GEZİNTİDE - Nepal

Same Same But Different, Evet, Nepal'desin!

Nepal’e henüz gitmediysen, bu cümleyi sıkça duyacağını  söyleyebilirim; Same same, but different (Türkçesi; aynı aynı, ama farklı). Hintliler'in kafasını iki yana sallayışı gibi, Nepalliler'in de bu cümlesi feci halde kafa karıştırıyor. Aynı mı, değil mi? Evet mi, hayır mı? Bilemezsin bu coğrafyada!

 

Biletin hazır, dünyanın en köhne havaalanlarından biri olan Katmandu’ya indin, şipşak aldın 1 aylık vizeni 30 USD karşılığında en sorgusuz sualsizinden, havaalanının hemen çıkışında 800 Rupiye datası olan bir sim kart kapıp, sonra taksicilerle pazarlığa girişip 500-600 rupiye Thamel’e gittin. Şehrin göbeğine, çamur ve tozun içine… Çamur, toz, pislik ve bazen lağım kokusu.... Böyle dediğime bakma, her nedense bu şehrin büyülü bir havası var, özlediğim. Ve sonrasında Katmandu hakkında konuştuğum gezginlerin hepsinin aynı fikirde olduğunu söyleyebilirim.

 

Peki neden gidiyoruz bu kadar kirli bir yere? “Himalayalar o kadar çekici ki birkaç gün Thamel’in tozunu yutmaya yeter” dedin ve kazandın:) Nepal’e dağ tırmanışı (hiking diye bahsedeceğim) için geleceksin efendim. Elbette Thamel'de hippi takılıp, zamanın akışını da unutmak mümkün ama, nasıl ki insanlar Hindistan'a yoga, Sri Lanka'ya sörfe, Tayland'a dalışa gidiyorsa, buraya da hikinge geliyor. E çok da haklı bir sebepleri var; dünyanın en yüksek ucu; Everest burada!

 

Hiking rotalarından bahsetmek gerekirse; tabi ki en popüleri Everest Base Camp olur. Burada çok duyarsın "3 Passes" yaptım diyeni. Neydi ki bu "3 Passes"? Efenim Everest Base Camp'e yürüyenlerin pek çoğu 3 pike de uğruyor. Tabi ki bunu birle sınırlamak da mümkün, sana, performansına kalmış! Annapurna var, Pokhara'dan başlayan. Muhteşem bir göl etrafına çevrelenmiş Pokhara'yı görmek istiyorsan, seçimin Annapurna olmalı. Ve daha sayılabilecek çok sayıda rota var, ancak ben ve ekibimin tercihi Annapurna ve Everest'e kıyasla daha az tercih edilen Langtang. Diğer rotalarda daha yüksek piklere çıkmak, daha fazla buzul görmek mümkün, ancak Langtang'ta da daha fazla yeşil, daha çeşitli bitki örtüsü var. Ve daha az tercih edildiğinden Tibetli çay evi sahipleri senle daha fazla ilgileniyor, konuşmak ve bölgeyle ve yaşam tarzıyla ilgili bilgi almak daha mümkün. Kesinlikle tavsiye ederim! Hiking için nasıl çanta hazırlanırla ilgili bir yazı paylaşmıştım önceden, hatırlarsınız. Uups! Hatırlamadınız mı? O zaman şuraya:)

 

Evet zaman zaman yerin dibine sokuyorum Katmandu'yu. Çok kötü bir altyapıya sahip, Nepal'in fakirliğiyle yüz yüze geliyorsunuz o açık.  2015 depremi sonrası nasıl toparlanamadığıyla... Ancak değişik bir aurası var bu şehrin. Görünce hak verirsin. Bir kere hiking yapacaklardan biri değildiysen de başta, eminim onca tırmanışçıyı görünce girişeceksin bu işe. Bir de tabii hippiler var, her köşede Bob Marley fotoğrafı. Bu şehrin dinamiği bu! Ve belki bir rock bara girdiğinde şaşıracaksın, Nepalli gençlerin rockı ne kadar sevdiklerini görünce.

 

Sırt çantanla geliyorsan tavsiyem benim yaptığım gibi uzaklarda bir hostele tıkılıp kalmaman. Ben Godawari'ye şehrin dışına kaçarken, sonrasında hikinge giderken, devamlı eşyamı emanet ettiğimden bir yere sıkışıp kalmıştım. Her ne olursa olsun, bir yere yerleşince zaman içinde ev hissi veriyor, onu söyleyebilirim:) Tavsiyem ne olurdu peki? Hemen pek çok sırt çantalının uğrak yeri olan Monkey Temple’a rezervasyon yaptırman. Elbette pek çok hostelde ortalama 5 dolara konaklamak mümkün buralarda. Nerede kalacağım problemini çözdük değil mi? Devam edelim…

 

Katmandu’nun göbeğinde toz pislikten rahatsız olmazsan efsane maske dükkanları ve aksesuar satan dükkanlarda kendini kaybedebilirsin. Durbar Square, Pasupatinath Temple, Monkey Temple görmek isteyeceğin yerler olacak. Özellikle de Pasupatinath! İşte renkli suratlarıyla sadhular orada konuşlanıyorlar. Kıy 1000 Rupiye ve giriver. Thamel’in içinde ise bir kitap evi var ki saatler geçirmek istersin; Pilgrims Book House. Bir de buraya özgü bir şey var fonda çalan, her bir dükkandan dışarı yayılan 'Om Mani Padme Hum'u duyup ve değişik hissedersin kendini, doğuda. Şehri adımlarken göreceksin ki güzelim tapınakların bir çoğu 2015 depreminde hasar görmüş, bir kısmı da seyyar satıcılarca görüntü kirliliğine maruz kalıyor. Amma velakin Katmandu'nun olayı da bu; keşmekeşi!

 

Neyse gelelim buranın mutfağına? Nepal mutfağı hemen hemen Hint mutfağıyla aynı. Biryaniden tutun da, Naan, Chapati, Daal Bhat (Thali ile aynı bence) ve pek çok şey sıralanabilir. Yani özetle çok baharatlı yemekler için mideye, bağırsağa salık ver. Bunun yanında Nepal’de yaşayan Tibetliler'in getirdiği güzel lezzetlerle de karşılaşacaksın; Momos, Spring Roll gibi mutlaka denemen gereken. Bunlara ek olarak Katmandu’da İsrail mutfağından, İtalyan mutfağına (Fire and Ice benim favorimdi) pek çok restoran da bulmak mümkün. Gitmişken Lassi içmeyi de unutma bu arada, yine Hint klasiğidir kendisi.

 

Dilleri de Hindi diline çok benziyor. Her karşılaştığın insana ‘Namaste’ diyebileceğin, kendini mükemmel hissettiren sözcük işte burada kullanılıyor günlük hayatta. Namaste, yani içimdeki ışık senin içindeki ışığı onurlandırıyor diyeceksin her gördüğüne, merhaba, iyi günler yerine. Dan-ya-vad (doğru yazdım mı bilemiyorum) teşekkürler anlamına geliyor bilesin.

 

Bildiğin ya da şimdi öğrendiğin üzere buraya hiking için gelinir başlığı altında 2 yazı paslamıştım (biri muhteşem ölümden dönme hikayemi anlatıyor ). Hazırlıklı gelmemiş olsanı da burada hem hiking ekipmanlarına (ucuz-pahalı, tek kullanımlık-ömürlük) dair her şeyi bulabilir, herhangi bir hostelde tırmanacak bir arkadaş edinebilir, hiç olmadı yolda bir gruba katılabilir, haritanı ve her türlü “ben ordaydım”ı çağrıştırıcı şeyi Thamel sokaklarından temin edebilirsin. Gelmişken bir singing bowl ve Tibet bayrağı al kendine. Ben almadım, pişman oldum. Şimdiden söylemesi!

 

Bu paragrafı "dikkat dikkat" ile açıyorum! Evet Katmandu oldukça kirli. Mümkünse duş alırken ağzı- gözü kapatacaksın. Sokakta dolaşırken maske taksan güzel olur (ben hiçbir yerde takmadım). Ancak Katmandu’nun hemen dışına çıkmaya başladığında doğanın güzelliği başı döndürüyor. Ama doğanın güzelliği yanında çok da hoşlanmayacağın şeyleri de beraberinde getiriyor. Nedir? Böcekler!!! Aman diyeyim ben çok sayıda zehirli, kocaman ve ürkütücü canlıya tanık oldum, eğer kasabada kalıyorsan üstünü bi güzel örtüneceksin uyumadan önce.

 

Kapamadan şunu belirteyim; Nepal bu zamana kadar en az para harcadığım yerlerden biri. Hiking pahalı bir şey olsa da, o da dahil yine ucuz diyebilirim. Elbette her gece bir yerlerde alkolün dibine vuracaksan, bu söylediklerimi dikkate alma ama, konaklamaydı, ulaşımdı, hiking ekipmanıydı, yemekti... Çok ucuza yaşam Nepal'de!

 

Küçük notlar:

· Sezon: Eylül-Kasım, Mart-Mayıs ayları arası en güzel sezon denebilir.

· Para Birimi: Nepal Rupisi (100 Rupi= 3.33TRY =0.98USD)

· Vize kapıda 30USD karşılığı alınabilir.

·Her yerde ATM var,  ama bazen para olmayabiliyor içinde. Bilesin.

·Yemekler biraz baharatlı, ama dert edilecek kadar değil.

BLOGGER

Gonca Gengönül
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET