ALIŞVERİŞTE - DATÇA

SEYAHATİ BOL TUT, ÇANTAYI HAFİF!

İlk dersimiz: bavul! Merdivenden indirebilecek, uçakta kabine alınabilecek boyutlarda olmalı! İçinde katlanabilen, gerekli hallerde omza takıp içine eşya doldurulabilecek ikinci bir çanta olması şart! Çoraplar, bikiniler, saç bantları ayakkabılar içine girsin! Yağmurluk, kot pantalon, sweatshirt her seyahat edenin yanında birer tane bulunmalı. Havalar illa ki bir gün seni şaşırtır.

 

Çanta demişken. T-shirt’leri, sort ve etekleri, iç çamaşırlarını bavul içinde ayrı ayrı bez çantalara koyabilirsin. Bu sayede kompartmanlar yaratmış olur, aradığını daha kolay bulursun.

 

Ütü mü! Asla! Çok seyahat eden kişinin bavulunda kırışmayacak, çabuk kuruma özelliğine sahip kıyafetler olması şart. Sürekli yıkama gerektirecek, üzerine kahve damlasa leke gösterecek renkler yerine birkaç kez giyilmeye dayanıklı kıyafetler almayı unutma! Turuncuyla pembe, maviyle mor o kadar da uyumlu olmayabilir. Sonradan bu buna uymuyor demek yerine baştan renk tercihlerini iyi düşün! Gece, gündüz bayıla bayıla giydiğin o şortun üzerine birkaç ayrı üst pek güzel olur.

 

Evet, o şalı yanına al! Gün gelir seni rüzgardan korur, gün gelir başına süs olur, bakarsın bir gün üstüne battaniye, hatta pikniğe örtü.

 

Yol arkadaşın: ayakkabı! Günde 20 km yürüsen de ayaklarına iyi davranacak, terletmeyen bir cins olmalı. Yoksa ertesi günü yara bere içinde geçirme ihtimalin çok yüksek!

 

İdeali seyahat boyu! Yanına alacağın şampuan, parfüm, losyon, krem gibi her türlü ürünün her birinin 100 ml aşmaması gerekiyor! Büyük ambalajlardan kurtul, Sephora’da en sevdiğin ürünlerin seyahat boyları var! Diş macunu, diş fırçanı çantana koymayı unutma. Otellerde en bulunmayan işte o ikili!

 

GEL GİDELİM TATİLLERE

 

Bahar’a hazır mısın!

 

Bu yıl kendin için bir şey yapma, alışkanlıklarını değiştirme vakti! O yüzden yaz kapıdan baktırmadan önce Akyaka’da kite sörf öğrenmeye bekliyoruz seni.

 

İstanbul’dan Bodrum’a kaçma modası yerini Ayvalık’a yerleşmeye bıraktı. Galiba Midilli adasının bu kararla bir ilgisi var.

 

Budapeşte’yi yazın, Sziget Festivali olduğu zaman çok seviyoruz ama binaların içindeki avlularının keyfini sürmeye baharda gitmek istiyoruz! Hepsi birer modern sanat müzesi kıvamında olanlar içinde favorilerimizse vintage, fantastik, fütüristik bir yapı olan Szimpla Kert, minimalist tasarımıyla bize kuzeyleri anımsatan Anker’t, bahçesindeki hamaklarda dünyayı unuttuğun Köleves.

 

Uzun haftasonu için kaçacak yer arayışındaysan Belgrad’da sonlanacaksın! Ada Ciganlija’da bisiklete binmek, Cantina de Frida’da günü batırmak, Sava ve Tuna nehirlerinde tekneyle gezinmek tüm strese çare!

 

Yazın hayat hepimize güzel!

 

Haziran’dan Ağustos’a kendini tekneye, maviye atması güzel ama biz bu aralar yeşil yazları da çok seviyoruz! Fırtına Deresi yolundan Çamlıhemşin’e oradan Ayder, Pokut, Huser, Sal, Elevit yaylalarına gidiyoruz! Derenin sesi, çimlerin kokusu, çeşme başı piknikleri, Karadeniz insanı bir başka!

 

Amazonlar Bördübet’te yaşıyor. Hindiler tavşanları kovalıyor. Sincaplar ağaçlardan iniyor. Kurbağalar, cırcır böcekleri etrafında dört dönüyor. Golden Key Otel’de daimi bir kamp ortamı var!

 

Kamp demişken bu yıl glamping (havalı, şaaşalı, lüks kamping) çok moda. Bozburun Yatch Club ya da Club Amazon’da yerini şimdiden ayırtmalısın!

 

Cote d’Azur diyince sadece kırmızı halıdan yürüyen ünlü isimler aklına gelmesin. Vieux Nice’te evini tuttuktan sonra denizin mavisi içinde kaybolmaya Villefrance-sur Mer, Saint-Jean-Cap-Ferrat sahilleri seni bekler!

 

 

Sonbahar’da yaz başkadır!

 

Ağustos sonuna kadar sokaklarda yakıcı bir sıcak olduğu için Roma’nın güzelliklerini keşfetmeyi Eylül- Ekim aylarına bıraktık! Campo Dei Fiori meydanında kurulan pazardan çıkıp, Piazza Novano’da oturup saatelerce sokak sanatçılarının performanslarını izledikten sonra öğle yemeği Cul de Sac’ta! Öğleden sonra Trastevere sokakları gezilecek!

 

Amsterdam yazın tam bir turist cenneti. Bu sebeple sonbaharda gitmek en iyisi. Kentsel dönüşüm sonrası sanatçılar tarafından ablukaya alınmış, kanalın öbür tarafı olarak bilinen Noord mahallesine vakit ayırmayı atlama! Eye Film Institute, IJ Hallen pazar yeri bizim tavsiyelerimiz

 

Berlin’i unuttuk sanma! En güzel zamana sakladık. Michelberger Hotel’de yerini ayırttıktan sonra mutlaka yapılacaklar listendeyse şunlar olmalı 1. A-Horn’da kahvaltı 2. Perşembe günleri kurulan Markthalle Neun’de dünyanın tüm yemeklerinin tadımı 3. Çok katlı otoparkın en tepesinde, güneşin batışını enfes bir manzara eşliğinde izlemek için Klunkerkranich’de arkadaşlara randevu.

 

Kendini kainatın bir parçası gibi hissetmek için Kuzey ışıkları zamanında İsveç, Norveç, Danimarka’da olmalı! Bu da Ekim-Şubat ayları arasına denk geliyor

 

Bu kış gezeceğiz, söz mü!

 

Bazı şehirler kışın çok güzel! Mesela Viyana. Çünkü Müzeler Mahallesi olarak bilinen bölgede 1890-1918 yılları arasında yaşamış büyük usta Egon Schiele’nin eserlerinin sergilendiği Leopold Müzesi, 20. yüzyıl sanatına ayrılmış Orta Avrupa’nın en büyük modern müzelerinden olan Mumok, fotoğraf, video, film enstalasyon konusunda alanının uzmanı Kunsthalle Wien görülebilir. Üstüne de Sacher’de torte yenir!

 

Kışın ne yapılır? Tabii ki kayak! O halde yazın şimdiden listeye: İtalya'nın kuzeyinde, Dolomitler’de bir vadi olan Val Gardena, Avusturya'nın en dağlık bölgesi olan Tirol Alpleri’nde; Arlberg Dağı’nda yer alan St. Anton, Mont Blanc eteklerindeki Chamonix, İsviçre’de Murren, Beyrut’taki Mzaar Dağları, Saraybosna’da Jahorina ve Bjelasnica, ve Türkiye’de son yıllarda popülerleşen Kars’a 55 kilometre uzaklıktaki Sarıkamış!

 

Kışın Avrupa’ya festival havası Noel marketleriyle geliyor! Eğer seyahatini Kasım ortası – Aralık sonuna denk gelecek şekilde ayarlarsan  Hamburg’a bileti kap! Belediye binası önünde deri ve gümüşten yapılmış hediyelik eşyalar bulabilir, çocukları Spielzeuggasse’de eğlendirebilir, antika ve gurme yemek merakını Jungfernstieg’de giderebilirsin. Hazır Hamburg’dayken pazar sabahı 06:00’da rock müzik dinlemek için Balık Pazarı’na uğramayı da unutma!

 

Ağustos’ta festivaldeyiz!

 

Florence + the Machine, Interpol, Kasabian 10-17 Ağustos’ta Budapeşte Sziget’te

 

Mumford & Sons, Metallica, Limp Bizkit 28-30 Ağustos arasında Leeds Reading Festivali’nde

 

The Offspring, Tame Impala, The Chemical Brothers 28-30 Ağustos’ta Paris

Rock en Seine’de!

 

BİZİM ÇANTAMIZDA NELER VAR?

  1. Seyahatte tırnak bakımı zor zanaat.Bu yüzden törpüleme, düzleştirme, cilalama ve parlatma etkisi olan Step Buffer
  2. Makyaj çıkarmaya az vakit var, Pack of 10 Express Cleansing Wipes ideal!
  3. Çatlayan dudaklara Super Nourishing Lip Balm
  4. Evden yüz bakım kremlerini taşımak yerine tabii ki Pore Clarifying Mask
  5. Şampuan, krem, vücut yağlarımı yanımda götürmek için Empty Bottle- Weekend Kit
  6. Göz makyajı için vakit ayıramıyor olabiliz ama rimelsiz de sokağa çıkmayız. Bu sebeple: nefit - They’re Real! Mini Mascara
  7. Güneş, deniz, şehir havası altında yağlanan, siyah nokta dolan cildimiz için The POREfessional
  8. Yüz, vücut, eller, saç: Nihayet gerçek çok amaçlı krem: Sephora - Head to Toe Hydrator
  9. Çantadan asla çıkmayacak: Sephora – Deodorant Spray
  10. Saçları yıkayamadığımız günlere kuru şampuan lazım: Sephora - Express Dry Shampoo

 

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET