SOKAKTA - PARİS

PARİS'TE ALTERNATİF 24 SAAT

Kahveye Coutume Café: Haftaiçi 08:00, haftasonu 10:00’da açılıyor. Dolayısıyla kahvesiz güne başlayamam diyen benim gibiler için ideal mekan. Sahibi Avustralyalı. Şimdiye kadar öğrendiğimize göre (ve niyeyse) bu işi en iyi Avustralyalılar başarıyor. Tasarımı beyaz, minimalistik, intagram fotoğraflamasına uygun. Her Pazar değişen bir brunch mönüsü var. Coutume için kahveden çok kahve labaratuarı demek daha doğru. Su kimya tüpleri içinde servis ediliyor, paketlerde Guatemala’nın ilk iki harfi olan GU kazılı. Duvardaki posterler? Ayrı bir güzellik. Dilin her bölümündeki tat alma sinirleri özenle şemalandırılmış (47 Rue de Babylone)

 

Brunch’ta Green Goose: Çok iyi İrlanda pub’ı, gastronomik lezzetler sunan restoran. Ama hepsinden daha önemlisi brunch mekanı. Green Goose hakkında bilmeniz gereken ilk şey bu. Üzerinde Hollanda usulü sosla gelen poşelenmiş yumurtanın Paris şubesine hoşgeldiniz. Canınız bugün yumurta çekmedi mi? Scone, waffle ve pek çok farklı reçelle gelen enfes mönüsünün de tadına bakabilirsiniz (19 rue des Boulets)

 

Muhabbete Café Lomi: Gittiği her yerden kahve toplayanlar, yanındaki masayla muhabbet etmek için beş dakika beklemeyenler, oturduğu mekanın dekorasyonu mimarın elinden çıkmış olsun isteyenler. Tamam. Hepiniz için en uygun yer: Lomi. Her gün 10:00 – 19:00 arasında açık. 

 

Sevdiğini yazma duvarı Bu memleketi ikiye bölen ya da memleketin üzerine sansür uyguladığı  duvarlardan biri değil. Tam tersine birleşmenin, sevdiğini söylemenin, gülümsemenin duvarı. Abbesses bölgesindeki Jehan Rictus Meydanı’nda Frédéric Baron ve Claire Kito tarafından tasarlanmış eser bugünlerde aşıkların buluşma noktası. Üzerinde dünyanın hemen her dilinde Seni Seviyorum yazıyor.

 

Steak tartare mı dedim? Bıçakla kesilen, içine Tabasco, yumurta gibi katkı maddeleri konularak yapılan geleneksel Fransız yemeği yani. Dedim. Bunun Paris’te pek çok yerde örneğini bulmak mümkün gibi görünse de bizdeki ocakbaşı usulü iyisi de var kötüsü de. Les Parigots elbette istikamet burası diyeceğimiz adreslerden. Önden peynir ve şarküteri tahtası istemeyi unutmayın. Pazar dahil her gün gece 02:00’ye kadar açık ve yemek servisi veriyor (5 rue du Château d’Eau).

 

4.5 km yürüyüş rotası…1969’da trenlerin son yolculuğunu yaptığı eski raylar üzerinde şimdi yemyeşil bir yol uzanıyor. La Promenade Plantée 4.5 kilometrelik harika bir yürüyüş. Bu yolda karşınıza sanatsal pek çok duvar, sokak, heykel çıkacak. İlham almaya, Paris’I yakından tanımaya hazır olun.

 

Ledru Rollin mahallesi… Geçen yılın yükselen hipster yıldızı Bastille ve Nation arasında kalan bu bölge Haute Marais’nin iki yıl önceki hali gibi. Bu bilgiye dayanarak 2015 sonu, 2016 başında pek popüler olacağından emin olabilirsiniz. Ama siz de, bizim gibi, başkaları keşfetmeden bir mahallenin yerlisi olmayı tercih edenlerdenseniz, akşamüstü saatlerinde Ledru Rollin’e uğramanızı tavsiye ederiz. İlk durak rock’n’roll müzikler yapan , Le Fanfaron. Haftasonu herkesin geceye başlama, dansla hareketlenme noktası. Ama ondan da önce, bir kokteyl edinde görünmek isterseniz Red House’u deneyebilirsiniz. Yanında pek baharatlı salsa’dan istemeyi unutmayın.

 

Ofisten bozma restoran... Rüyalar gerçek oldu. Gündüz bir rugby dergisinin ofisi olan bina, geceleri 29 yaşındaki Emilie Suzann’ın maharetli ellerine kalıyor. 15 kişiye kadar servis veren bu supper-club’da mönü değişken. 

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET