YEMEKTE - BRÜKSEL

TABAK DEĞİL TABLO

Yavaş, hızlı, çabuk, ağırdan. Yemeği ne ayarda yediğimin önemi olmayan La Buvette'teyim. Etrafta gülümseyen insanlar var. Önüme gelen tabakların her biri tablo niteliğinde. Bir çatal alsam mı, önce fotoğrafını çeksem mi, şunu siz paket yapın ben ölene kadar saklayacağım desem mi? Kafa karışıyor biraz ama mutfaktan gelen kokular ve şehvetli yüzler gaz veriyor bana. İçi dana eti dolgulu gnocchi ağzımda dağılıyor. Offff. Kelimelerin tadı olsa da size neyin karşısında oturduğumu anlatabilsem.

 

La Buvette Salı’dan Cuma’ya 20:00-22:00 arasında, Cuma'ları da 12:00-14:00 arasında açık şahsına münasır bir restoran. Şef Nicolas Scheidt, Jamie Oliver’ın basit ama lezzetli düsturunu benimsemiş, ardarda gelen 7 küçük tabağa 45 Euro fiyat biçmiş. Şarapları kendi kavından çıkartıyor, bu yemeğin yanında bir Pinot Noir iyi gider diyor. Menü her gün değişken, yani siz o masalarda oturduğunuzda ben kıskançlık krizi eşliğinde internet başında bekliyor olacağım.

 

Neyse. Şimdi ikinci tabak geldi. Ben morina balığımla ilgileneyim.

 

Chaussée d'Alsemberg, 108

BLOGGER

Hazal Yılmaz
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET