SOKAKTA - OSLO

OSLO'DA BİSİKLETLE 1 GÜN

Oslo S garının yanındaki Ostbanehallen isimli büyük halde bulunan Oslo Visitor Center’dan şehir ve yapılacaklar hakkında çok detaylı bilgi alabiliyorsun. Oslo Bysykkel yani Oslo şehir bisikletlerini şehrin her yerinde bulunan istasyonlardan, 3 saatte bir bisikleti değiştirmek şartı ile (24 saati 100 NOK ve depozitosu 250 NOK) kredi kartını kullanarak kiralayabilirsin. Eğer bunun yerine kendi bisikletin olsun istersen benim yaptığım gibi yine aynı fiyatlara Nedre Slottsgate‘teki Viking Bike’a gitmelisin. Bu dükkanın hemen yakınında tavsiye: figür ve çizgi roman meraklısı koleksiyoncu “geek”ler için kocaman ve çok çeşitli ürünlerin bulunduğu cennet: Outland. (Kirkegata 23) Plak meraklıları için ise iki alternatif var: Bare Jazz. (Grensen 8 ) Burası kış aylarında aynı zamanda quaertet’lere de denk gelebileceğin müzisyen bir kadın ve eşinin işlettiği tatlı küçük bir plak café. İkinci plakçı önerim ise daha geniş bir arşive sahip ve güncel albümlere de ulaşabileceğin Big Dipper (Møllergata 1). Hemen karşısında analog fotoğrafçılıkla ilgilenenler için türlü türlü makinenin ve rengarenk filmlerin bulunduğu bir fotoğraf dükkanı: Aker Foto bulunuyor. Tüm buraların yakınında da harika bir çiçek pazarı: Stortorvet.

 

Benim gibi hayvanlara ve doğaya meraklıysan bisikletle kuzeye pedal çevirip Oslo ReptilePark’ı (St. Olavs gate ) ziyaret edebilirsin. Burada tarantuladan timsaha, en küçük maymun türlerinden kocaman yılanlara bir sürü hayvan arkadaş göreceksin. Reptile Park’tan daha da kuzeye doğru gidersen bence Oslo’daki en tatlı mahalleye ulaşacaksın: Damstredet. Sıra sıra eski orjinal Oslo evlerinden oluşan bu mahalledeki yokuşlardan aşağı yürümek harika bir duygu! Evler rengarenk ve ahşaptan masalımsı bir havada. Artık karınlar acıktıysa buradan Oslo’nun ben diyeyim Moda’sı siz deyin Galata’sı Grünerlokka isimli mahallesine doğru giderken mutlaka Mathallen (Maridalsveien 17 ) yani Oslo’nun tek yemek pazarına uğruyor, leziz şaraplardan, peynirlerden ve çeşitli yemeklerden tadıyorsun. Benim Noodles’da yediğim tavuklu hindistan cevizli körili sebzeli çorba mükemmeldi! (115 NOK, yaklaşık 40 TL)

 

Buradan istersen Grünerlokka’daki giysi dükkanları, cafeler (favorilerimizden Retro Lykke Kaffebar, Kulturhuset) ya da kokteylcileri ( Himkok, Torggata Botaniske, Crowbar) dolaşabilir; eğer ki günlerden Pazar ise graffiti cenneti  Bla’da bir Hansa (Norveç birası) eşliğinde canlı müzik şöleni Frank Znort Quartet dinleyebilirsin. Ya da hava güzelse pedala kuvvet bulunduğun bölgenin güney batısındaki Aker Brygge’ye yol alabilirsin. Güneşli Pazarlar’da , Oslolular su kenarındaki Astrup Fearnley Müzesi'ni ziyarette ve hemen sonrasında müzenin çimleri ve kafelerinde güneşin tadını çıkartmakta. (Zaten müzenin mimarı yeşil mimarinin en birinci ismi Renzo Piano ). Koleksiyonun bir katı tamamen Damien Hirst'ün işleri. Tüyler ürpertici. İstanbul'da gidememiştim buraya kısmetmiş. 2. katındaki devasa tablolar ve enstalasyonlar da muazzam!

 

Ama asıl önemlisi Oslo’ya gidip de Nobel Barış Ödülü’nün ev sahibi bu şehirde mutlaka Nobel Barış Merkezi’ni ziyaret etmek! (Anker Brygge’nin giriş kısmına çok yakın) Opera Binası’nda güneşi batırdıktan sonra Geleneksel Norveç yemeklerine güzel bir alternatif olan Japon Tapas Restoranı Izayaka’da (St. Olavs plass 7) karnını doyurmak isteyeceksin. Gece Oslo’nun olayı canlı müzik barları. Ama kapılarda hep kuyruk var.

 

BLOGGER

Ece Çelebioğlu
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET