İPUCU - SARAYBOSNA

VRHBOSNA

Fatih Sultan Mehmet İstanbul’u fethetmiş. Kafası rahat, batıya doğru ilerliyor. Balkanlar'da dağları aşıp ilerlerken bir bakıyor ki saray gibi bir ova var karşısında. Burası bayındır hale getirmek, şehir kurmak için uygundur deyince koca sultan, Saraybosna’nın hikayesi de başlamış oluyor. 

 

Aslında Fatih öncesine dayanıyor şehrin tarihi, ancak genelde küçük bir yerleşim birimi olarak rastlanıyor kaynaklarda. Asıl gelişimini Osmanlı toprağı olduktan sonra gösteriyor. Şehrin bugün bile en hareketli yeri olan Başçarşı Osmanlılar zamanında ortaya çıkıyor. Şehre en fazla eseri kazandıran ve bu hale gelmesinin temel kahramanı olan kişi ise Bosna Sancakbeyi Gazi Hüsrev Bey. Şehirde Osmanlı mirasının en güzel örnekleri Hüsrev Bey Camisi,  kapalı bir çarşı olan Bezistan ve şehirde en iyi korunmuş Osmanlı evi olan Svrzo Evi.

 

Osmanlılar'dan sonra ise şehre 18. yüzyılda Avusturya-Macaristan İmparatorluğu egemenlik kuruyor. Bu dönemde şehre Orta Avrupa mimarisinin en afili örneklerini temsil eden binalar inşa ediliyor. Diğer yandan Avrupa’daki ilk elektrikli tramvay Saraybosna’da deneniyor. Sonra imparatorluk başkenti olan Viyana’ya yapılıyor. Bu günler bir Sırp milliyetçisinin Avusturya-Macaristan İmparatorluğu valiahtı Franz Ferdinand ve zevcesini Saraybosna’nın merkezindeki Latin Köprüsü’de vurmasıyla sona eriyor. Bu suikastın tetiklediği olaylar zinciri 1. Dünya Savaşı’nı başlatıyor.

 

Bosna, savaştan sonra kurulan Yugoslavya Krallığı’nın bir parçası oluyor. Ancak İkinci Dünya Savaşı başlayınca krallık Almanlar tarafından işgal ediliyor. Bu işgal esnasında Boşnaklar Yugoslav Partizanlarla birlikte muazzam bir direniş hareketi gösteriyorlar. Bu nedenle savaş sonrası kurulan sosyalist Yugoslavya’nın önemli bir bölümü haline geliyorlar. İkinci Dünya Savaşı’nda kaybedilen Boşnaklar'a adanmış bir anıt olan sonsuz Ateş Anıtı’da şehrin en işlek caddesi Ferhadiye’nin başında bulunuyor.

 

Yugoslavya döneminde Bosna ülkenin kültürel merkezlerinden biri oluyor. Üstelik şehir 1984’de düzenlenen Kış Olimpiyatları ile küresel bilinirliğini arttırıyor. Yugoslavya döneminde yapılan futuristik ve sosyalist tarzdaki binaları görmek için Ciglane semtine gidilebilir. Yugoslavya’nın efsanevi lideri Tito’nun ölümünden sonra ülke içerisinde farklı etnik gruplar homurdanmaya başlıyorlar. Bir süre sonra da ülkeyi oluşturan Sloven, Hırvat, Boşnak, Makedonlar bağımsızlık taleplerini seslendiriyorlar. Bu sürecin sonunda Yugoslavya’nın dağılmasını engellemek isteyen Sırplar ile kanlı bir savaşa giriyorlar. Tüm devlet gücünü elinde bulunduran Sırplar Saraybosna’yı 4 sene boyunca kuşatıyor.

 

Yakın tarihte yaşanmış en büyük katliamlarının görüldüğü savaş coğrafyanın tamamen dağılmasına neden oluyor. Aliya İzzetbegoviç önderliğinde kurulan yeni Bosna-Hersek yaşadığı ekonomik zorluklar ve karışık idari yapısından dolayı halen kalkınabilmiş değil. Savaşla dair şehrin hafızası  taze. Bir çok binanın üzerinde görülebilecek olan kurşun delikler gözden kaçacak gibi değil. Aynı zamanda savaşın bitmesinde çok önemli yeri olan Markale Pazarı halen kullanılmakta ve içerisinde çok sade bir anıt var. Diğer yandan yürürken kaldırımlarda denk gelebileceğiniz kırmızı lekeler ise Sarajevo Roses denilen bir projeye ait. Bu lekeler keskin nişancılar tarafından öldürülen insanların anısına yapılmış. Belki de savaşın manasızlığını en kuvvetli anlatan yer ise Vratnik Tepesi’ne çıkan yolda bulunan şehitlikler. Aliya İzzetbegoviç’in de sade mezarının bulunduğu şehitlikte çatışmalar esnasında bazı definler keskin nişancı korkusundan dolayı gece yapılmak zorunda kalınmış.

 

Saraybosna, Sarajevo, Sarayova veya Vrhbosna; bir günde 3 farklı tarihsel dönemde gezilebilecek bir şehir. Seçin, beğenin.

BLOGGER

Kerimcan Akduman
  • Instagram
  • Twitter
  • Facebook
ÇGK
ANSİKLOPEDİ
KEŞFET

#çokgezenlerkulübü
FOTOROMAN
KEŞFET