daki vaktimiz kısıtlı olduğu için Portofino ve Cinque Terre arasında bir karar vermemiz gerekiyor. Piazza Principe İstasyonu'nda kararımızı verip, hakkımızı Portofino’dan yana kullanıyoruz. Cenova’dan direkt seferle 45 dakikalık bir yolculuk sonrası Portofino’ya, direkt veya çift aktarmalı tren seferleri ile 1 buçuk saat gibi bir yolculuk sonrası Cinque Terre’ye ulaşmak mümkün. Kısa olduğu ve direkt sefer ile ulaşabildiğimiz Portofino için Santa Margherita Ligure durağına bilet alıp yola çıkıyoruz. Bilet fiyatları ise 4.80 Euro.

Santa Margherita’ya vardığında kısa bir yürüyüş sonrası meydana geliyorsun. Dilersen buradan kalkan otobüsler ile 20 dakika içerisinde Portofino’ya ulaşabilir veya bizler gibi bir çılgınlık yaparak Santa Margherita Ligure’den başlayarak sol tarafında Akdeniz’in maviliğini, sağ tarafında  eşsiz güzellikteki evleri, bahçeleri alarak 12 kilometrelik büyüleyici bir yürüyüş ile Portofino’ya varabilirsin. Eğer kondüsyonuna güveniyorsan kesinlikle bu keyifli yürüyüşü tercih etmelisin, bahar kokuların sindiği kasabaları dolaşırken diğer yanında denizin huzur veren sesi yenilenmeni sağlayacak. Bakına bakına, fotoğraf çeke çeke yürüdüğümüz bu yolculuğumuzun sonunda tam gün batımı saatinde Portofino’ya ulaşıyoruz. Bugüne kadar fotoğraflarına hayran hayran baktığımız bu küçük koy tüm ihtişamı ve sıcacık dokusu ile bizleri karşılıyor. Bize kalan ise, şarkılara neden olduğunu anladığımız Portofino’yu fotoğraflamak ve anın tadını çıkartmak.

 

İtalya’nın üçüncü büyük gölü: Como... Milano'dan 50 dakikalık bir tren yolculuğu sonrası Como’ya ulaşmak mümkün. Tren istasyonundan çıktığında göl seni tüm huzuru ve güzelliği ile kucaklıyor. Bu noktadan sonra karar sana kalmış: Gölün sol yakasına veya sağ yakasına devam etmek. Eğer karnın tok,  direkt keşfe başlayayım diyorsan seni gölün sol yakasına, önce karnımı doyurayım sonra keşfederim diyorsan, sağ yakasına alalım. Kararsız kaldım ne yapalım diyenler için de Como’nun küçük, sevimli bir o kadar da renkli meydanını öneriyoruz. Burada oturup bu tatlı bahar havasında kahveni yudumlarken karar vermen kolaylaşacak, emin olabilirsin. Gölün sol yakasına devam ettiğinde, Como’nun ortasına kadar uzanan bir köprü ile gölün üzerinde güzel kareler yakalayıp, manzaranın tadını çıkartabilir, Amici di Como Parkı'nda oturup yerleşkenin sakinleri ile gölün huzurlu tadına varabilirsin. Ayrıca yeterli vaktin varsa civardaki köylere kalkan feribotlar da gölün sol yakasında bulunuyor. Bu köylerden bir kaçına, özellikle Belaggio’ya gitmenizi tavsiye ediyoruz. Gölün sağ yakasına devam ettiğinde ise, dünyaca ünlü film, müzik ve futbol yıldızlarının evleri seni karşılıyor. Yol üzerinde sıra sıra kafe ve restoranlar mevcut. Acıktık ne yiyeyim diyorsan, füniküler istasyonunun yan tarafında  bulunan mekanlardan herhangi birini tercih edebilirsin. Como’ya bir de yukarıdan bakalım diyenler için buradan binebilecekleri füniküler eşliğinde tepeye çıkıp, yemeğin üzerine bu eşsiz manzarının hazzı ile ruhlarını doyurmaya devam edebilirler. Bizden söylemesi Milano’ya gidipte Como’yu görmeden geri dönme, üzülürsün! Nasıl gidilir? Milano Centrale ve Cadorna Tren İstasyonları'ndan 3.60 Euro’ya alıcağın tren bileti ile aktarmasız bir şekilde 45 dakika veya 1 saat arası bir sürede Como’ya ulaşman mümkün. İstasyon Como’nun tam merkezinde bıraktığı için, Como’yu solumak isteyenleri sol yakadan, karnınız zil çalıyor olanları ise sağ yakadan başlamaya davet edebiliriz.

BLOGGER

Burak Ergüç
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET