SOKAKTA - PARİS

PARİS FAVORİLERİMİZİ VODAFONE RED İLE SEÇTİK

Vodafone Red’le keşiflerimizin ikinci durağı: Paris! 2016 sonbaharında teraslar, binalar, avlular, çatılar arasında dolaştık ve Vodafone Red'le çekim alanımıza girenleri seçtik!

 

Le Comptoir General, Saint-Martin 'Seyahat ve macera meraklıları için yaratılmış bir mekanız,' kendilerini böyle tanımlıyorlar. Çünkü seyahat sadece başka ülkelere giderek yapılmaz, bazen kendi tarihinde, alt komşunun evinde, iş arkadaşınla hayat konuşmaları içinde yaşanabilir. Bu sebeple seni yan masanda oturanlarla konuşmaya, muhabbete, bitmeyen, daimi bir keşif sürecine davet ediyorlar. Bunu da müzikle çok güzel birleştiriyorlar. İçerisi aslında bir müze olarak da görev yapıyor. Çok az bulunan oyuncaklar, eski zamandan kalma plaklar, seyahaperestlerin yanından ayırmadıkları pusula, harita gibi eşyalar... Biraz erken saatlerde gidip koleksiyonu arasında, müzede gezer gibi mutlulukla gezmeni tavsiye ederiz.

 

Point Ephémère, Saint-Martin: Akşamüstü iş çıkışı buluşulur, hava güzelse bütün arkadaşlar burada toplanır, karnımız acıkınca hamburger sparişi verilir, sonra da konser başlar ve 02:00’ye kadar müziğin sesinde azalma olmaz. Biz Canal St. Martin’le ilk böyle tanıştık, çok sevdik, sonra da daha da yakından tanımak istedik.

 

LaRecyclerie, Clignancourt: Tam da adının söylediği gibi yeniden dönüştürülen malzemelerden mobilyalar üreten, dünyaya, çevreye, doğaya dayanıklı bir yaşam alanı burası. İçeri girdikten sonra önce kahvesinde karnını doyuruyor, sonra  1000 m2’lik bahçesi içerisinde tavuklar, ağaçlar, çiçekler arasında nefes alıyor, hatta onların yaşamlarını sürdürmelerine yardımcı oluyorsun. Şehir içinde doğal hayatı korumaya ve yaşatmaya adanmış bu alanda ahşap atölyesinde de zaman zaman yapılan atölyelere katılmanı öneririz.

 

Le Bal, Montmartre: Bir zamanlar balo salonu olarak faaliyet gören espas şimdi film, video, fotoğraf gibi her türlü görsel sanata adanmış bir galeri… Cumartesi, Pazar sabahları ise bitmeyen brunch’ın adresi… Sanat eseri gibi üretilmiş kitapları bulabileceğin bir kitapçı… Yandaki masanda oturanlarla tanışıp, tüm cumartesinin akışını değiştirmen mümkün çünkü burada kelimeler sadece havada uçuşan sesler değil, özgürük, adalet, insanın ve evrenin gelişimi için çalışan birer makina gibiler. Evet, Le Bal Montmartre çeperlerinin uç noktasında kalıyor ama Parisli sanatçılar tarafından tercih edilen adres olmasını da buna borçlu

 

Rosa Bonheur, Buttes-Chaumont: Öncelikle Buttes-Chaumont’dan bahsedelim. Günlerden Pazar, hava da güzelse Parisliler’i ellerinde sepetler burada piknik yaparken, müzik dinlerken ve kahkahalar atarken görebilirsin. Diğer zamanlardaysa bisikletliler, maratona hazırlananlar ve öğle yemeğini ellerinde sandviç, kitap okuyarak geçirenler çiçekler, göl, yeşilliklerle kaplanmış bu alanı istila eder. Adını 1822 – 1899 yılları arasında yaşamış, tabiat tutkunu bir ressamdan alan Rosa Bonheur ise parkın ortasında, haftasonları dans etmek isteyenlerin buluşma noktası. Sessiz diskolarından birine denk gelmek için programa bakmanı öneririz.

 

Le Nüba, Salpetriere: Teras. Ama Paris’te bildiğin öyle kapının önünde olanlarda değil. Seine nehri kıyısında, yeni yapıların arasında, gökyüzünün hemen altında devasa bir teras. Moda ve Tasarım Enstitüsü tepesindeki bu alan gece geç saatlere kadar devam eden partileriyle ünlü. Yazın şezlonglar da ortaya çıkıyor ve özellikle haftaiçi şehrin buluşma noktası haline dönüşüyor

 

Café de la Presse, Bastille: Canlı müzik, sürekli Shazam’ı açıp telefona notlar almana sebep olacak gruplar, sadece Fransız değil, İngiliz, İsveçli, Amerikalı gruplar. Bastille’in ortasındaki Café de la Presse müzik dinlemek isteyenler için doğru adres.

 

Pavillon de L’Arsenal, Hotel de Ville: Paris’in geçmişi ve mimari geleceği hakkında harika sergiler bulabileceğin bir hangar burası. Tarihine çok önem veren bu şehirde, modern, doğaya saygılı, ekolojik yapılar yaratmak kolay değil. Bunun için belediye tarafından yarışmalar açılıyor. Sadece kazanan, yapılmasına karar verilen yapılar değil, seçilen, alışveriş merkezi, ortak yaşam alanları, teras bahçeleri gibi projeler de sergiye açılıyor. Özellikle şehir planlamacılığı merakın varsa Pavillon’a birkaç saatini ayırmanı öneririz. Dünyada binaların nasıl doğaya saygılı yapılabileceği konusunda önemli bir modern sanat müzesi görevi görüyor.

 

Le Petit Bain, Port de la Gare: Yüzen ev, restoran, konser salonu, dans pisti, çocuklar için eğitim merkezi, algılarını açma, hava, su, toprakla bütünleşme alanı, zaman zaman film izleme sahnesi. Seine üzerindeki bu ahşap gemi tam bir cazibe merkezi.

 

La Bellevilloise, Belleville: 1877’de halka kültürel ve politik zenginlik kazandırmak için kurulmuş bir sendika… 1910’dan 1949’a kadar üreticisinden tüketicisine satışı desteklemek amacını güden bir pazar yeri… 2005’te Renaud Barillet, Fabrice Martinez ve Philippe Jupin tarafından renove edilerek şimdiki halini almış bağımsız sanatları destekleyen bir aktivite merkezi. Afrika müziği ya da pazar günleri caz brunch’ları, kadın hakları üzerine paneller, vintage ya da değiş-tokuş pazarları… Buradaki kültür-sanat aktiviteleri sürekli bir yenilenme içinde.

 

The Beans on Fire, Saint-Ambroise: Paris’in yeni açılan restoranları arasında Les Niçois’nın adını duyunca keşfettik Square Gardette Meydanı’nı. Meğer geç kalan bizmişiz. Burada nefis bir kahveye davet etmek istiyoruz seni. Evinde öğüteceğin kahveleri alabilir, kahve kültürü hakkında baristalara istediğin soruyu yöneltebilir, ders alabilir ve tabii ki çok iyi kahveleri tarihini de soluyarak tadabilirsin.

 

104, : Kendi içinde bir dünya. 104'ü anlatmanın en kolay yolu bu sanıyoruz. Tiyatro, sergi, dans, yoga, spor, çocuklara özel eğitimler, sağlıklı beslenme, opera, caz, pazar, sinema, edebiyat buluşmaları, kitabını bırak başkası okusun aktiviteleri, Fransız chanson'ları, indie müzik grupları, elektronik partiler, tasarım, film festivalleri... Sabahtan gidersen akşama kadar yapacak sayısız şey, tanışacak pek çok insan bulabilirsin.

 Vodafone Red’le içinde Fransa’nın da olduğu 51 ülkede tarifeni aynen kullanırsın! Red’li olmak için linke tıkla, kafan rahat bol bol gezmenin tadını çıkar J http://vftr.co/roamingred

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET