SOKAKTA - KOPENHAG

NORREBRO VOL. 2016!

Dur bakalım. Tam 3 yıl olmuş biz Kopenhag’a gideli. Christiania’da el yapımı bisikletlere Leonardo Da Vinci tablolarına değme iznimiz çıkmış gibi hayranlıkla dokunalı, Tivoli Bahçeleri’nde çocuklardan bile daha çok eğleneli, Madklubben’de nefis, leziz diye ağzımızı şapırdatmalı yemek yiyeli. Özledik. O yüzden geri dönmek, sokaklarında dolaşmak için temennilerde bulunduk. Bizden önce gidecekler için de bu aralar Kopenhag’ın en popüler mahallesi Norrebro’da neler oluyor bir gözatalım istedik.

 

Şarapevi’nde randevulaşalım! Biri çok tutunca öbürleri onun gittiği yolu takip mi etti, yoksa Kuzeyler’in en Avrupai şehri Kopenhag’a biraz Paris havası mı girdi emin değiliz. Ama bu aralar Kopenhag'da şarap evleri pek moda. Manfreds’de tartar, Terroiristen’de organik üzümlerden yapılan şarap üstü tiramisu pek revaçta. Bibendum, Panzón, Paté Paté ve Falernum gibi mekanların sahibi Kenn Husted’in dünyanın pek çok yerinden topladığı vintage mobilyalarla dekore ettiği Antidote Vinbar’da lokallerin önerisi.

 

Meyers Bageri’de kanelsnurrer yenir. Kopenhaglılar hemen her sabah kahve yanında tarçınlı bir çörek olan kanelsnurrer yiyorlar. Fransızlar'ın pain au chocolat (çikolatalı ekmek) yemesi gibi bir gelenek bu. Bunun en iyisi de Danimarkalı şef Claus Meyer’in açtığı Meyers Bageri’de öğrendiğimiz kadarıyla. Pazartesi-Cuma arası 07:00’de, haftasonları ise 08:00’de açılıyor.

 

Yulaf lapası mucizesi: Ciltteki kızarıklı ve kaşıntılara, çağımızın hastalığı tiroide, karaciğer yorgunluğuna, soğuktan çatlayan eller, dudaklara, uykusuzluğa, yağlanan saçlara… Yulafın yararlarını anlatarak bitiremiyor doktorlar. Kopenhaglılar ise, bu kadar sağlığa faydalı bir besin maddesi bulunca restoranını açmadan edemiyor. GRØD’da meyveler, badem, kestane ve bilimum malzemelerle tatlandırılan yulaf yemekleri yapılıyor. Haftaiçi 07:30’dan 21:00’e kadar, haftasonları 09:30’dan itibaren tüm öğünlerinizi için açık!

 

Vejeteryensen, Kopenhag’a gel! Kopenhag’da en iyi vejeteryen mönülerden birisi Auto’daymış. Üstelik Pazar brunch’larında avokado, domates, organik zeytinyağlı tabaklarıyla sükse yapmış. Diye duyduk. Bir diğeri de Café N.

 

Yüzük kardeşliği! Kopenhag’ın kolektif usül kurulmuş dükkanlarına hoşgeldin. Bunlardan biri de altı ayrı takı tasarımcısının el emeği, göz nuru ürettikleri ürünleri sergiledikleri Ladyfingers. Bir diğeri de onu mu bunu mu şunu mu alsam derken sayısız torbayla çıkmak durumunda kaldığımız Karin Bjørneboeve  Ida Anesdatter Schmidt’in organik pamuklu kumaşlarla tasarladıkları tünikler, elbiselerin bulunduğu Tricotage.

 

Paris değil, Mirabelle! Kek, pasta, ekmek, kahve. Sabah kahvaltıları konusunda pek ünlü olan Mirabelle’in en çok puanı alan ürünüyse kruvasanları. Haftaiçi 07:00’de açıldığı anda gidersen sıcacık, Paris’ten gelmiş kadar oluyor.

 

Etli mi, etsiz mi? Mönüye bakıp ne yiyeceğim endişeleri arasında gereğinden fazla vakit kaybedenler için tasarlanmış bu Spise/Bar Nr.20’de konsept basit. Bir etli bir etsiz yemek, bol bol da içecek var.

 

Nitrojen dondurması mümkün! Özel şeflerin, kahvecilerin nitrojenle deneyler yaptıklarını biliyorduk. Bunun için açılmış bir dondurmacı olduğundan haberimiz yoktu. ISTID’te dondurmanın olmasını beklerken kendini bir kimya labaratuarında deneyin parçası gibi hissediyorsun.

 

Superkilen Kırmızı Park: Irak’tan salıncaklar, Brezilya’dan banklar, Fas’tan çeşme, Çin’den palmiyeler, İngiltere’den çöp sepetleri. Mahallenin ortasında kurulmuş Superkilen parktaki her şey dünyanın bir yerinden gelme ya da fikri alıp üretilme. Lağım kapakları bile Zanzibar, Paris gibi şehirlerden getirilmiş. İçerisinden etnik farklılıkları birleştirmek amacıyla 50 ülkeden toplanmış bir çeşitlilik var. Kırmızı Meydan'da kahveler, müzik yapan sanatçılar, Siyah Meydan’da çeşmeler ve oturma alanları, Yeşil Park’taysa piknik yapanlar, ve köpeğini gezmeye çıkaranlar sık sık karşımıza çıkan manzaralar.

 

Michelin yıldızlı Kiin Kiin: Yemek, Özellikle Asya mutfağı gurmeleri için çok önemli bir bilgi veriyoruz şimdi: Tayland haricinde dünyada Michelin yıldızı almış tek restoranda rezervasyon yaptırma şansınız da Kopenhag’da: Kiin Kiin bekler!

 

Biracı Mikkeller and Friends: Değil Kopenhag’da, dünya bira üssü olarak bilinen Belçika’da bile az bulunacak türden bir dükkanla tanışalım şimdi de. Mikkeller and Frieds Norrebro’da açtığı yeni dükkanında kendi üretimi 40 bira, 200’den fazla da şişe birası satıyor. Sen hangi baharatlardan, meyvelerden hoşlandığını söyle, sana biranı ilan etsinler durumu.

 

Barking Dog kokteyl mönüsü: Sessiz, muhabbete uğramaya teşvik eden bir ortam, mönüsündeki hemen herşeyi denemek isteyeceğin, hatta bunla yetinmeyim mönüyü de evin duvarına çevçeveleyip asmak isteyeceğin bir tasarım. Barking Dog'da İşlerini biliyorlar.

 

Freelancer buluşma alanı Bevar’s: Gündüz hemen her masasında Macbook’larıyla oturanlar görüyorsun, akşamüstü cortado’ların yerini Ale şişeleri alıyor.  Yan masanda grafiker, DJ, ya da gazeteci oturuyor olabilir. Dikkat! Bevar's çekim alanına girdin.

 

Jægersborggade Caddesi boyu! Neredeyse 40 sanat galerisi, organik ürünler satan mağazalar, vintage dükkanları, seramik ve takı mağazaları… Şu an Norrebro’nun en işlek caddelerinden birinden bahsediyoruz. Michelin yıldızlı restoran Relæ, dünya baristalar şampiyonu Klaus Thomsen’in yarattığı kahveci The Coffee Collective , çikolatacı Karamelleriet burada takılmakta!

 

Uyumaya geldik! Mahalleli olmak, mahalleli gibi hissetmek için yatağını da mahallede tutmak lazım. Bu sebeple Sleep in Heaven’dan bahsetmeden yazıyı sonlandırmak istemedik! Hazırsın sanki şimdi, Kopenhag’a bilet almaya!

 

Favori! Bananna Park içindeki muraller kesinlikle görülmeli!

 

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET