SOKAKTA - AMSTERDAM

O BAR SENİN, BU MÜZİK BENİM

Mesafelere şöyle bir baktım da her yer birbirine yakın, hava da güzel. Demek ki gider gitmez bisiklet kiralanacak.

 
Herşeyin olup bittiği yerlerden biri Leidseplein diyorlar. Belli... gece burada bardan bara gezilecek, her yerde bir başka bira denenecek; dünyaca ünlü sanatçı ve DJ'leri dinlemek istersem Melkweg ya da Paradiso'ya bakılacak. (Hatta Melkweg'de tam bizim gittiğimiz Cumartesi akşamı Eurovision hazırlığı olarak Can Bonomo da sahne alıyor.) Ünlü Coffee Shop The Bulldog ziyaret edilecek; Sugarfactory'ye, Chicago Social Club'a, Cafe Brecht'in enteresan atmosferine bir göz atılacak. Gündüz yorulunca Vondelpark'da bedenimiz çimlere atılacak. Leidseplein'de daha underground, henüz ünlü olmamış veya deneysel şeyler dinlemek, görmek istersem OT301 önerdiler. Bağımsız film gösterimleri, salonda bulunan herkesin aynı anda oynadığı masa tenisi gibi yeni ve belki de deneysel bir eğlence anlayışının mekanı burası. Zaten kurucuları da radikal aktivist bir sanat topluluğu olan OT301'i çok merak ettim, bakalım ortamı nasılmış.
 
Jordaan bölgesi şehrin yeni keşif rotasında. Punk rock, alternatif müzik, masa tenisi, bilardo, üzerine bira dökülmüş eski koltuklar... Böyle anlatınca güzel olmadı ama maden turist gibi gezmek istemiyoruz, gidilecek yerlerden biri de Soundgarden. Evin salonu gibi vintage dekorasyonlu henüz keşfedilmemiş yetenekli grupların sahne aldığı underground bir bar için De Nieuwe Anita'ya göz atmak gerekiyor. Bitterzoet da yine önünden geçersem içine mutlaka göz atacağım barlardan.
 
 

BLOGGER

Elif Tanverdi
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET