SANATTA - DUBAİ

UZAYDA DURDUM ŞAHİTLERİM VAR!

Yükseklik korkusu olan bir insandım, ta ki Burj Khalifa’ya çıkana dek. İnanın o da yarısına kadar çıkmış olmaya rağmen. Gördüğünüz o tüm dökdelenler Burj Khalifa’nın yanında gecekondu mahallesi gibi kalıyor.

 

İlk günden itibaren Burj Khalifa’ya çıkmayı kafaya koymuştum, zaten çok da zor değil. Gözlem katına çıkabiliyorsunuz belli saatlere randevu alıp. Turistik olarak çok ilgi çeken Burj Khalifa, buna göre sunuluyor. İçeri girene kadar binayla ilgili bir sürü sayısal bilgi ile donatılıyorsunuz, bina kaç katlı, kaç metre, kaç işçi çalışmış, hangi rekorları kırmış gibi bir çok bilgiyi ekranlardan öğrenebiliyorsunuz. Nitekim girişe koyulan bir dokunmatik ekrandan, Burj Khalifa hangi şehirde olsaydı nasıl olurdu şeklinde fotomanipülasyonlarla kendinizi etkileyebiliyorsunuz. İstanbul’da olsa tüm silüeti paramparça edermiş, bunu gördük.
 
Sonunda sıra 450 metre yukarıya çıkmaya geliyor. Ekseriyetle mimari ve yapı konusunda bilgi alarak ulaştığınız asansörün hızı muazzam. Leziz koridorlardan geçiyorsunuz, önce aşağıdan bakıyorsunuz kuleye, içeriden. Asansöre bindiğiniz andan itibaren kulaklarınızı yoğun bir basınç kaplıyor, o kadar hızlı çıkıyor ki asansör (kendisi dünyanın en hızlı asansörü ve saniyede 10 metre ile çıkıyor, bu da saatte 64 kilometre hız demek), 40 saniye içinde yukarıdasınız. Muazzam bir görüntü karşınızda. Israrla açık alan arıyorsunuz ki 450 metre yüksekte yüzünüze çarpan o rüzgarı hissetmek istiyorsunuz.
 
Velhasılkelam, gözlem katında balkon var, dilerseniz fotoğraf makinenizi birine verip “Kezban Dubai’de” pozları verebilirsiniz, dilerseniz o kadar yüksekten Palmiye Adaları’ndan Burj El-Arap’a kadar tüm Dubai’yi tepeden görebilir ve hayran kalabilirsiniz. Ama insan daha da yükseğe çıkmak istiyor, bunu yapabilmek için ekstra izinler alıp, profesyonel dağcı olduğunuzu falan kanıtlamanız gerekiyor. Rivayet odur ki bu binayı yapan adam kör olmuş.
 
Şaka bir yana, binanın mimarisi Hymenocallis çiçeğinden esinlenilmiş. Eğer gökten Burj Khalifa’ya bakacak olursanız, ya da kesitini alıp baksanız bu üç ayaklı çiçeğin profilini görebilirsiniz. Binanın mimarı Adrian Smith ise şimdi bir başka “dünyanın en yüksek binası” hedefiyle planlanan 1 kilometrelik Bakü’deki Azerbaycan Kulesi üzerinde çalışıyor. Tabi Emir buna ne der, bilemeyiz. 
 
Rekorlarla Burj Khalifa'ya gelince...
En çok katlı bina: 164 kat.
En yüksek bina: 828 metre.
En yükseğe çıkan asansör.
En hızlı asansör: 64 km/s.
En yüksek noktadaki cami: 500+ metre.
En yüksek noktadaki havuz: 76. kat
 
Dubai’deki Burj’lar
Dubai’de tabir-i caizse her yer Burj, yani gökdelen. Bunlardan biri de dünyanın tek 7-yıldızlı oteli Burj El-Arap, yelken otel olarak da bilinen otel. Otelde kalmak için birkaç ay öncesinden rezervasyon yapmak lazım, ama dilerseniz restoranında yemek yiyebilirsiniz (onun için de birkaç gün önceden rezervasyon yaptırmak lazım). Restorana girmek için bir kıyafet kodu var, “çok zeki casual” olmanız şart.
 
Burj’lar Dubai inşaat sektörünün ne halde olduğunu gösteriyor aslında. Dubai’nin altın çağına damgasını vuruyor kadrajlara sığmayan bu binalar. Hatta Türkiye’den MESA inşaat gibi bir çok yapı firması, bu Burj’ların yapımında yer alıyor. Aslında Türk inşaat firmaları Ortadoğu'daki birçok ülkeye kalıp sistemleri satıyor, yapı hizmeti satıyor. Hal böyleyken, ülkemizde neden bu denli güzel gökdelenler göremediğimiz ise bir muamma... 

BLOGGER

Berkant Jeff Akarcan
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET